@ismailsaymaz

Yoksulluk göçük altında

Dolapdere, önceki gün 'alışılmış trajedilerinden' birini daha yaşadı. 'Onarımı ve yıkımına izin verilmeyen' ahşap iki bina çöktü, göçükte kalan altı kişi yaşamını yitirdi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi
EMRE BOZTEPE / Arşivi

İSTANBUL - Dolapdere, önceki gün 'alışılmış trajedilerinden' birini daha yaşadı. 'Onarımı ve yıkımına izin verilmeyen' ahşap iki bina çöktü, göçükte kalan altı kişi yaşamını yitirdi. Göçüğün meydana geldiği Kadın Çıkmazı Sokak'taki 13 binadan dördü de, gerekli önlemler alınmazsa aynı yazgıyı paylaşacak. Sokak sakinleri, şimdiden sığınacak ev arıyor.
Çukur Mahallesi'nin bayram hazırlıklarına başladığı akşam, saat 17.00'yi gösteriyordu ki, Yeniçeri Ağa ve Kadın Çıkmazı sokaklarındaki biri iki, diğeri dört katlı iki bina art arda çöktü. Yeniçeri Ağa Sokak'taki bina, kısa bir süre önce boşaltılmıştı. Ancak arka cepheleri bitişik olan Kadın Çıkmazı Sokak'taki 12 numaralı binanın sakinleri hâlâ binadaydı.
Ev, 74 yaşındaki Nimet Sert'e aitti. Sert, binanın giriş ve orta katlarını kiraya vermişti. Kiracıları, Pangaltı'nda konfeksiyon işçiliği yapan beş gençti; 18 yaşlarındaki Seyfettin Korkut, 21 yaşındaki Ahmet İdacı ile 22 yaşlarındaki Orhan Ödemiş, Mehmet Sait Gürbüz ve Gaffari Kaya... Gençler, memleketleri Adıyaman'dan üç ay önce çalışmak için İstanbul'a gelmiş ve binaya yerleşmişlerdi. Beşi de Adıyaman'ın merkez ilçesine bağlı Sarıharman
Köyü'ndendi. Sert ve beş genç, göcük altında kalarak, yaşamını yitirdi.
Nimet Sert'in çocuklarından Zekiye Kanalp, Beyoğlu Belediyesi'ni suçladı. Bir ay önce annesinin evinin önündeki boş arsanın bir kadın tarafından satın alındığını ve burada yaklaşık dört metre derinlikte temel kazısı yapıldığını belirten Kanalp, "Annemin evi ile hemen yanındaki Aya Konstantin Rum Kilisesi arasındaki destekleyici direkleri de yıkmışlar. Annem de belediyeye 'Binanın yıkılma tehlikesi var' diye müracaat etmiş. Ancak yetkililer, tehlike bulunmadığını ve evde oturabileceklerini söylemişler" diye konuştu.
Sokakta sabahladı
Kadın Çıkmazı Sokak dün, önceki günden devraldığı enkazla güne başladı. Yıkılan binanın yanı başındaki 10 numaralı binanın ikinci katında oturan 39 yaşındaki Güler Gölboy gece boyunca evine girememiş, sokakta sabahlamıştı. Aklı, evinde bıraktığı köpeklerindeydi. Hurdacılık ve kâğıtçılık yaptığı için sabahlamaya alışıktı. Üç yıl önce bu eve yerleşmişti. 110 milyonluk kirasını güçlükle ödüyordu. Gölboy kendisinin de aynı kaderi paylaşacağından korkuyor: "Bu evin yıkılacağı daha önceden belliydi. Korkuyorum ama kalacağım bundan başka bir ev de yok."
Hasan Renklihava, eşi Selma ve iki çocuğu, sekiz numaralı evin kiracısı. Renklihava, 1998'de ayakkabı boyacılığını bırakarak, kâğıtçılığa başlamış. Havalar soğuduğu için artık çıkamıyor. Renklihava'nın evi de, Gülboy'unkinden farksız. Evin acilen onarılması gerektiği halde, Hasan Renklihava 150 milyon liralık kirasını nasıl ödeyeceğini bile bilmiyor. Yine de umudunu yitirmiyor: "Allah'a sığınıyoruz. Doğrusunu o bilir..."
Göçükte oturuyor
Dört numaralı evin üst duvarları yıkılmış. Buna rağmen giriş katın pencereleri perdeli, sıkı sıkıya örtülmüş. Evin kiracısı 56 yaşındaki Suna Özmen'in altı yıldır yaşadığı evin tavanı çökmüş. Mutfağının yarısı açık tavanından, bu aralar taş değilse bile, kar tanecikleri düşüyor. Sadiya Çetin, kucağında bebeğiyle göçüğe bakıyor. Çetin, beş yıl önce evlenerek Mardin'den İstanbul'a gelmiş. Bir terzinin yanında çalışan eşinin birikimleriyle beş numaralı apartmanın üçüncü katını satın almışlar. 7 milyar lira ödedikleri evlerine, 5 milyara yakın masraf yaparak yaşanılır hale getirmişler. Çetin, bir bebeğine ve bir de göçüğe bakarak, yarı Kürtçe yarı Türkçe, 'kısa zamanda sokaktan ayrılmak istediğini' söylüyor.



Gürtuna: Koruma kurulları yıkıma izin vermiyor
Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, binaların yıkılma sebebini yağışlara ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun yıkım kararını vermemesine bağlayarak, "Buradaki binalarla ilgili daha önceden muhtelif seneler müracaat edilmiş. Koruma kurullarında bu konuyla ilgili karar çıkmadığı için işlem yapılamamış. Umarım bundan sonra seri şekilde bu kararlar çıkar ve gerekli müdahale yapılır" dedi. Beyoğlu Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise binaların mühürlendiğini kaydederek, "Fakat burada yaşayan insanların birçoğu, maddi durumları kötü olduğu için mührü söküp binalarda yaşamaya devam ediyor. Bunun devamı da gelecektir. Acilen bir çalışma başlatıp, buradaki insanların daha iyi koşullarda yaşamaları için çaba göstereceğiz" dedi.


'Bina çöktü' haberlerinin arkası kesilmiyor
Mart 2001: Fatih'te Teveki Cafer Mahallesi Uskumru Sokak'taki dört katlı ahşap bina çöktü. Ölen olmadı.
Eylül 2001: Unkapanı-Yenikapı metro hattının 35 metrelik bölümünde göçük oldu. Aksaray, Namık Kemal Caddesi Kasım Bostan Sokak'taki biri pansiyon üç bina çöktü. Enkaz altındaki 14 kişi kurtarılırken, dört kişi öldü.
Ocak 2002: Eminönü'nde Sarı Beyazıt Camii Sokak'taki mühürlenmiş üç katlı ahşap binanın iç kısmı çöktü. Binada yaşayan aileden anne ve iki kızı kurtarıldı, iki çocuk öldü.
Mayıs 2002: Beyoğlu Tarlabaşı Turan Caddesi Doğramacı Şakir Sokak üzerindeki beş katlı boş ahşap bina çöktü. Sokakta oyun oynayan bir çocuk öldü.
Aralık 2003: İstiklal Mahallesi Hacıhüsrev Caddesi Hilal Çıkmazı'ndaki iki katlı terk edilmiş bina çöktü.