Yol boyunca kıran kırana pazarlık yapıldı

Yol boyunca kıran kırana pazarlık yapıldı
Yol boyunca kıran kırana pazarlık yapıldı

Makulü aşan kitleye bir ara makülü aşan miktarda gaz atıldı. Öyle ki Güvenlik Şube Müdürü İlyas Burunak da gazdan nasibini aldı. Bu 1 Mayıs?ta gözaltı sayısı, geçen yılın beşte biri kadar oldu: 108 kişi. Pangaltı?dan 800 kişi olarak yola çıkan grup, önce müzakere yoluyla, sonra ?Onlar gelmezse biz de yürümeyiz? eylemiyle ara sokaklarda birikenleri arasına aldı ve Taksim?e vardı. fotoğrafLAR: ismail saymaz

Taksim'e giden yolları barikatla çeviren polis, 'makul sayı' için önce göz kararı eylemci seçip içeri aldı: 'Beşi gelsin...' Kıran kırana pazarlıklar sonucu 800 kişilik kortej Pangaltı-Taksim arasında kartopu gibi büyüdü

İSTANBUL - DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile Vali Muammer Güler arasında günler öncesinden başlayan fakat ‘makul’ çözüme bağlanamayan Taksim pazarlığı dün 1 Mayıs korteji boyunca da sürdü. Polis, DİSK’in adres gösterdiği Pangaltı’da, ‘makulü’ aşan eylemci olmaması için önlem aldı. Polisin uyguladığı ilk taktik şuydu: Şişli girişinde toplanan gruplardan göz kararı eylemci içeri alındı. Örneğin, İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, bir CHP’li grubu gösterip, “Beşini içeriye alın” dedi. Polis de beş ‘makul’ eylemciyi seçip aldı. ‘Makul’ bulunmayanlar kaldı.
Bu arada, DİSK Genel Merkezi’nde toplanan 800 kişilik grup, bayrak ve flamalarıyla Pangaltı’na yöneldi. Kitle, Vali’yi tatmin edecek ‘makuliyet’teydi.
Bu arada nasıl yaptılarsa, bariyer ve engelleri aşan gruplar Şişli’ye çıkan sokaklarda birikti. ‘Makul’ adımlarla ilerleyen ana gövdeye katılmak istiyorlardı. Ana caddeye çıkan her sokakta kalabalık vardı. KESK Başkanı Sami Evren, güvenlik şube amiriyle sürekli irtibattaydı: “Amirim zaten kalan küçük bir grup. Bunu da alalım. Bizim yöneticilerimiz, üyelerimiz...” Amir bazen telefonla komiseri arayıp “Katılsınlar” dedi. “Emekçiye değil, çetelere barikat” sloganı atan gruplar makul bulunmadı.
Ana gövde, bariyerin ardındaki, çoğu gençlerden oluşan topluluğu aralarında katabilmek için önce sloganlarla  tepki gösterdi sonra sık sık yürüyüşü kesip bekledi. Dakikalarca süren bu bekleyişler, DİSK’in taktiğiydi.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile KESK Genel Başkanı Sami Evren, Vali Güler’le yarım kalan pazarlığı polis şefleriyle sürdürdü. Muhatapları, Güvenlik Şube Müdürü İlyas Burunak’tı.
Burunak, kortejin beklememesini ve mitingin ‘makul’ sürede başlamasını istiyordu. Sendikacılarsa yan sokaklardaki bu gruplara izin verilmesi gerektiğini savunuyordu. İkna olan Burunak, telsizle komiserleri arayıp grupların korteje katılmasını sağladı. Kortej ilerledi. Ta ki bir diğer sokakta, bariyer arkasında korteje katılmak için slogan atanlarla karşılaşıncaya dek...  Gaz bombalarıyla gruplar dağıtıldı. ‘Makulün’ üzerindeki kitleye ‘makulün’ üzerinde gaz atıldı. Öyle ki, polis şefi Burunak bile maskeye rağmen gazdan etkilendi.

Kızıl bayrak

Pazarlıktan kim mi kârlı çıktı? İşçiler, kendilerince ‘makul sayının’ hayli altında toplanmışlardı. Polisler, bu bakımdan kazançlıydı. Fakat değil mi ki, 1 Mayıs’ta Taksim 30 Nisan’a kadar hayaldi. O halde, kazanan işçilerdi. Bu yüzden, sayıları değilse bile sevinçleri ‘makulü’ aştı. Taksim Anıtı’ndaki Atatürk heykelinin eline kızıl bayrak tutuşturmak, böyle bir sevincin şaşkınlığıydı.