Yöneticiliğin hakkını verdi

Bir günlüğüne Radikal'in genel yayın yönetmeni olan Orhan Pamuk'un performansı parmak ısırttı. Esprileriyle toplantı masasını şenlendiren Pamuk heyecanlıydı. Nobelli bir yazarla gazete yapan Radikalcilerin heyecanı da az değildi. Ismarladığı haberlerle servis şeflerini terleten, biten sayfaları tek tek kontrol eden Pamuk, zam taleplerini de ustaca savuşturarak görevinin hakkını verdi!
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Nobel ödüllü tek Türk yazar Orhan Pamuk, önceki gün Radikal sayfalarının başındaydı. Edebiyatçı yönüyle yazılar kaleme aldı, aydın duyarlılığıyla haberler seçti, başlıklar attı.
Nobelli Radikal dün okurlarla buluştu. Ama dünkü Radikal'in hazırlandığı cumartesi gününden, gazete sayfalarına yansımayanlar da vardı. Orhan Pamuk yazıişleri toplantılarını esprileriyle neşelendirdi, haberleri detaylı olarak inceledi, tevazusuyla herkesi etkiledi. Radikal çalışanları, Orhan Pamuk'la çalışmayı çok sevdi. Ama bazı çalışanların bir günlük genel yayın yönetmeninden zam talepleri sonuç vermedi.
'Ben heyecanlıyım, siz rahatsınız'
Radikal, önceki güne heyecanla başladı. Sabah gözler, asansörün önünü kapatan paravanların arasındaydı. Bir günlüğüne Radikal gazetesinin genel yayın yönetmeni olacak Orhan Pamuk bekleniyordu. Ünlü yazar gazeteye geldiğinde ekonomi, istihbarat, yaşam, dış haberler, kültür sanat servislerinin şefleri, haber merkezi ve yazıişleri sabah gündem toplantısı için hazırdı. Herkesle tanıştıktan sonra ısrarlar sonucu Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'ın koltuğuna oturmaya razı olan Pamuk, "Ben heyecanlıyım, siz rahatsınız tabii..." diyerek ilk hislerini paylaştı. Oysa yazıişleri toplantı masasındakiler de Nobel ödüllü yazarla çalışmanın heyecanını yaşıyordu.
Türkiye'nin her daim yoğun olan gündemi yazıişleri masasına yatırıldı. İlk söz yaşam servisinindi. Gündem maddelerinin çoğunluğu dünyada meydana gelen tuhaf olaylardı. Bu haberlerden biri olan 'ABD'de köpekler için geliştirilen obezite ilacı' konusunda yaptığı 'Köpeklerden görüş alalım' esprisi, Pamuk'la keyifli çalışmanın ilk işaretiydi.
'Kapsamlı haber olsun'
Söz küresel ısınmaya gelince, kapsamlı bir çevre haberi hazırlanmasını istedi. Türklerin kendisini çözümün dışında tutan bir bakış açısı geliştirdiğini anlatan Pamuk, "Hep 'başkaları yapıyor, biz ilgilenmiyoruz, bizim gücümüz yok' ruh hali var. Bu konuyla ilgili bir kutu yazabilirim" dedi.
Sıra kültür sanat servisinin gündemine geldi. Genel yayın yönetmeni sanatçı olunca, kültür sanat servisinin işinin zor olacağı aşikârdı. Gündem maddelerindeki rutin haberler, Pamuk için çekici değildi.
Ama kültür sanat editörü Cem Erciyes'in sağlam bir kozu vardı. John Berger'in Radikal'e özel söyleşisini anlattı. "Kullanmak ister misiniz?" diye sordu. Pamuk mütevazı gülümsemesiyle "İstemem" dedi. Cem'in gözlerinden 'Ben de yarın kullanırım' düşüncesi okunuyordu.
Toplantıya hazırlıklı gelmişti
Pamuk, Radikal'in genel yayın yönetmenliğine fikirleriyle gelmişti. Dün gazetenin manşetinde yer alan 'Doya doya yüzüne tükürsünler' haberini anlattı. Öneri büyük beğeni kazandı. Haber önerilerle genişlerken, yazıyı hazırlayacak Erciyes'in yüzünde endişe, diğer çalışanların yüzünde ise beğeni ifadesi vardı. Pamuk, genel yayın yönetmeni olduğu gazetede Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal ve Ahmet Kaya'nın kader ortaklığını ortaya koydu. Pamuk söylemedi ama belki de bu manşet, kendisinin yaşadıklarına verdiği yanıttı. Pamuk, "Sanatçıya saygılı olunması fikrini herkes söylüyor. Ama gerçek durumlar ortaya çıkınca ilkeler unutuluyor" dedi.
Pamuk ayrıca rutin haberlerde yer alan albüm ve kitap tanıtımlarının kullanılamamasının sanatçıları üzeceğini düşünecek incelikteydi. "İnsanlar o kadar albüm yaptı, 'Orhan Pamuk geldi, haberler gitti' olmasın" dedi. Oysa karşısında oturan yazıişleri her gün muhabirlerin gözbebeği haberleri kısaltır ya da 'çöpe' atardı. Ama bunu kimse itiraf edemedi. Orhan Pamuk'un 'Yarın kullanılabilir mi?' sorusuna gülümseyerek 'Evet' yanıtı verildi. Pamuk'un aklındaki diğer bir haber projesi ise Saddam'ın
idam görüntüleriyle ilgiliydi. Pamuk, Saddam'ın idam görüntülerinin bu kadar yoğun ilgiyle izlenmesinin ahlaki yönünü sorgulayan bir haber planlamıştı. Bu görüntülerin insanın içindeki karanlığa hitap eden bir yönünün olduğunu anlattı.
'Babasından' bir anı
Bu arada toplantı masasında bulunanlar, Orhan Pamuk'un Nobel konuşmasında anlattığı babasıyla ilgili bir anısını dinleme şansına da erişti: "Adnan Menderes asıldığında eve gazeteler geldi. Babam gazetelerin hepsinin birinci sayfalarını yırttı."
Orhan Pamuk'un ekonomi ve dış haberlere ilgisi ise azdı. Ekonomi müdürü Ruhi Sanyer'in elektrik üretiminde Türkiye'nin darboğaza sürüklendiği yönündeki haberine ilgi göstermedi. Sanyer, "Orhan bey, bu elektrik konusu iyi ama..." diyerek haberini gündemde tuttu. 'Kandil ışığında kitap yazmak başlıklı bir makale yazarsınız' önerisi de habere ilgi çekmeyi başaramadı.
Pamuk, istihbarat servisinin gündemindeki, 'Dilovası'nda fabrikaların, denetimin olmadığı gece saatlerinde zehirli gazları filtrelemeden saldığı'na ilişkin haberin büyütülmesini istedi. Ayrıca sayfalara girecek haberler arasına, rutin gündemde yer alan Haç çıkarma törenini de seçti. Haber merkezinin gündeminde yer alan Akbaş köpeğiyle ilgili habere önem veren Pamuk, "İlk sayfada neşeli bir haber olsun. Köpek fotoğrafının üzerine bir balon açalım, konuşsun" dedi. Ankara'nın gündemiyle ilgili Murat Yetkin'le görüştürüleceği söylenince "İşte bu durum çok ciddi" yorumunu yaptı.
'Tek yöneticilik deneyimim'
Sabah yapılan ilk gündem toplantısında Orhan Pamuk çoğu zaman neşeli, zaman zaman kaygılıydı. Önerilerini istemekte çok kibar olduğu gözlenen Pamuk, emir yetkisini sadece espri olarak kullandı. "Bu hayatımdaki tek, birkaç saatlik yöneticilik deneyimi, korkunç" dedi. Bazen de "Zevkli işmiş. Yeni haber yok mu?" diyerek gazeteciliğin heyecanına kapıldı. Normal günlerde sıkı tartışmalar yaşanan toplantı masasında "Özür dilerim lafınızı kestim" kibarlığıyla araya girişleri, iz bıraktı.
Pek çok haberi sipariş eden Orhan Pamuk'un önünde toplantıdan sonra gerçekler vardı. Sayfa planı getirildi. Sayfa sayısı kısıtlı, ilan boldu. Ama genel yayın yönetmeninin sayfa sayısını artırma inisiyatifi vardı. Aslında sabahtan itibaren Radikal'de, Pamuk'un genel yayın yönetmenliği inisiyatifinden faydalanma esprileri uçuşuyordu. Herkes yeni genel yayın yönetmeninden zam istemeyi konuşuyordu. Hızır Tüzel, Pamuk'tan zam istedi. "Bakarız" geçiştirmesi, Pamuk'un Yazıişleri Müdürü Erdal Güven'den taktik aldığının kanıtıydı.
Toplantının ardından Radikal, seçilen haberleri hazırlamanın telaşındaydı. Televizyon kanallarının kameraları Pamuk'un genel yayın yönetmenliğini haberleştirmek için gelmişti. Öğle toplantısında ise Orhan Pamuk ve yazıişleri, gazetenin ilk sayfasını yapmaya başladı. Manşet ve diğer haber başlıklarıyla boyutlarına karar verildi. Genel yayın yönetmeni Pamuk, gazete manşetinin 'Doya doya yüzüne tükürsünler' olmasına karar verdi.
Sayfalar netleştiğinde 'Zaman doluyor, yazılarımı yazmadım' paniğini yaşıyordu. Kendi yazılarını yazmak için İsmet Berkan'ın odasına çekildiğinde kitaplarını yazdığı gibi elinde kalem, önünde kâğıtlar vardı. Gazetenin başyazısını, hızla bitirdi. 'Kara Kitap' romanının kahramanı Celal Salik'in 25 yıl önce yazdığı, köşe yazısını kaleme aldı. Akbaş köpeğini ilk sayfadan konuşturdu. Altbaşlıklara, spotlara karar verdi. Sayfa çıkışlarını kontrol etti. Resim altları, spotlarla tek tek ilgilenirken, "Detaylarla uğraşmak daha keyifliymiş" dedi.
'Yazıya yer yok, ilan gelmiş'
Nobel ödüllü yazar, pek çok özelliğini gazete sayfalarına taşımıştı. Başyazısında 'Hoşunuza gitmeyen yazılar, sayfalar benim, iyiler her zamanki Radikal çalışanlarının' mütevazılığı vardı, köşe yazarı Celal Salik'in 25 yıl önce yazılmış yazısında ise 'Yazı için yer yok, ilan gelmiş' mizahı.
Sayfalar bittiğinde Pamuk, birinci sayfa çıkışlarını Radikal çalışanları için imzaladı. Bilgisayar ekranındaki birinci sayfanın önünde toplu fotoğraf çektirildi. Pamuk, genel yayın yönetmenliğini, "Çok keyifli ama çok zor" diyerek yorumladı. Radikal'den ayrılırken "Sizinle çalışmaktan çok mutlu oldum" diyerek vedalaştı. Radikal de Orhan Pamuk'la çalışmaktan çok mutluydu.

Orhan Pamuk, toplantıda İsmet Berkan'ın koltuğuna oturmaya zor razı oldu (üstte) ancak zaman ilerleyip sayfalar bilgisayarlarda netleştikçe işe iyice ısınmıştı. 'Kendi elinden çıkan' birinci sayfayı Yazıişleri Müdürü Erdal Güven'le gözden geçirdi (ikinci fotoğraf).
FOTOĞRAFLAR: TİMUR SOYKAN