Yüksek yargıda tansiyon yükseldi

DGM'nin yargıya rüşvet soruşturmasının kazandığı boyut yüksek yargıda tansiyonu yükseltti.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - DGM'nin yargıya rüşvet soruşturmasının kazandığı boyut yüksek yargıda tansiyonu yükseltti. Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, "Olayların yargıyı kuşatırcasına gündeme getirilmesi büyük tehlikedir" derken, Danıştay Başkanı Nuri Alan da, "Bu olgu daha önceki 'yargıya güvensizlik' açıklamalarıyla birleştiği takdirde amacı konusunda soru işaretleri doğuyor" diye konuştu.
Yargıtay Başkanı Özkaya, sorulara şu yanıtları verdi:
Yargıya baskı olmasın: Yargıda eğer mesleki kurallara riayet etmeyenler varsa biz temizleriz. Ama şimdi bu gibi olayların, yargıyı kuşatıp baskı altına alırcasına gündeme taşınması fevkalade yanlış ve tehlikeli. Yargı topyekûn töhmet altında bırakan, rencide
edecek tutum içine girilmemeli.
Ya derhal yanıt, ya aklanma: Yıllarını yargıya vermiş arkadaşlarım, fevkalade üzgün, müteessirler. 250 kadar üye hepsi geldi, 'Ne oluyoruz' diye. 'Dayanışmaydı, arkadaşımı koruyayım' bizde yok. Arkadaşların hepsi, işler bir an önce meydana çıksın istiyor. DGM'den henüz bilgi gelmedi.
Soruşturma gizliliğine uyulsun: Soruşturmanın gizli olması ayrıca da hukuk kurallarına uygun olması lazım. Sayın Adalet Bakanı ile o savcının birlikte hareketleri konusunda bazı arkadaşlarımdan serzenişler geldi.
AKP'nin mesajıyla ilgiliyse: Olayın bir partiden gelen 'yargıya güvenmiyoruz' mesajıyla ilgisi varsa o daha vahimdir. Arkadaşlarımızda bir hayli tedirginlik var.
Danıştay Başkanı Nuri Alan, da konuyla ilgili şu çıkışı yaptı:
"Bazı yayınlarda Danıştay'a yönelik de açık veya dolaylı ifadeler bulunuyor. Henüz inceleme bitmeden, deliller açık seçik ortaya konmadan, yargının tümüne yapılan suçlama, önce yargıyı yıpratmak, daha sonra da yargıyla ilgili yapılacağı söylenen Anayasa değişikliklerine zemin hazırlama amacına yönelik gibi gözüküyor. Adalet Bakanı'nın konuya ilişkin ayrıntılı bilgisi varsa, yapması gereken incelemenin ne dereceye kadar yargı kurumları yönünden genelleşebileceğini açıklaması, ilgisi bulunmayan insan ve kurumların zan altında kalmasını önlemesidir. Bu olgu daha önceki 'yargıya güvensizlik' açıklamalarıyla birleştiği takdirde amacı konusunda soru işaretleri doğuyor."