Zafer Üskül, Zere'yi ziyaret etti: : Gerçekler farklı yansıtılıyor

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AKP Mersin Milletvekili Zafer Üskül, kanser hastası hükümlü Güler Zere'yi tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti



Doktorlardan hastayla ilgili bilgi alan ve koğuş koşullarını değerlendiren Üskül, Zere'nin kötü koşullarda kaldığını iddia edenlerin gerçekleri farklı biçimde yansıttığını öne sürdü.
Zafer Üskül, DHKP-C davasından 34 yıla hükümlü olan, 14 yıldır cezaevinde yatan, geçen şubat ayından bu yana, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi mahkum koğuşunda ağız içi kanseri hastalığı nedeniyle tedavisi süren Güler Zere'yi ziyaret etti. Bu sabah Başsavcı vekili Reşit Özcan ile birlikte hastaneye giden Üskül, önce mahkum koğuşlarını gezdi. Üskül'ün gezisi sırasında, Başhekim Prof. Dr. Behnan Alper de yanlarına geldi.

‘BODRUM DEĞİL ZEMİN KAT’
Zafer Üskül, Zere'nin yanı sıra, farklı hastalıklar nedeniyle aynı hastanenin mahkum koğuşlarında bulunan 4 erkek mahkumu da ziyaret etti. Ziyaretinin ardından gazetecilere açıklama yapıp, soruları cevaplandıran Zafer Üskül şunları söyledi:
“Gerçeklerin farklı bir biçimde yansıtılmasının hiç kimseye bir yararın olmayacağını düşünüyorum. Zere'ye destek vermek isteyen bir grubun bazı iddiaları var. Öncelikle Zere'nin bodrum katta kaldığını iddia ediyorlar. Zere'nin de kaldığı mahkum koğuşu bodrum katta değildir. Zemin kattadır ve aynı katta yanık ünitesi, özel hasta muayenehaneleri bulunmaktadır. Zemin katta yoğun bir insan trafiği vardır. Bu insanların hiçbiri mahkum değildir. Siz zemin katta kalan bir hasta için ‘Bodrum katta kalıyor’ derseniz ondan sonra söyleyecekleriniz konusunda inandırıcı olmanız zorlaşır. Ayrıca normal hastalara yapılan tüm işlemler Zere ve diğer mahkumlar için de yapılmaktadır. Her gün çarşafları değiştiriliyor ve odaları temizleniyor. Eğer hastane görevlisinin bir ihmali olursa hastane yönetimi gerekli uygulamayı yapacaktır. Zere’nin odası kamera ile izlemektedir, bu kayıtların örnekleri herhangi bir haksızlığı tespit etmek için kullanılıyor. Kameranın varlığı tutuklu için yararlı ve haksız yere itham edilen kamu görevlileri için bir güvencedir.”
Güler Zere için refakatçileri açısından Türkiye'de bir ilke imza atıldığını da vurgulayan Üskül, akraba olan refakatçilerin her 4 günde bir değiştiğini ve sürekli mahkumun yanında kalma hakkı verildiğini söyledi. Bunun iyi niyet göstergesi olduğunu anlatan Üskül, “Refakatçinin sürekli yanında kalması büyük bir iyi niyet göstergesidir. Aslında refakatçi dışarıda kalır ve yalnızca ihtiyaç zamanında içeri girer. Oysa, burada Zere’nin yanında 24 saat kalmasına izin veriliyor. Bu Türkiye’de bir ilk uygulamadır ve doğru bir uygulamadır. Bütün bunlar ortadayken basında aslı olmayan yanlış bazı bilgileri yayarak kamuoyu oluşturmaya çalışmanın doğru olmadığını ve bunun kimseye yararı olmadığını düşünüyorum. Zere’nin 4 günde bir refakatçisi değişiyor, bu sayede tüm yakınlarını görebiliyor. Bütün bu esneklikler gösterilmişken bu haksız iddialarda bulunulması doğru değil” dedi.

DURUMU DAHA KÖTÜ OLAN HASTALAR VAR
Hastanenin erkek koğuşunda kalan beyin tümörü bulunan mahkum 45 yaşındaki Eyüp Çoşkun'un durumunun Güler Zere’den daha ağır olduğunu öğrendiğini anlatan Üskül, “Benim için bütün tutuklular eşittir. Suçu ne olursa olsun. Doktorlardan aldığım bilgiye göre Zere'nin tedavisiyle ilgili gerekenler yapılmaktadır. Kendisinin şubat ayından beri hastanede doktorların gözetimi altında olması tedavinin yapılması açısından uygun koşullar yaratıyor. Aksi takdirde her gün dışarıya çıkıp buraya ışın tedavisi alması gerekirdi. Burada da yatıyor olması tedaviyi kolaylaştırıyor. Güler Zere olayı, basında çok gündeme getirildi ama aynı hastanede hemen karşı koğuşta ondan çok daha kötü durumda bir hasta yatıyor. Adı Eyüp Coşkun 45 yaşında bir erkek, beyin tümörü var. Ameliyat edilemiyor. Işın tedavisi ve kemoterapi yapılıyor. Kendisi tam bilinçli değil. Dolayısıyla belki onun durumu öbüründen çok daha ağır. Onun infazının ertelenmesi çok daha acil sayılabilir. Ama onun yakınlarının böyle bir talebinin olmadığını saptadım. Belki de yakınları hastanede tedavi görmesinin çok daha uygun olacağını düşündükleri için ne infazın ertelenmesi ne de Cumhurbaşkanı tarafından af edilmesi talebinde bulunmamışlar” diye konuştu.
Konuyla ilgili Adli Tıp Genel Kurulu’na hasta yakınlarını başvurduğunu ve infazın ertelenmesini talep ettiğini belirten Üskül, konuyla ilgili kararın görüşülme aşamasında olduğunu kaydetti. Bazı kişilerin Güler Zere için “Cezaevinde ölmesin” dediğini belirten Üskül, şöyle dedi:
“Ben ‘hiçbir yerde ölmesin’ diyorum. Acil şifalar diliyorum. Işın tedavisi bitene kadar burada kalacak. Bu tedavi 10 gün önce başladı ve devam edecek. Gıda verilmediğini iddia edenler oldu. Besinleri sağlık durumuna göre veriliyor. Durumu elverdiği ölçüde dışarıdan talebi de karşılanıyor. Dün sütlaç istemiş ve getirilmiş. Gıda verilmiyor iddiası komik ve kötü niyetli bir iddia. Beslenmese belli olur. Doktorlar buna göz yumar mı? Bu iddiaları gereksiz ve hastaya zarar verici iddialar olarak değerlendiriyorum.”
Üskül'ün hastaneyi ziyareti sırasında, güvenlik görevlileri kamera çekimine izin vermedi. Sadece fotoğraf için izin verilirken, kamera çekimi, sadece başhekimlikteki röportaj ve açıklama sırasında yapılabildi.