Zana: Kriterler özde uygulanmalı

Leyla Zana, Avrupa Parlamentosu'nda yarı Türkçe yarı Kürtçe konuştu: "Kürt sorunu Türkiye'nin bütünlüğü içinde çözülmeli. Kopenhag Kriterleri sözde değil özde uygulanmalı."
Haber: GÜVEN ÖZALP / Arşivi

BRÜKSEL - Avrupa Parlamentosu (AP) yıllardır Türkiye aleyhine eleştiri unsuru olarak kullandığı Leyla Zana'yı dün genel kurul oturumunda ağırladı. Zana'nın konuşmasının yarısını Kürtçe yapmasıyla AP tarihinde bir ilk gerçekleşti.
Zana, AP Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Brüksel'e "Kürtler sorunun Türkiye'nin coğrafi bütünlüğü içinde barışçıl çözümünde kararlıdır" diye seslendi. Türkiye'de büyük değişimler yaşandığına dikkat çeken Leyla Zana, Kopenhag Kriterleri'nin sözde değil özde uygulanması gerektiğini söyledi.
Konuşmasına Türkçe başlayan ve Kürtçe olarak tamamlayan Zana, şu ifadeleri kullandı: "Bugün konuşmama kardeş dil Türkçeyle başladım. Anadilim Kürtçeyle tamamlamak istiyorum. Amacım halkların, dillerin ve kültürlerin kardeşliğine bir kez daha vurgu yapmaktır."
Tören yapılmadı
Zana, 1995 yılında Sakharov Ödülü'ne layık görülmüştü, ancak kendisi cezaevinde olduğu için ödülü kocası Mehdi Zana tarafından alınmıştı. Ödülü daha önceden aldığı için Brüksel'de kendisine yine ödül töreni düzenlenmedi.
Dokuz yıl sonra AP'ye ayak basan Zana ise Sakharov Ödülü'nü sadece kendisine değil aynı zamanda Türkiye'ye de verilmiş olduğunu belirtti. Zana, "Hangi gerekçeyle olursa olsun şiddete ve savaşa artık dur demeliyiz. Şiddet artık miadını doldurdu. Çağımızın çözüm dili ve yöntemi diyalog, uzlaşı ve barıştır" diye konuştu.
Sözlerini, "Çağrım ülkemedir, Türkiye'yedir" diye sürdüren Zana, Türk hükümetinin Kürt sorununun 'adını koyması' ve gündemine alması gerektiğini vurguladı: "Kürtler, sorunun Türkiye'nin coğrafi bütünlüğü içinde barışçıl çözümünde kararlıdır. Cumhuriyet'in kurucu asli unsurudurlar. Türkiye Cumhuriyeti'ni sembolize eden tüm değerlere saygılıdır."
Türkiye'de demokrasi yolunda önemli adımlar atıldığını belirten Zana, ancak uygulamanın halen 'makyaj' görünümünde olduğunun altını çizerek, "Kopenhag Kriterleri sözde değil özde uygulanmalı" dedi. Zana'nın bu ifadeleri AP üyelerinden büyük alkış aldı.
'Pazarlıkta yokuz'
Bu aşamadan sonra konuşmasına Kürtçe olarak devam eden Zana, AB'ye de çağrıda bulunarak, Kürtlerin uluslararası ilişkilerde pazarlık konusu yapılmamasını istedi ve "Unutulmamalı ki Kürt sorununu çözmüş AB üyesi bir Türkiye, Batı uygarlığını Mezopotamya'nın zengin kültürel birikimiyle buluşturur. Bu nedenle Türkiye'yle üyelik müzakerelerine hemen başlanmalıdır" dedi.
'Lokal işkence var'
Kürtlerin çoğunluğun üyesi olarak tanımlanarak güvenceye alınmalarını isteyen Leyla Zana, Türkiye'de sistematik işkence olmadığını ve sadece bazı lokal uygulamalar bulunduğu yönündeki görüşlerini de yineledi. Zana, Türkiye'de toplumun çok iyi bilinçlendiğini ve işkence gibi olaylara karşı artık büyük duyarlılık gösterdiğini söyleyerek, "Burada iktidar ötesi bir durum var" diye konuştu.



Ve Kürtçe ilk kez Avrupa Parlamentosu'nda
Kürtçe 20 dile çevrildi: Leyla Zana'yla Kürtçe ilk kez Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda kullanılmış oldu. AP Başkanı Josep Borrell de Zana'ya jest olarak Kürtçe olarak, "Aramızda bulunmanız bizim için onurdur" dedi. Borrell, Zana'nın konuşması sonrasında da "Madem Türkiye benim ülkem dediniz, ben de size Türkçe bir şeyler söyleyeyim" dedi ve Türkçe "Konuşmanız için içten teşekkürler" dedi. Zana da konuşmasının başında Katalan Borrell'e Katalanca ve İspanyolca teşekkür etti.
Zana'nın konuşması bu dilin 20 resmi AB diline çevrilmesi sonucunu doğurdu. Zana'nın tercümanı öncelikle Kürtçeyi İngilizceye çevirdi, AB tercümanları İngilizceden diğer dillere çeviri yaptılar.
Üst düzey protokol: Zana'ya AP'de temaslara başladığı andan itibaren üst düzey protokol uygulandı. Zana, tüm siyasi grup liderleriyle görüştü, konuşmasını ise 732 üyeli Avrupa Parlamentosu'nun üyelerinin tamamına yakını dinledi. Üyeler Zana'yı alkışlarla karşıladı ve aynı şekilde uğurladı.
'Turkish Delegation': Basın toplantısı düzenlenen salonda, Zana'yla birlikte gelen heyetin oturacağı kesime 'Türk Delegasyonu' ifadesi yer alan kâğıtlar konuldu. Sonra bu kâğıtlar görevlilerce toplandı.
Arada kaldı: Leyla Zana'nın özellikle basın karşısında rahatsız olduğu ve sorulardan çok hoşlanmadığı dikkat çekti. Kürt medya organları çalışanlarının provokatif sorularına Zana, oldukça objektif cevaplar verdi. Zana'nın bu tutumu ve basın toplantısında Kürtçe yerine Türkçe konuşması bu basın mensupları arasında rahatsızlık yarattı. Zana'nın Türkiye aleyhine konuşmamak için özel bir çaba sarfettiği gözlemlendi.