Zapatero: 21. yüzyıl barış ve hoşgörü yüzyılı olabilir

Zapatero: 21. yüzyıl barış ve hoşgörü yüzyılı olabilir
Zapatero: 21. yüzyıl barış ve hoşgörü yüzyılı olabilir

Medeniyetler İttifakı?nın iki eşbaşkanı Erdoğan (solda) ve Zapatero, Çırağan?da gerçekleştirilen forumun açılış konuşmalarını yaptı. FOTOĞRAF: METİN PALA / AA

Medeniyetler İttifakı Eşbaşkanı ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, “Birlikte çalışıldığı takdirde farklı bir 21. yüzyıl yaratmak ve yaşama imkânına sahibiz. Bu yüzyıl barış, birlikte yaşama ve hoşgörü yüzyılı olabilir” dedi.
Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu’nun açılış oturumunda konuşan Zapatero, Medeniyetler İttifakı projesinin amacının diyalog çabalarını geliştirmek, sahip oldukları karşılıklı saygı, hoşgörü, dini ve kültürel çeşitliliği pekiştirmek olduğunu söyledi. Zapatero, şöyle devam etti:
“Birkaç yıl içinde Medeniyetler İttifakı yavaş yavaş ortak paylaşılan bir hoşgörü ve saygı mekanı olmaya başlamıştır. Barışçıl bir birlikte yaşamayı hedefliyoruz. Her dine saygı, diğer dine saygılı olan her inanç ve her kültürün yeri vardır burada. Eğer işler doğru yapılacak olursa, birlikte çalışıldığı, hareket edildiği takdirde farklı bir 21. yüzyıl yaratmak ve yaşama imkânına sahibiz. Bu yüzyıl barış, birlikte yaşama ve hoşgörü yüzyılı olabilir.”
Kolektif savunma açısından en önemli örgüt olan NATO ile ilgili de çok önemli kararlar aldıklarını belirten Zapatero,  şöyle devam etti: “ 21. yüzyıla kendini uyumlayan bir NATO yaratmak gerekir. Ve NATO’nun askeri olduğu kadar siyasi örgüt olması da hedeflenmektedir, yani dost ve partner kazanan bir örgüt olması vurgulanmaktadır. Rasmussen’in mükemmel bir NATO Genel Sekreteri olacağına inanıyorum. Sayın Rasmussen siz Medeniyetler İttifakı’na güvenebilirsiniz.”

‘İttifak küresel bir çöpçatan’

Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi, eski Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio’ysa açılış oturumundaki konuşmasında  şu mesajları verdi: “Umuyoruz ki bu ikinci ittifak forumu rolünü küresel bir çöpçatan olarak vurgulama fırsatını bulacaktır. Tüm toplumların bir aidiyet hissine ihtiyacı vardır. Aciliyete ihtiyacımız var, çünkü siyasi çatışma, doğru kanallardan halledilmediği takdirde toplumlar arasında bir fay hattı oluşturacak ve Müslüman toplumlarla Batı toplumları arasında bir ayrışmaya yol açabilecektir. Medeniyetler İttifakı, yeni bir BM  aracı olarak en geniş anlamıyla barışı oluşturmakta...”

Erdoğan: Medeniyetler ittifakı zor ama mümkün
 Medeniyetler İttifakı Eş Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Medeniyetlerin çatışmasını kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya atanlara; ‘Hayır, medeniyetler ittifakı mümkündür’ dedik. Ne kadar zor bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz” dedi. Erdoğan Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu’nun açılış oturumunda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Hoşgörünün yurdu: Toplantının yapıldığı salondan çıkıldığında, çok yakın semtlerde üç semavi dinin, İslam, Hıristiyanlık ve Museviliğin binlerce yaşındaki ibadet mekanları bir arada görülebilir. Sultanahmet Camii, Neve Şalom Sinagogu ve Aya İrini Kilisesi birbirine saygı ve hoşgörü içinde yüzyıllar boyunca bir ve beraber yaşadı. Ortodoks ve Katolik kilisesinin sırt sırta yükseldiği tek şehir Mardin. Dünyanın ilk kilisesi St. Pierre Hatay şehrinde camilerin ve havraların arasında varlığını koruyor.
Gönülden inandık: Biz, İspanya ve Türkiye Hıristiyan dünyasının İslam dünyasını, İslam dünyasının Musevileri, Batı’nın Doğu’yu, Doğunun da Batı’yı anlayabileceğine, kavrayabileceğine, hoşgörüyle yaklaşabileceğine gönülden inandık. Medeniyetlerin çatışmasını kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya atanlara; ‘Hayır, medeniyetler ittifakı mümkündür’ dedik. Ne kadar zor bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz.
Mevlana’yla bitirdi: Dini ve kültürel farklılıklara dayalı, çatışma ve kutuplaşma temasıyla girdiğimiz bu yüzyılı tarih sayfalarına barış, uyum ve hoşgörü çağı olarak geçirebilme imkânımız fazlasıyla mümkündür.  ‘Gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.’