Zeytin kardeşliği

Türkiye, 100 milyon zeytin ağacı olan, yılda yaklaşık 80 bin ton zeytinyağı üreten bir ülke. Akdeniz'de zeytinyağı üreticisi beş ülkeden biri aynı zamanda. Bu yüzden de zeytinyağı üretimi sırasında ortaya çıkan, ve 'karasu' diye adlandırılan zeytinyağı atık sularının arıtılması ciddi bir sorun.
Haber: ŞULE ÇİZMECİ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye, 100 milyon zeytin ağacı olan, yılda yaklaşık 80 bin ton zeytinyağı üreten bir ülke. Akdeniz'de zeytinyağı üreticisi beş ülkeden biri aynı zamanda. Bu yüzden de zeytinyağı üretimi sırasında ortaya çıkan, ve 'karasu' diye adlandırılan zeytinyağı atık sularının arıtılması ciddi bir sorun. Çünkü karasuyu arıtmak hayli masraflı bir teknolojiyi gerektiriyor. Ege kıyılarında zeytinyağı üreten tesislerin çok azında arıtma tesisi bulunmasına karşın, bunların da çoğunlukla bu tesisleri yüksek maliyetleri nedeniyle çalıştırmadığı biliniyor. Küçük işletmelerin toksik maddeler içeren karasuyu toprağa, içme suyuna, derelere oradan da denize karışarak büyük bir çevresel kirlilik kaynağı haline geliyor. Türkiye, bu sorunla baş edebilmek için daha kolay ve ucuz yöntemler arayışında.
Son zamanlarda zeytinyağı üreticileri açısından sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Karasuyu kolay ve ucuz yoldan arıtacak 'arazi arıtma yöntemi'ni keşfeden ve bunu uygulayan İtalya ve İspanya'nın ardından şimdi de Türkiye ve Yunanistan'da da denemelere başlandı. Amaç, bu yeni yöntemin her iki ülkenin iklim koşullarına ve toprak yapısına uyum sağlayıp sağlamadığını saptamak.
Çalışma İstanbul ve Girit'te yürütülüyor
Türkiye ile Yunanistan, karasu temizlemek için el ele verdi. TÜBİTAK ve GSRT (Yunanistan Teknoloji ve Araştırma Genel Sekreterliği) tarafından desteklenen 'Arazi Metodu Kullanılarak Zeytinyağı Atık Sularının Arıtımı ve Yönetimi' başlıklı proje, Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü ve Girit Adası'nda bulunan Yunanistan Ulusal Tarımsal Araştırma Vakfı (NAGREF) tarafından ortaklaşa yürütülüyor. Proje, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Turgut T. Onay başkanlığında bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor.
Onay, bu konuda işbirliği teklifinin Yunanistan'dan geldiğini belirterek, "Girit'te büyük arazi üzerinde deneme yapılıyor. Arazinin bir bölümüne yonca, bir bölümüne kamış dikilmiş. Seyreltilmiş karasu bu bitkilere veriliyor. Bizden de laboratuvar üzerinde deneme yapmamızı istediler" diyor.
Arazi arıtma yöntemi neden gerekli? Onay şöyle yanıtlıyor: "Türkiye dışında Akdeniz'e komşu olan diğer ülkelerde de karasu, yıllardır denize açık alanlara ve kanalizasyona verildi ve önemli sorunlarla karşılaşıldı. Bu çevre sorunlarının çözülmesine yönelik arayışlarsa artarak devam etti, alternatif arıtım metotları üzerinde duruldu. Zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı yerlerde 'karasu' olarak da bilinen 'zeytinyağı atık suları'nın çevreye olan etkileri diğer atık su tiplerinden daha farklı ve daha fazla. Karasuyun içermiş olduğu yüksek miktarda yağ miktarı, yüksek organik madde ve keskin koku ve toksik özelliği olan fenolik bileşenler ile su ortamlarında yüzeyde 'film tabakası' oluşturması nedeniyle sucul bitkilerin ve diğer canlıların ölmesini hızlandırdığı için arıtılması gerekiyor."
Kimyasal ve fiziksel arıtım yöntemleriyle karasu arıtma tesisi için ilk yatırım ve arıtım işletme masrafının yüksek olmasından dolayı ekonomik olmadığına değinen Doç. Dr. Onay, "Bu yüzden alternatif arıtım metotları arayışına gidildi. Arazi arıtım metodu bu arayışların sonucunda alternatif bir metot olarak incelenmeye başlandı" diyor.
Peki arazi arıtım yöntemimin özelliği ne? Onay, Boğaziçi Üniversitesi'nin bahçesindeki deneme ala-nında bilgi veriyor: "Bu metot kısaca hiç-bir kimyasal madde kullanılmadan bitkiler yardımıyla atık suyun arıtılma işlemidir. Boğaziçi Üni-versitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü'nde hazırlanan deney düzeneğinde yonca ve kamış bitkileri hazırlanmış olan reaktörlere ekildi. Ekilen bu bit- kilere zeytinyağı atık suyu belirli oranlarda 'sulama suyu' olarak verildi. Yapılan laboratuvar analizleriyle atık suyun giderimi araştırıldı. Şimdilik yonca ekime elverişli görünüyor."
Deney aşaması sürerken bir yandan da üreticilerle anket çalışması yapılıyor. Türkiye'de zeytinyağı üreticilerine zeytin üretimi ve arıtması sırasında ne gibi zorluklar yaşadıkları soruluyor ve ucuz ve kolay bir yönteme yaklaşımları belirleniyor. Araştırma sonuçları birkaç ay içinde Türk ve Yunanlı bilim adamlarınca tartışılacak. Sonraki aşama ise bu ekonomik yöntemin hayata geçirilmesi.