Zinada inisiyatif Meclis'in

Zina tartışmalarında her iki tarafın da 'referans' olarak atıfta bulunduğu Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri arasında, 'Zina suç olmasın' görüşü bulunmuyor.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Zina tartışmalarında her iki tarafın da 'referans' olarak atıfta bulunduğu Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri arasında, 'Zina suç olmasın' görüşü bulunmuyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de katıldığı o dönemki gerekçede yalnızca "İsterse yasama organı bu fiili suç olmaktan çıkarabilir, gerçekleşmesini belli koşullara bağlayabilir" temennisi yer alıyor.
Türk Ceza Kanunu'nun kadının zinasını düzenleyen 440. maddesi "Zina eden karı hakkında 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiile ortak olan kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur" düzenlemesini içeriyordu. TCK'nın kocanın zinasını düzenleyen 441. madde ise şöyleydi: "Karısı ile birlikte ikamet etmekte olduğu evde yahut herkesçe bilinecek surette başka bir yerde karı-koca gibi geçinmek için başkası ile evli olmayan bir kadını tutmakta olan koca hakkında 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezasına hükmolunur. Erkeğin evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kadın hakkında da aynı ceza verilir."
Yıllarca süren tartışmalar aynı suçun kadın ve koca yönünden farklı kriterlere göre düzenlenmesinden kaynaklandı. Cezalandırmada kadın ve erkek yönünden oluşan eşitsizliğe de yargıçlardan yoğun itirazlar geldi.
1968'den beri tartışılıyor
Ceza Kanunu'ndaki zina suçu, yoğun olarak son sekiz yıldır tartışılmakla birlikte yargının gündemine ilk kez 1968 yılında geldi.
O dönem zina maddeleri arasında eşitsizlik bulunduğu öne sürüldü. Ancak Anayasa Mahkemesi o tarihte bu iptal istemini reddetti.
İlk özgürlük erkeğe
Anayasa Mahkemesi, ilk olarak kocanın zinasına ilişkin 441. maddeyi tartıştı ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu itirazını yerinde görerek 23 Eylül 1996'da maddeyi iptal etti. Mahkeme yasal boşluk olmaması için yürürlük için bir yıl süre verdi, süre 27 Aralık 1997'de dolmuş, ancak yeni düzenleme yapılmayınca, zina, erkekler için suç olmaktan çıktı.
Uluslararası dayanak
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nin 'Hak ve özgürlüklerde cinsiyet ayrımcılığı yapılamayacağını' belirleyen maddelere atıf yapan Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı şu gerekçelere dayanıyordu: "Yasa koyucu uygun gördüğü bu düzenlemesiyle kadın yönünden basit zinayı, koca yönünden ise belli bir biçimde ortaya çıkan eylemi zina suçu saymaktadır. Kocanın eyleminin zina suçu sayılabilmesi için kadının zinasında aranmayan kimi koşul ve öğelerin aranması, karı karşısında kocaya yasal üstünlük tanınması anlamına gelir.
Sadakat karşılıklı
Evlilik birliği içinde kocaya bu tür üstünlük tanımak için haklı bir neden yoktur. Çünkü, karşılıklı sadakat yükümlülüğü bakımından karı ile koca arasında fark bulunmamaktadır. Bunun için kocanın basit zinasının cezalandırılmaması, ona kadına karşı çağdaş anlayışa uymayan bir ayrıcalık tanınmasına yol açarak cinsiyet ayrımını reddeden kadın-erkek eşitliğini bozar."
'TBMM isterse suç olmaz'
Anayasa Mahkemesi, iptal kararına rağmen zinanın suç olup olmaması gerektiği tartışmasına ise girmedi, yalnızca, bu konuda cılız şekilde şu tememnide bulundu: "Yasa koyucu kuşkusuz, toplumsal gelişme ve özellikleri göz önünde bulundurmak suretiyle zina eylemini suç olmaktan çıkarabileceği gibi onun gerçekleşmesini belli koşullara da bağlayabilir. Ancak, bunu yaparken evlilik birliğinin tarafları olarak aynı konumda bulunan karı ve koca arasında ayrım yaratacak bir düzenlemeyi gerçekleştiremez."
Bu iptalle kocanın zinası suç olmaktan çıkarken kadınların zina suçundan cezalandırılmasına devam edilince bu kez, kadın kuruluşları ayağa kalktı, bazı mahkemeler bu maddenin de iptali için harekete geçti.
Anayasa Mahkemesi de 23 Haziran 1998 tarihinde aldığı kararla bu kez Türk Ceza Kanunu'nun kadının zinasına ilişkin 440. maddesini şu gerekçeyle iptal etti:
Kadın ayrımcılığına son
"Kocanın zinasını suç sayan 441. maddenin Anayasa Mahkemesii'nce iptal edilmesiyle, kocanın zinası suç olmaktan çıkmıştır. Evlilik birliğinin tarafları olarak karı ile aynı hukuksal konumda olması gereken koca için zinanın suç olmaktan çıkmasına karşın, karı için suç sayılmaya devam etmesi Anayasa'nın 10. maddesindeki 'eşitlik' ilkesine aykırıdır."
Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi üyesi olduğu dönemde, zinayı hem erkekler, hem kadınlar yönünden suç olmaktan çıkaran her iki iptal kararına da katıldı.