1. Uluslararası Osmanlı'nın 1. Hakimiyet Döneminde Yemen Sempozyumu

1. Uluslararası Osmanlı'nın 1. Hakimiyet Döneminde Yemen Sempozyumu
1. Uluslararası Osmanlı'nın 1. Hakimiyet Döneminde Yemen Sempozyumu
- Uşak Valisi Yavuz: "Osmanlı'nın yıkılmasından sonra dünyada hakkı, hukuku, adaleti haykıracak bir güç kalmadı. İki milyara yakın İslam dünyasının bugün temsil kabiliyeti yoktur, temsil kabiliyeti olmayan bir grubun sürekli ezilmesi birçok sorunu beraberinde getiriyor"

UŞAK (AA) - Uşak Valisi Seddar Yavuz,  Uşak Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1. Uluslararası Osmanlı'nın 1. Hakimiyet Döneminde Yemen Sempozyumu'na katılan yabancı ülke temsilcileri onuruna yemek verdi.

Has Bahçe Polis Evi'ndeki yemekte konuşan Vali Yavuz, İslam dünyasının içinde bulunduğu kaotik ortamın her bir Türk vatandaşını derinden etkilediğini söyledi.

İslam dünyasının içinde bulunduğu çatışma ve gerilim ortamının son bulması gerektiğini kaydeden Yavuz, "Maalesef son 150 yıl İslam dünyası için utanç vesilesi olmuştur. Bu utancımızdan bir an önce kurtulmamız ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi pekiştirmemiz gerekiyor. Biz kimseye ağabeylik, babalık yapmak peşinde değiliz, tek dileğimiz arzumuz şudur ki İslam dünyasında barış olsun, huzur olsun, ekonomik sosyal kültürel işbirlikleri artsın. Hep beraber kalkınalım istiyoruz. Kardeşliğimiz birliğimizi ve beraberliğimizi arttırmamız gerekli" dedi.

-"Hak, hukuk ve adaletin yanında yer alıyoruz"

Türk milletinin İslam dünyasında yaşanan gelişmeleri çok yakından takip ettiğini ifade eden Seddar Yavuz, "Biz sadece İslam dünyası ve inananlar için değil tüm insanlık için hak, hukuk ve adaletin yanında yer alıyoruz" diye konuştu.

Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra dünyada hakkı, hukuku, adaleti haykıracak bir güç kalmadığını savunan Yavuz, şunları söyledi:

"İki milyara yakın İslam dünyasının bugün temsil kabiliyeti yoktur. Temsil kabiliyeti olmayan bir grubun sürekli ezilmesi birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Farklı düşünebiliriz. Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Bu zenginlikleri çatışmaya değil birlik ve beraberliğimize vesile kılmalıyız. Dünyaya baktığımızda ülkelerin büyüklükleri sadece ihracatları ile ölçülmemelidir. Hayır ve yardım ihracatları ile de ölçülmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hayır ihracatı yapma konusunda dünyada ön sırada yer alır. Sadece 2 milyon Suriyeli kardeşimizi hangi etnik kökenden, hangi dinden ve mezhepten olursa olsun davet ediyor ve onların insani koşullarda ihtiyaçlarını karşılamaya özen gösteriyoruz. İnanıyorum ki bizler birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz, ümmeti Muhammed'in sorunlarına eğildiğimiz ve İslam kardeşliğinde buluştuğumuz sürece sorunlarımızı daha fazla çözebilme kabiliyetine sahip olacağız."