CHP'nin Uşak mitingi

CHP'nin Uşak mitingi
CHP'nin Uşak mitingi
- CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1) "Artık bu ülkede kirli siyaseti bitireceğiz. Bu ülkede halkı değil cebini düşünen, halkı değil bireysel zenginleşmeyi düşünen, halkı değil yandaşı düşünen siyasete son vereceğiz" - "Dört yılda refahı tabana yayacağım. 4 yılda hiçbir aile, hiçbir kişi çıkıp 'bizim aylık gelirimiz 720 liranın altındadır' demeyecek sözünü Uşak Meydanı'ndan Türkiye'ye veriyorum"

UŞAK (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , 7 Haziran'ın yeni bir başlangıcın tarihi olduğunu belirterek, "Artık bu ülkede kirli siyaseti bitireceğiz. Bu ülkede halkı değil cebini düşünen, halkı değil bireysel zenginleşmeyi düşünen, halkı değil yandaşı düşünen siyasete son vereceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Uşak Kent Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, 7 Haziran'ın "kavgasız bir ülkenin, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, yoksulluğun olmadığı bir Türkiye 'nin" tarihi olduğunu belirtti.

7 Haziran'da sandığa giderek yeni bir başlangıç yapacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "24 saat. Gerekirse 25 saat, gerekirse 36 saat. Söz veriyorum sizin için çalışacağım, sizin için mücadele edeceğim" dedi.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"13 yılda Türkiye'yi nereye getirdiler? Koalisyon yok, tek parti hükümeti. İstediği kanunu çıkarıyorlar, istediği ihaleyi yapıyorlar, istediği gibi davranıyorlar. Tek bir engel yok önlerinde. Ama 13 yılın sonunda geldiği nokta şu; 17 milyon yoksulumuz var. Benim rakamım değil devletin resmi rakamı. 6 milyon 200 bin işsizimiz var. İşsizlik en temel sorunlarımızdan birisi. Her evde neredeyse bir genç çocuk işsiz, iş arıyor. Anne baba merak ediyor 'Çocuğum ne zaman iş bulacak' diye. Aylık geliri bin liranın altında 8 milyon emeklimiz var. 800 bin taşeron işçisi var, asgari ücrete mahkum edilmiş, hakları ellerinden alınmış, çağdaş köle gibi günün gerekirse 24 saatinde çalıştırılıyorlar. 13 yılda 2 Trakya büyüklüğünde alan Türkiye'de ekilmiyor. Çiftçi ektiği ürünün karşılığını alamıyor. Yüz binlerce üniversite öğrencimiz yurtlarda kalamıyor, yurt sorunu var. 13 yılda Türkiye'yi buraya getirdiler. Şimdi ben Uşak Meydanı'ndan bütün Türkiye'ye ve dünyaya haykırıyorum. 4 yıllık yetki istiyorum sizden 4 yıl. 4 yılda kavgasız bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye, insanların caddelerinde özgürce gezdiği bir Türkiye, herkesin birbirine gülümsediği bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye vaat ediyorum. 4 yılda ne yapacağımı bir cümleyle açıklayayım size. 4 yılda refahı tabana yayacağım. 4 yılda hiçbir aile, hiçbir kişi çıkıp 'bizim aylık gelirimiz 720 liranın altındadır' demeyecek sözünü Uşak Meydanı'ndan Türkiye'ye veriyorum."

- Emeklilere bayramlarda ikramiye sözü -

Aylık geliri bin liranın altında olan 8 milyon emeklinin bulunduğunu, Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere birer maaş ikramiye sözü verdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Ne sözü Kılıçdaroğlu sözü, ne sözü namus sözü, ne sözü şeref sözü" dedi.

Bu sözünü notere onaylattığını, başbakanlığının ilk Ramazan ve Kurban bayramlarında ikramiyeyi ödemezse hem siyaseti hem de başbakanlığı bırakacağının sözünü de verdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Aslında emekliye verdiğimiz birer maaş ikramiye öyle büyüttükleri kadar bir para da değil. Emin olun bizim bütçemizin içinde son derece sembolik bir para. Hemen koro halinde itiraz ettiler, 'parayı nereden bulacaksın' diye. Para var mı, kaynak var mı? Eğer sen 11 milyon emekliye Ramazan ve Kurban bayramında birer maaş ikramiye veremiyorsan neden o koltukta oturuyorsun? Hangi gerekçeyle oturuyorsun, hangi gerekçeyle 'para yok' diyorsun? Benim sözüm söz. Kaçak saraya para var, emekliye gelince yok. Suriyeliler'e 5 milyar dolar var emekliye gelince para yok. Size sözüm söz. Bakınız seçim bildirgesini açıklarken dedim ki ilk 4 ayda çıkaracağımız kanunlardan birisi 'temiz siyaset yasası' olacak. Artık bu ülkede kirli siyaseti bitireceğiz. Bu ülkede halkı değil cebini düşünen, halkı değil bireysel zenginleşmeyi düşünen, halkı değil yandaşı düşünen siyasete son vereceğiz. Çünkü benim için yandaş yok, benim için vatandaş var."

Esnafa seslenen ve kendisine güvenmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, vereceği 2 ikramiyeyi emeklilerin İsviçre bankalarına yatırmayacağını, esnaftan alışveriş yapacağını ve bundan esnafın da kazanacağını ifade etti.

Bağkur pirimini 2 ay ödeyememesi halinde esnafın hastanede tedavi edilmediğini savunan Kılıçdaroğlu, "(Pirim borcun var ben sana bakmıyorum, ölüme terk ediyorum seni) diyor. Bunu kaldıracağım. Sözüm söz. Her vatandaş hastaneye gittiğinde, borcu mu var alacağı mı var sorulmadan o tedavi edilecek. Sadece esnaf değil diyelim ki esnafın eşi hastalanınca 'Ona da bakmam' diyor. Esnafın bakmakla yükümlü olduğu anne babası da hastalandı 'onlara da bakmam' diyor. Cebinden gidip borçlanacak tedavi olacak. Peki pirimi affoluyor mu, hayır. Diyor ki sen ödemediğin pirimi faiziyle birlikte ayrıca senden alacağım diyor. İşte zulüm dedikleri olay budur. Hem gidiyorsun hastaneye borcun olduğu için tedavi olamıyorsun hem de borcunu ödemek için icraya veriliyorsun. Ve kendi cebinden tedavi oluyorsun, tedavi masrafını bile sana vermiyorlar. Bunun adı zulümdür" diye konuştu.

(Sürecek)