CHP'nin Uşak mitingi

CHP'nin Uşak mitingi
CHP'nin Uşak mitingi
- CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1) - "(Terör sorunu) 30 yıldır çözemediler. Benim sözüm söz, bu sorunu çözeceğim. CHP dışında hiçbir parti çözemez" - "Digitürk mahkeme kararı olmadan '7 kanalı ben susturdum' diyorsa onun bir bedeli vardır, o bedeli ödeyecektir. Siz hangi gerekçeyle yasak getiriyorsunuz? Birisi yazı yazdı diye yasak mı gelir?"

UŞAK (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , terör sorununun 30 yıldır çözülemediğini belirterek, "Benim sözüm söz, bu sorunu çözeceğim. CHP dışında hiçbir parti çözemez" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşandığını ileri sürerek ülkenin aydınlığa çıkması, sorunların çözülmesi gerektiği, bunun için "önce Türkiye" dediklerini belirtti.

7 Haziran'da yapılan seçimde milli iradenin tecelli ettiğini, tek başına iktidar fırsatı vermediğini ve koalisyon yapılmasını istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti'yle yapılan koalisyon görüşmelerine değinerek şöyle konuştu:

"Bize geldiler dediler ki 'Koalisyon kurmak istiyoruz.' Biz de dedik ki madem milli irade böyle, biz milli iradeye saygılıyız. Vatandaşın iradesine saygılıyız. Dünya kadar derdimiz var. Suriye bir taraftan, enflasyon, işsizlik bir taraftan, çiftçi alın terinin karşılığını alamıyor, esnaf doğru dürüst siftah yapamıyor. Oturalım, bunları çözelim. Ama 10 günlük görüşme sonunda dediler ki 'Biz 4 yıllık bir koalisyon istemiyoruz. 3 aylık seçim hükümeti istiyoruz.' Biz de bunu kabul etmedik. Neden kabul etmediniz diye sorabilirsiniz. Şunun için, milli irade tecelli etmiş, 'koalisyon kurun' diyor. Eğer biz 3 aylık seçim hükümetinde yer alsaydık milli iradeye saygısızlık yapmış olurduk. Onlar diyorlardı ki milli irade, milli irade. E...Milli irade oldu. Koalisyon kuramayan, iradesini birisine ipotek eden kişileri Allah aşkına iktidardan indirin, Türkiye'nin önünü açın artık.

Milli iradeye saygı duymayan, hükümet kurma görevi verildiği halde hükümet kuramayan, bir yerlerden gelen telkinlerle iradesini özgürce kullanamayan bir kişi ülkeyi yönetemez. Ülkeyi yönetecek kişinin bağımsız iradesinin olması lazım. Eğer iradeyi saraya ipotek ettiyseniz vay memleketin haline.

Türkiye artık siyasi gerginliklerden, kavgadan bıktı. Vatandaşı ikide bir seçim sandığına niye götürüyorsunuz, hangi gerekçeyle götürüyorsunuz? 'İlla 400 milletvekili verin'. Vermiyor millet, vermiyor kardeşim. '400 milletvekili vermezseniz terörü azdırırım'... Terörü azdırdı, her gün şehitlerimiz geliyor."

-Çözüm Süreci

Çözüm Süreci'nin tehlikeli bir süreç olduğunu söylediklerini, sorunun böyle çözülemeyeceğini, gariban insanların, ailelerin gözyaşı döktüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hangi milletvekilinin oğlu orada, ensesi kalın hangisinin çocuğu doğuda, güneydoğuda? Hangi bakanın çocuğu oralarda? Bulmuşlar gariban vatandaşı, haydi oğlum oraya git" değerlendirmesinde bulundu.

Ankara'ya gelen bütün şehit cenazelerine katıldığını, cenazelerde önde şehidin ailesi, yakınları, akrabaları, onun arkasında devlet protokolünün yürüdüğünü, her gittiği yerde annelerin ağladığını ve "Benim oğlum şehit oldu, acısı yüreğimi yakıyor. Başka bir annenin yüreği yanmasın" dediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, kendisine bu sorunu niye önlemediklerinin sorulduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"CHP ne zaman engel oldu, siz bu sorunu çözecektiniz de biz mi engel olduk? Siz başımıza bela ettiniz PKK'yı. Defalarca söyledim, uyuyorsunuz siz. Doğu'da, güneydoğuda adamlar vergi mahkemesi, normal mahkeme, vergi dairesi, askere alma dairesi kurmuş, Ankara'dan sesin çıkmıyor. Valilere talimat veriyorsun, 'Sakın bir şey yapmayın' diye. Şimdi de kalkmışlar milliyetçilikten söz ediyorlar. Sen düne kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım' diyen adam değil misin?"

1 Kasım seçiminin sıradan değil sandığa gidilmesi gereken seçim olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu seçimler bir dayatma seçimidir. 'Ya bana 400 milletvekili verirsiniz' veya 'ben size acıyı, gözyaşını, kanı önünüze koyarım' diyorlar. İndirin bunları, indireceğiz bunları" diye konuştu.

Toplumun bölünüp ayrıştırıldığını, komşuların kimliğinin, inancının sorgulanmaya başlandığını öne süren Kılıçdaroğlu, etnik kimlik üzerinden siyaset yapan kişinin ülkesini sevmediğini, din üzerinden siyaset yapan kişinin dine en büyük kötülüğü yaptığını söyledi. 

Terör sorununu sadece partisinin çözebileceğini savunan Kılıçdaroğlu, "30 yıldır çözemediler, 30 yıl. Benim sözüm söz. Ben bu sorunu çözeceğim. CHP dışında hiçbir parti çözemez, açık ve net söylüyorum. CHP neyine güvenerek bu sorunu ancak ben çözerim diyor? Onlara şunu söyleyin; CHP, avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. CHP, savaş meydanlarından gelen Kuvayımilliye ruhunu taşıyan bir partidir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisidir. Onun için diyoruz, bayrağımız, ülkemiz bir. Bu sorunu ancak CHP çözer" ifadesini kullandı.

Vatandaşların sandığa gitmesini isteyerek bir oyun altın değerinde olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ya demokrasinin ya baskıcı rejimin tercih edileceğini öne sürdü.

-Digitürk'ten bazı televizyon kanallarının çıkarılması

Digitürk'ten 7 kanalın çıkarılması konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Savcı bir yazı yazmış. 7 kanalı çıkarmışlar. Şimdi buradan o savcı arkadaşa seslenmek istiyorum. Sen cumhuriyetin savcısı mısın, iktidarın savcısı mısın? Mahkeme kararı olmadan nasıl olur da yasak getirirsin. Bunlar ne diyorlardı, '3 Y'ye karşıyız' diyorlardı. Yasak olmayacak, yasaklanmayan ne kaldı Allah aşkına. Gencecik çocuklarımız sokaklarda vuruldu, kurşunlandı, öldürüldü. Gazetecilere saldırılar yapılıyor, gazetecimiz dövülüyor. Herkesin gözünün önünde. Bakın bir şey daha söyleyeyim. Eğer Digitürk mahkeme kararı olmadan, altını çiziyorum mahkeme kararı olmadan '7 kanalı ben susturdum' diyorsa onun bir bedeli vardır ve o bedeli ödeyecektir. Siz hangi gerekçeyle yasak getiriyorsunuz? Birisi yazı yazdı diye yasak mı gelir?"

(Sürecek)