Çobanların gözünden "çözüm süreci"

Çobanların gözünden "çözüm süreci"
Çobanların gözünden "çözüm süreci"
- Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uzun yıllar yaşanan terör olayları nedeniyle büyük sıkıntı çeken çobanlar, çözüm sürecinin öncesi ve sonrasını değerlendirdi - İlkbahar döneminde çıktıkları yaylalardan havaların soğumasıyla dönmeye başlayan çobanlar, süreç sayesinde yasaklı yaylaların hayvancılığa açıldığı bölgede, bu yıl mesleklerinin en huzurlu dönemini geçirdiklerini belirtti

VAN/HAKKARİ (AA) - MESUT VAROL-SERACETTİN SEÇKİN - Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çobanlar, çözüm süreci sayesinde bu yıl mesleklerinin en huzurlu dönemini geçirdiklerini belirtti.

Terör olaylarının en sık yaşandığı yerleşimlerden olan, yaylaları güvenlik gerekçesiyle uzun yıllar hayvancılığa kapatılan Hakkari ve Van'da, yıl içinde yaşanan bazı olumsuzluklara rağmen çözüm sürecinin sağladığı huzur ve güven ortamı hakim.

Yasakların ortadan kalkmasıyla ilkbahar döneminde sürüleriyle çıktıkları yaylalardan havaların soğumasıyla inmeye başlayan çobanlar, çözüm sürecinin öncesi ve sonrasını, AA muhabirine değerlendirdi.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde aylık 2 bin lira maaş ile bin 500 koyuna çobanlık yapan Hacı Arslan, terör olaylarının devam ettiği ve hemen her gün çatışmaların yaşandığı dönemde, bölgede hayvancılığın adeta bitme noktasına geldiğini söyledi.

Arslan, tüm zorluklara rağmen mesleğini devam ettirdiğini ve zaman zaman çatışmaların ortasında kaldığını bildirerek, ilçedeki bazı çobanların hayatına mal olan olayların çözüm süreci sayesinde son bulmasıyla silah seslerinin yerini koyun seslerine, kuş cıvıltılarına bıraktığını ve Yüksekova dağlarında 14 yıldır ilk kez huzurlu bir dönem geçirdiğini ifade etti.

Ülke genelinde ve özellikle yaşadığı topraklarda sağlanan barış ortamının devam etmesi gerektiğini anlatan Arslan, şöyle konuştu:

"Ailemin geçimini 14 yıldır çobanlık yaparak sağlıyorum. Tabii burada zorlu coğrafyanın yanı sıra farklı birçok güçlükle de mücadele ediyoruz. Önceki senelerde bu zorluklar daha fazlaydı. Zaman zaman yanı başımızda çatışmalar olur, korku dolu günler geçirirdik. Silah sesleri nedeniyle hayvanları bir arada tutmak çok güç oluyordu. Bazen de canımızı zor kurtarıyorduk. Tüm bu zorlukları maalesef yaşadık ama çok şükür ki bu sene son yılların en huzurlu dönemini geçirdik. Dağlarda artık silah sesleri duymuyoruz. İstediğimiz her tarafa gidip hayvanlarımızı otlatıyoruz."

Arslan, yüksek kesimlere bu yıl karın erken yağmasıyla ovaya indiklerine değinerek, "Ovada şimdilik havalar iyi ve 10 gün sonra koyunları sahiplerine teslim edeceğim. İlkbahar mevsiminde de kaldığım yerden çobanlığa devam edeceğim" dedi.

Van'ın Muradiye ilçesinde çobanlık yaparak 6 çocuğunu okutan Gürgin Merter de ömürlerinin çobanlıkta geçtiğini dile getirdi.

Nisan ayında küçükbaş hayvan sürüsü ile çıktığı yaylalardan havaların soğuması ve otlaklara karın yağmasıyla döndüklerini anlatan Merter, kış döneminde de rençperlik yapıp evine ekmek götürdüğünü belirtti.

Merter, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak adına her türlü sıkıntıya katlandığına işaret ederek, önceki yıllarda güvenlik gerekçesiyle yaşadığı zorlukların hiçbirini bu yıl yaşamadığını ve gönül rahatlığıyla mesleğini yaptığını söyledi.

Maddi imkansızlık nedeniyle eğitimini yarıda bırakarak aile bütçesine katkı sunmak için çobanlık yapan 19 yaşındaki Recep Güzeltürk ise geçmiş yıllarda korkarak gittikleri yaylalara bu yıl daha rahat ve huzur içinde çıktıklarını, bunda çözüm sürecinin büyük etkisi olduğunu ifade etti.

Güzeltürk, sağlanan barış ve huzur ortamının devam etmesiyle ailelerinin de rahata kavuştuğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Önceki yıllarda ailemin aklı sürekli bende kalıyordu. 'Acaba başına bir şey geldi mi?' diye sürekli merak ediyorlardı. Çıktığımız yaylalarda telefon da çekmediği için 5-6 ay boyunca haberleşemiyorduk. Çözüm süreci sonrası silahların susması bizim ve ailelerimizin yaşadığı birtakım korkuları da ortadan kaldırdı. Süreç böyle devam ederse bölgedeki hayvan sayısında da büyük artış yaşanacağına inanıyorum. İnşallah bundan sonra dağlarımızda silah sesleri yerine koyun sesleri, kuş cıvıltıları yükselir."