"Çözüm Süreci heba edilmemeli"

"Çözüm Süreci heba edilmemeli"
"Çözüm Süreci heba edilmemeli"
- Çözüm Süreci'ni bozmaya yönelik provokasyonlar, 7 Haziran seçimleri öncesinde tırmanan ve şu anda da artan sabote etme girişimleri, yıllarca terör nedeniyle büyük acılar yaşayan Doğu Anadolu Bölgesi'nde endişeyle karşılanıyor - Van TSO Başkanı Takva: - "Günlük siyasal beklentilere kurban edilmeyecek kadar önemlidir bu süreç. Türkiye'nin geleceği de önünde duran temel sorunun giderilmesine bağlıdır" - "Bu çatışmalı ve flu dönemler, ister istemez özel sektörün yatırımlarını tekrar gözden geçirmelerine sebep oluyor. Bu belirsizliği ortadan kaldırmamız lazım"

VAN (AA) - Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Necdet Takva, Çözüm Süreci'ni bozmaya yönelik provokasyonlara ilişkin, "Günlük siyasal beklentilere kurban edilmeyecek kadar önemlidir bu süreç. Türkiye 'nin geleceği de önünde duran temel sorunun giderilmesine bağlıdır" dedi.

Türkiye'de Çözüm Süreci'nin başladığı tarihten itibaren yaşanan provokasyonlar, son olarak 7 Haziran seçimleri öncesinde tırmanan ve şu anda da artan sabote etme girişimleri, yıllarca terör nedeniyle büyük acılar yaşayan Doğu Anadolu Bölgesi'nde endişeyle karşılanıyor.

Çözüm Süreci'ne başladığı günden itibaren büyük destek veren bölge halkı ve sivil toplum örgütleri, yaptıkları sağduyu çağrılarıyla elde edilen birçok kazanımın heba edilmemesi ve devamında gelecek yeni adımların kesilmemesini istiyor.

AA muhabirine konuyla ilgili açıklama yapan Van TSO Başkanı Necdet Takva, 2009'da başlayan sürecin, fiili olarak Şubat 2012'de başbakanlığı döneminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatıldığını anımsatarak, kamuoyu araştırmalarında ülkenin yüzde 80'inin sürece destek verdiğini ancak üçüncü yılına girmesine rağmen bekledikleri düzeye gelmediğini anlattı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kentlerin, çatışmalı dönemin tüm tahribatını yaşadığını belirten Takva, şöyle devam etti:

"Bunun bir an önce sonuçlandırılmasıyla beraber bölgede özellikle eksik kalan kamu yatırımlarının tamamlanması ve bölgenin potansiyellerine bağlı olarak da özel sektörün yatırımlarına karşılık bir hareketliliğin olacağı yönündeydi kanaatimiz. Biz 2012-2013 yılı içerisinde bölgede bu anlamda bu sürecin yaratmış olduğu heyecanla çok ciddi bir karşılık olduğunu hissettik ve bunu gördük. Hem yeni pazarlar arayan özel sektör yatırımcıları hem de eksik kalan kamu yatırımlarının tamamlanması konusunda devletin ve hükümetin kararlı tutumu, bizde çok olumlu bir atmosfer oluşmasını sağladı.

Van özelinde baktığımız zaman 100'ün üzerinde yabancı ya da Türkiye'deki özel sektör yatırımcısının bölgenin potansiyeline denk gelecek yatırımları planladıklarını ve görüşmeler yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Bunu sıklıkla dile getirdik fakat son günlerde yine siyasetin gergin havası içerisinde bu sürecin olumsuz şekilde etkilendiği ve devam edemeyeceği yönünde birtakım emareler ortaya çıktı. Suruç'ta meydana gelen katliamla beraber 32 genç insanın hayatını kaybetmiş olması, bu arada tırların yakılmaya başlanması ve çatışma haberlerini, hepimizin beslediği bu ümidi olumsuz etkileyen gelişmeler olarak değerlendiriyoruz."

- "Çözüm Süreci, puslu ve belirsizlikten çıkarılmalı"

Van iş dünyası olarak bölgedeki birçok oda temsilcisiyle de görüşmelerde bulunduklarını aktaran Takva, Çözüm Süreci'nden asla ve asla geri dönülmemesine ilişkin kanaatlerin paylaşıldığını vurguladı.

Ülkenin birlik ve bütünlük içerisinde sürece sahiplik ettiği duygusunu da iyi bildiklerine dikkati çeken Takva, "Fakat siyaset kurumunun bu konudaki samimiyetini artık pratik adımlarla ve bir an önce uzlaşmayla halkın refahına ve zenginliğine tevdi edecek bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Beklentimiz bu yöndedir. O olumlu havanın, yeni pazar arayışı içerisinde olan özel sektör yatırımlarının hayata geçmesi, siyaset kurumunun göstereceği kararlılıkla eşdeğerdir. O yüzden beklentimiz bir an önce bu puslu ve belirsiz sürecin daha net, daha somut adımlarla hayata geçirilmesi ve halkın, özellikle iş dünyasının motivasyonunu arttıracak tedbirlerin alınması yönündedir" diye konuştu.

Takva, Çözüm Süreci'nin desteklenmesi, bölgenin özel yatırımlarla büyümesi için oda olarak Temmuz 2013'te Türkiye'de bulunan 365 oda ve borsaya çağrıda bulunduklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Özellikle Çözüm Süreci'nin ekonomik olarak desteklenmesi ve yatırımların hızlandırılması konularında bir talep iletmiştik. Yaklaşık 20 oda bu çağrımız çerçevesinde heyetler oluşturarak ilimizi, bölgemizi ziyaret ettiler ama bu çatışmalı ve flu dönemler, ister istemez özel sektörün yatırımlarını tekrar gözden geçirmelerine sebep oluyor. Bu belirsizliği ortadan kaldırmamız lazım. Günlük siyasal beklentilere kurban edilmeyecek kadar önemlidir bu süreç. Türkiye'nin geleceği de önünde duran temel sorunun giderilmesine bağlıdır. Ben inanıyorum ki halk bu konuda kararlı ve isteklidir. 

Tek mesele süreci yönetenlerin ortaya koyacağı kararlılıktır. Sözün artık eyleme dönüştürülmesi konusunda gösterilecek belirlemedir. Burada kişisel egoları tatmine yönelik yaklaşımları asla kabul etmiyoruz. İster meşru, legal, ister illegal tüm faaliyetlerin bu konuda halkın beklentilerine, huzuruna ve zenginliğine tevdi edilecek bir anlayışa dönüştürülmesi gerekiyor. Biz her zaman emeği geçen herkese çok teşekkür ettik ama bunu artık bir minnettarlığa da dönüştürmek istiyoruz. Eğer ki bunu sürdürülebilir yaklaşımlar olursa biz biz buna katkısı olan her insana hürmetlerimizle birlikte sırtımızda taşımaya da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

Son olarak sürecin devamında Meclisteki tüm siyasi partiler ve milletvekillerinin sorumlu olduklarını sözlerine ekleyen Takva, halkın seçtiği siyasetçilerin gereğini yapması gerektiğini, artık sürecin, günahı, vebaliyle onlarda olduğunu söyledi.