Donma tehlikesi geçiren kaçaklara şefkat eli

Donma tehlikesi geçiren kaçaklara şefkat eli
Donma tehlikesi geçiren kaçaklara şefkat eli
- Çaldıran ilçesindeki İran sınırında donmak üzereyken bulunan 26 Afganistan uyruklu kaçak göçmenden 21'i, Geri Gönderme Merkezinde misafir ediliyor - İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürü Altunbaş: "Devletin, milletin şefkat elini tüm imkanlarıyla kaçaklara sunmaya çalışıyoruz"

VAN (AA) - NECAT HASAR - İran'dan çıktıkları umut yolculuğunda, Van'ın Çaldıran ilçesindeki sınırda donmak üzereyken bulunan 26 Afganistan uyruklu kaçak göçmenden 21'i, Geri Gönderme Merkezinde misafir ediliyor.

İran İslam Cumhuriyeti'nden yasa dışı yollarla Türkiye 'ye geçmek isterken Çaldıran 1. Hudut Tabur Komutanlığına bağlı Hangediği Hudut Karakolunda görevli askerler tarafından donmak üzereyken bulunan kaçak göçmenler, ardından getirildikleri Geri Gönderme Merkezinde, dinlenme salonlarından ibadethaneye, çamaşırhaneden sosyal donatı alanlarına kadar her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülerek hazırlandığı merkezde, en iyi şartlarda ağırlanıyor.

İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürü Fuat Altunbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "5 yıldızlı otel" standardındaki merkezde ülkelerine gönderilmeyi bekleyen yabancıların her türlü ihtiyacının karşılandığını söyledi.

Donmak üzereyken bulunan Afganistan uyruklu kaçak göçmenden, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 21 kişinin merkezde misafir edildiğini belirten Altunbaş, merkezin yabancılara en üst kalitede hizmet verdiğini ifade etti.

Fuat Altunbaş, Geri Gönderme Merkezinde devletin, milletin şefkat ellini tüm imkanlarıyla göstermeye çalıştıklarını dile getirdi.

Burada verilen hizmetle Türkiye'nin ne kadar güçlü bir ülke olduğunu misafir edilen kaçakların gördüğünü bildiren Altunbaş, şöyle konuştu:

"İlimiz konum itibarıyla kaçakların geçiş noktasında yer alıyor. Yasa dışı yollarla ülkemize girmeye çalışan kaçaklar, kolluk kuvvetleri tarafından yakalandıktan sonra Geri Gönderme Merkezlerimize getiriliyorlar. Merkezlerde devletimizin, milletimizin şefkat elini tüm imkanlarımızla göstermeye çalışıyoruz. Burada onlara üç öğün sıcak yemek çıkarıyor, sıcak bir yuva ortamında barındırıyoruz. Onlara sosyal imkanlar sağlıyor ve özellikle çocuklar için sosyal faaliyetler düzenliyoruz. Sağlık konusunda da devletimizin tüm imkanlarını seferber ediyoruz. Çaldıran ilçemizde yaşanılanlar çok kötü. Çocuklarını, ailelerini kaybeden anneler, babalar var. Gerçekten zor bir durum. Bunu atlatmaları hususunda psikolog ve sosyal çalışmacı arkadaşlarımız özelikle çocuklarla ilgileniyorlar. Bu travmayı üzerilerinden atmaları için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz."

- "Burada yeni bir yaşama başladık"

Ülkelerinde yaşadıkları sorunlar nedeniyle kaçak yollarla sınırı geçerek Türkiye'ye girdiklerini ve güvenlik güçleri tarafından yakalandıktan sonra yeni bir yaşama başladıklarını anlatan Mensure Kerimi, İran'dan Türkiye'ye kadar yaya olarak geldiklerini ifade etti.

Türkiye tarafına geçtikten sonra karlı dağlarda birçok zorluk yaşadıklarını aktaran Kerimi, şunları söyledi:

"Sürekli yürüyorduk ve hiçbir ışık göremiyorduk. Çocuğumu donmaktan, bir muşambaya sararak korudum. Kaçakçılar sürekli, 'yürüyün, çocuklar düşerse düşsün, ölürse ölsün, acele edin' diye bağırıyorlardı. Kar yağıyordu, yağmur yağıyordu. Çocuklar zorluklar içindeydi, elbiseleri bile yoktu. Küçük bir çadır vardı sadece. Yolda ölen çocukları gördüm. Anlatılacak bir durum değil, çünkü çok kötüydü. Eğer bizleri bulmasalardı, hepimiz ölecektik. Askerler bizi bulunca üzerilerindeki parkaları, kafalarındaki bereleri çıkarıp, çocuklarımıza giydirdiler. Daha sonra getirildiğimiz hastanede bizimle ilgilendiler. Burası çok güzel, iyi yemek veriliyor. Çocuklarımız oynuyorlar, sıcak bir yerde yatıyorlar. Çocuklarım için neresi iyi ise orada yaşamak istiyorum artık."

- "Türkiye'de kalmak istiyorum"

Umuda yolculukta 5 çocuğundan 3'ünün hayatını kaybettiğini, 2'sinin de hastanede halen yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Baaz Muhammed ise yolculukları sırasında büyük zorluklar yaşadıklarını anlattı.

İranlı askerlerden kaçarak sınıra kadar geldiklerini belirten Muhammed, "Sınırda tel örgüler vardı. Kaçakçılar bunları keserek, sınırı geçmemizi sağladı. Bir dereden geçerken 2 çocuğum öldü. Çocuklarımın öldüğünü gören kaçakçılar bizleri bırakıp atla kaçtı. Biz de sınırda epeyce yürüdük. Hava çok soğuk ve dondurucuydu. Daha sonra Türk askerleri geldi, bizleri gördü. Askerler parkalarını çocuklara giydirdi. Araçlar bizleri karakola götürdü. Yeni giysiler verip, hasta ve durumu ağır olanları hastaneye götürdüler. Her türlü ihtiyaçlarımızı karşıladılar. Ölen çocuklarımı burada defnetmek istiyorum. Türkiye, Müslüman bir ülke, Türkiye'de kalmak istiyorum. Ölen 6 çocuktan 3'ü benim çocuğum. Biri yeğenim, diğerleri ise amcamın çocuklarıydı. İki çocuğum ise hastanede tedavi görüyor. Ülkemizde savaş olduğu için kaçtık oradan" diye konuştu.

Ramin Ahashimi de merkezde ihtiyaçlarının giderildiğini, görevlilerin kendilerine çok iyi davrandığını dile getirdi.

Donma tehlikesi geçiren Mensure Kerimi'nin çocukları Seher (3) ve Aşkin Heyderi (8), kendileriyle yakından ilgilenen merkezdeki polislere ve personele teşekkür etti.

İran İslam Cumhuriyeti'nden yasa dışı yollarla Türkiye'ye geçmek için çıktıkları umut yolculuğunda, 6'sı çocuk, biri kadın 7 kişi hayatını kaybetmişti. Afganistan uyruklu 26 kaçak göçmen, 13 Mayıs'ta, Çaldıran 1. Hudut Tabur Komutanlığına bağlı Hangediği Hudut Karakolunda görevli askerler tarafından donmak üzereyken bulunmuştu.