Hastalardan etkilenip zayıflamaya karar verdiler

Hastalardan etkilenip zayıflamaya karar verdiler
Hastalardan etkilenip zayıflamaya karar verdiler
- YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde tüp mide ameliyatı olan hastaların kilo vererek, yaşam kalitesinin arttığını gören hastanenin başhekimi ile iki hemşire yapılan müdahaleyle sağlıklarına kavuştu - Yaşadığı kilo problemi nedeniyle başhekimlik yaptığı hastanenin Obezite ve Diyabet Cerrahisi Merkezi'nde tüp mide ameliyatı olan YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Çankaya, 5 ayda 33 kilo verdi - YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Öğretim Üyesi Sümer: "Obezite kanser kadar tehlikeli bir hastalıktır. Hayat süresini kısaltıyor, kansere yol açıyor ve yandaş hastalıklara neden olarak hastaların yaşam kalitesini bozuyor"

VAN (AA) - Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde tüp mide ameliyatı olan hastaların kilo vererek, yaşam kalitesinin arttığını gören hastanenin başhekimi ile iki hemşire yapılan müdahaleyle sağlıklarına kavuştu.

Yaşadığı kilo problemi nedeniyle görev yaptığı hastanenin Obezite ve Diyabet Cerrahisi Merkezi'nde tüp mide ameliyatı olan YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Çankaya, müdahalenin ardından yaptığı diyet sayesinde 5 ayda 33 kilo verdi.

Başhekim Çankaya ile hastanenin yoğun bakım ünitesi hemşiresi Şadegül Köroğlu ve obezite servisi hemşiresi Ayşe Çelik de tüp mide ameliyatı olarak yaşadıkları kilo problemi ve buna bağlı olarak gelişen tansiyon ve şeker hastalıklarından kurtuldu.

Çankaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, depremin ardından hastanelerinde göreve başlayan akademisyenlerin rutin ameliyatların dışında ekstrem ameliyatlar da gerçekleştirmesinin kent adına çok önemli olduğunu anlattı.

Ameliyatın ardından verdiği kilolarla yaşadığı hastalıkları da geride bıraktığını, eski sağlığına kavuştuğunu belirten Çankaya, yapılan müdahaleyle yaşam kalitesinin arttığını gören hemşirelerin de ameliyat olmaya karar verdiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bu ameliyatlar şişman olduğumuz için yapılmıyor. Kiloya bağlı şeker hastalığı, kardiyoloji ve tansiyon hastası olanlara da tavsiye ediliyor. 'Tip 2' şeker hastalığı olanlarda da obezite ameliyatlarının bazı çeşitleri kullanılıyor. Bu ameliyatlar genel cerrahi kliniğinde yapılıyor. Bu bizim için övünç kaynağı. Bölgemizde ailesel kökenli şeker hastalığının yaygın olduğunu bildiğimiz için bu hastalarımızı da bekliyoruz. Hocalarımızın uygun gördüğü hastalara bu ameliyatların yapılmasını tavsiye ediyoruz. Bu ameliyatlardan sonra insanların hayatı pozitif yönde değişiyor ve yaşam kalitesi olarak çok rahat ediyorsunuz. Artık yemek için yaşamıyorsunuz, yaşamak için yiyorsunuz bu da önemli bir fark. Hocama da bu konuda gösterdiği özveriden dolayı kendisine teşekkür ediyoruz."

Yaşının ilerlediği için kilo kaybında cildin toparlanmasının zaman aldığını, bu nedenle çok hızlı kilo vermemeye dikkat ettiğini aktaran Çankaya, eskiden yemek yemeyi engelleme imkanının olmadığını ancak ameliyatın ardından istediği zamanlarda ve yeteri miktarda yemek yediğini kaydetti. 

- Obezite servisi hemşiresi de ameliyat oldu

Hastanenin obezite servisinde görev yapan hemşire Ayşe Çelik ise 107 kilo olduktan sonra bunu durdurmak istediğini belirterek, "Burada zaten obezite hemşiresiydim. Hastaları görüyordum ameliyatlardan sonra sağlıklı oluyorlardı. Ben de yaşadığım kilo sorunundan sıkılmıştım ve buna 'dur' demenin zamanı gelmişti. Bende de gizli şeker dediğimiz insülin direnci ortaya çıkmıştı. Sonra karar verdim ve ameliyat oldum. Şu anda da durumum iyi" dedi.

- 3 ayda 26 kilo verdi

Tüp mide ameliyatı olan yeni doğan ünitesi yoğun bakım sorumlu hemşiresi Şadegül Köroğlu ise Prof Dr. Hakan Çankaya'nın teşvikiyle ameliyat olmaya karar verdiğini anımsatarak, 3 ay önce ameliyat olduğunu ve 116 kilodan 90 kiloya düştüğünü açıkladı. 

Verdiği kilolarla insülin direncinin düştüğünü, kullandığı tansiyon ilaçlarını bıraktığını, merdivenleri koşarak çıkmaya başladığını anlatan Köroğlu, ameliyattan önce sürekli yorgun olduğunu, yapılan müdahaleyle artık uykudan daha dinç ve zinde uyandığını, yaşam kalitesinde büyük bir değişimin yaşandığını bildirdi.

- "Obezite kanser kadar tehlikeli"

YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Obezite ve Diyabet Cerrahisi Merkezi Başkanı Doç. Dr. Aziz Sümer ise obezitenin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu belirterek, bu konuda halkı bilinçlendirmek ve farkındalıklarını artırmak istediklerini söyledi.

"Obezite kanser kadar tehlikeli bir hastalıktır. Hayat süresini kısaltıyor, kansere yol açıyor ve yandaş hastalıklara neden olarak hastaların yaşam kalitesini bozuyor" diyen Sümer, insanlara obezitenin kaderleri olmadığını anlatarak, sürekli sırtlarında 50 kilogramlık bir yük taşımalarını istemediklerini söyledi.

Tüm dünyada "Tip 2" diyabet hastalığının salgın hale geldiğini ve 2020 yılında dünyada 530 milyon insanın bu hastalığa yakalanmasını beklediklerini vurgulayan Sümer, şunları kaydetti:

"Şeker hastalığı için yaptığımız ameliyatlarda hastalar 3 gün içinde diyabetlerinden, şeker hastalıklarından kurtuluyorlar. Ayda 15 hastamızı diyabet cerrahisi için ameliyat ediyoruz ve bunların yüzde 80'i il dışından geliyor. Bölgedeki insanların algısını değiştirmekte güçlük çekiyoruz. Özellikle kadınlar obezitenin, şişmanlığın normal olduğunu düşünüyorlar. Bu normal değil bir hastalık. Hastaların eşlerinde de bu tedaviye karşı büyük direnç var. Obez olan hasta tedavi edilmediği sürece yüzde yüz sıkıntı yaşayacak ama tedavi edildiğinde yüzde 98 bütün sıkıntılarından kurtulacak."