Hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesi

Hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesi
Hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesi
- HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ: - "Türkmenlerin orada zarar görmesini, can ve yurt güvenliği tehlikesiyle karşılaşmasını hiçbirimiz istemeyiz. Bütün Suriye halklarının birleşik ve demokratik bir Suriye'de kendi topraklarında yaşamasını savunuyoruz"

VAN (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin, "Türkmenlerin orada zarar görmesini, can ve yurt güvenliği tehlikesiyle karşılaşmasını hiçbirimiz istemeyiz. Bütün Suriye halklarının birleşik ve demokratik bir Suriye'de kendi topraklarında yaşamasını savunuyoruz" dedi. 

Yüksekdağ, Van'da "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" nedeniyle düzenlenen yürüyüşe katıldı.

Beşyol Meydanı'ndan Feqiye Teyran Parkı'na kadar gerçekleştirilen yürüyüşün ardından açıklama yapan, Yüksekdağ, hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin, Türkiye'nin özellikle Suriye politikasında çok yanlış bir çizginin izlendiğini ileri sürdü. 

Rus uçağının düşmesinin ardından gelişen gerginliğin ve uçağın düşürülmesine sebebiyet veren gelişmeler zincirinin de bu yanlış politikanın bir ürünü olduğunu savunan Yüksekdağ, şöyle konuştu:

"Türkmenlerin orada zarar görmesini, can ve yurt güvenliği tehlikesiyle karşılaşmasını hiçbirimiz istemeyiz. Bütün Suriye halklarının birleşik ve demokratik bir Suriye'de kendi topraklarında yaşamasını savunuyoruz. Bütün Suriye'deki halk dinamikleri kendi öz yurdunda birlikte yaşamayı mutlaka başarmalıdır." 

Rus uçağının düşürülmesinin bölgedeki hiçbir sorunu çözmeyeceğini düşündüklerini dile getiren Yüksekdağ, şunları kaydetti:

"Yerel dinamiklerle görüşerek ve demokratik şekilde gelişmesinin önünü açarak bu sorun çözülebilir. Türkmenleri destekleyerek Kürtlere düşmanlık ilan etmek her şeyden önce tutarlı bir yaklaşım değildir. Rejim ihraç etmek, kendi formüllerini ihraç etmeye çalışmak sakıncalı bir yaklaşımdır. Kaygılıyız, Türkiye adeta bir bölge savaşının eşiğine getirildi ve böyle bir tehlike gerçeğe dönüştüğü koşullarda bütün Türkiye toplumunu etkileyecek büyük bir badirenin içinde bulabiliriz kendimizi."