HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:
- "Ülke tehdit altındaymış gibi bir algı oluşturuyorlar. Bu vatan hepimizin vatanıdır. Ülkemiz, vatanımız tehdit altında olursa biz göğsümüzü gere gere mücadele etmeye hazırız" - "Bilsek bu ülkeye barış gelecek, çözüm olacak biz seçime bile girmeyiz. Bizim için barış, özgürlük daha önemlidir"

VAN (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ülke tehdit altındaymış gibi bir algı oluşturulduğunu söyleyerek, "Bu vatan hepimizin vatanıdır. Ülkemiz, vatanımız tehdit altında olursa biz göğsümüzü gere gere mücadele etmeye hazırız" dedi. 

Demirtaş, HDP Van İl Başkanlığınca Musa Anter Barış Parkı'nda düzenlenen "Barış" mitinginde yaptığı konuşmada, halkların sabrının, beraberliğinin, birlikteliğinin ve barışa dair özlemlerinin Türkiye 'nin önünü açacağını vurguladı. 

Ülkenin her yerinde insanların sokağa çıkıp ele ele vererek, 'Biz sana savaş yaptırmayacağız, bu ülkede savaşa izin vermeyeceğiz' demeleri durumunda barışın en kısa zamanda sağlanabileceğini belirten Demirtaş, 7 Haziran seçimlerinde Türkiye'nin 81 ilinde verdikleri çok güçlü kardeşlik ve barış mesajlarıyla halka zafer hediye ettiklerini belirtti.

Demirtaş, çok zor koşullarda seçim çalışması yürüttüklerini ileri sürerek şöyle konuştu:

"Seçim kampanyası boyunca anayasayı ihlal ettiler. Seçim adaletini çiğnediler, Yüksek Seçim Kurulu kararlarını çiğnediler. Devletin, Cumhurbaşkanlığının imkanlarıyla bize karşı seçim kampanyası yürüttüler. Her türlü saldırılarla partimizi itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Bununla yetinmediler, binalarımızı havaya uçurdular. 176 yerde parti binalarımıza saldırdılar. Diyarbakır'da büyük bir katliam girişimi yaptılar ve kardeşlerimizi yaraladılar gözlerimizin önünde. 'Biz bu provokasyonlara gelmeyeceğiz' dedik ve çıktık kardeşlik mesajları verdik. 'HDP savaş istiyor, savaşı kışkırtıyor' diyenlere sesleniyorum, benim arkadaşlarımın gözümün önünde parçalanmış cenazeleri miting alanından götürüldü ben o görüntüleri bağrıma bastım çıkıp kardeşlik mesajları verdim. Aynı görüntü sizin başınıza gelse ülkeyi savaş alanına çevirirdiniz."

"Dolmabahçe'deki masayı bunlar çevirmediler mi? 'Taraflar yoktur, Kürt sorunu bitmiştir' diyen kim? 'Bundan sonra görüşme olmayacak kimse İmralı'ya gitmeyecek' demediler mi?" diyen Demirtaş, birilerinin utanmadan sıkılmadan HDP'lilerin Abdullah Öcalan'ı aldattığı şeklinde açıklama yaptığını aktardı. 

Demirtaş, ilk günden bu yana İmralı'yla yapılan görüşmelerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini her ortamda dile getirdiklerini, bunun içinde yapılan görüşmelerle ilgili resmi tutanakların açıklanması çağrısında bulunduklarını hatırlattı. Demirtaş, şunları belirtti: 

"Bunun gizlisi saklısı olmaz. Tutanaklara güvenmiyorsanız vicdanına aklına güvendiğimiz bir heyetle İmralı'ya gitsinler, orada tartışsınlar bakalım kim kimi kandırmış. Bu geçici hükümet, geçici başbakan ve sarayın sahibi HDP'ye öfkeliler. Bizden Sayın Öcalan'ı kandırmamızı istediler. Dürüst davrandık diye bu kadar öfkelendiler. 'Barışa dürüst yaklaşırsan ulaşırsın' dedik ve çok şükür bunun hakkını verdik. Sizler halk olarak bütün bu olanların bir iktidar sevdasından kaynaklandığını görüyorsanız bunu durdurmak kolaydır."  

Parti olarak ülkenin tamamının gönlünde taht kurduklarını ve dayanışma mesajları aldıklarını ifade eden Demirtaş, HDP'nin iktidara yürüyüşünden korkanların bir savaş başlattığını ve akan kanı da partilerinin üzerine sıçratmaya çalıştıklarını ileri sürdü.

Demirtaş bugün  Van'da şehit olan bir askerin ve Suriye'nin Rojava bölgesinde öldürülen YPJ'linin ailesini ziyaret ettiğini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün bu gençlerin kanını HDP'ye sıçratmaya çalışanlar, siz boğazınıza kadar değil alnınıza kadar kana bulanmışsınız. O kadar heyecanlılar ki bugünlerde onlara yakın gazeteciler utanmadan sıkılmadan itiraf ediyorlar, 'Oylarımız arttı ama tam değil'. Yeni cenazeler yetmiyor biraz daha gençlerin tabutlarda taşınma görüntülerine ihtiyaçları varmış. Savaştan beslenenler, günlerdir HDP olarak barış çağrısı yaparken sessiz kalanlardır. 'Silahlar sussun' diyoruz ama 'Son terörist kalana kadar devam edeceğiz' diyorlar. Ben küçük bir çocuktum, bu lafları o zamanın başbakanları, genelkurmay başkanları söylüyordu. 80'lerden beri bunları duyuyoruz. Biz büyüdük, milletvekili olduk, yüzde 13 oy aldık, senin bitireceğiz dediklerin bitti mi? Polisin, askerin, gerillanın annesinin eli yüreğinde. Bizim ne hakkımız var onlara bu acıları çektirmeye? Hepsi gece uykusuz. Çünkü üniforması ne olursa olsun hepsi ana, baba evladı.

Koltuklarımız, makamımız mevkimiz batsın ama tek bir insan ölmesin. Bilsek bu ülkeye barış gelecek, çözüm olacak biz seçime bile girmeyiz. Bizim için barış, özgürlük daha önemlidir. Biz sizin gibi koltukları uğruna haysiyetlerini pazarlayanlar değiliz. Koltukları uğruna halkın geleceğini felakete sürükleyecek kadar ucuz siyaset yapacak parti değiliz. Halkımız için kurulmuş bir partiyiz. Milletvekilimiz olur, olmaz fark etmez bu mücadele halkın içinde başladı. Partimizi kapatabilirsiniz ama milyonları nasıl durduracaksınız, milyonların dokunulmazlığını nasıl kaldıracaksınız? Biraz aklınız kalmışsa bu felaketin kıyısından dönmek zor değil. Zannediyorlar ki bu durumda birileri kazanıyor ama bütün ülke kaybeder. Bu nedenle silahlar susmalı. İmralı'da kurulan müzakere masası halkın barış umududur."  

Türkiye'de barışa inanan herkesin bulunduğu yerden savaş istemediklerini haykırarak "Biz size savaş yaptırmayacağız" demesi durumunda iki günde ülkeye barışın geleceğini söyleyen Demirtaş, barışa dair umutların yitirilmemesi gerektiğini söyledi. Demirtaş,  barışta ısrarcı davranılması durumunda gençleri ölümden kurtarmanın mümkün olduğunu ifade etti.  

Demirtaş, savaşın kimseye hayrının olmadığını ortaya koyacaklarını, il il, mahalle mahalle dolaşarak barışın kıymetini insanlara anlatacaklarını kaydetti. 

Demirtaş, "Süreci birilerinin koltuk sevdasına heba etmeyeceğiz.  AKP bu ülkenin evlatlarını heba ettikçe zaten halk onu sandıklarda cezalandıracak. Ama bizim derdimiz sandık değil, o nedenle 'Bugün barış olsun' diyoruz. Ülke tehdit altındaymış gibi bir algı oluşturuyorlar. Bu vatan hepimizin vatanıdır. Ülkemiz, vatanımız tehdit altında olursa biz göğsümüzü gere gere mücadele etmeye hazırız. Ülkemizi korumaya hazırız ama saray savunmasını vatan savunması diye bize yutturmasınlar. Onların oyunlarına gelmeyeceğiz. Bir an önce ateşkes ve müzakere koşullarına dönüşmesi için barışı haykırmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.