HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ:

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ:
HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ:
- "MHP çağ dışı kalmış Türkiye siyasi tarihinin karanlığına gömülmesi gereken bir anlayışla, kırmızı çizgici ve yok sayıcı bir anlayışla hareket ediyor. Kimsenin HDP'nin varlığını da gücünü de reddetme gibi bir şansı yok" - "Erken seçimin ihtimal olarak telaffuz edilmesi bile yanlıştır, seçmen iradesine karşı yapılan bir haksızlıktır. Bir ihtimal olarak tartışılmamalı, Sayın Davutoğlu şu an koalisyon ihtimalleri üzerinde durmalı"

VAN (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, " MHP çağ dışı kalmış Türkiye siyasi tarihinin karanlığına gömülmesi gereken bir anlayışla, kırmızı çizgici ve yok sayıcı bir anlayışla hareket ediyor. Kimsenin HDP'nin varlığını da gücünü de reddetme gibi bir şansı yok" dedi.

Yüksekdağ, HDP Van milletvekilleri Remzi Özgökçe, Selami Özyaşar, HDP Van İl Eşbaşkanları Veysi Dilekçi ve Derya Hayva ile Van Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya ve belediye yöneticileri tarafından karşılanan Yüksekdağ, burada yaptığı konuşmada, 7 Haziran seçimlerinin ardından milletvekili sayılarında büyük bir artış yaşandığını anımsatarak, bunun siyaset ve yerel yönetimlerin birlikte çalışma kanallarının güçlenmesi anlamına geldiğini söyledi.

Siyasi iktidarın tekelci ve partizan anlayışı nedeniyle yerel yönetimlere gösterdiği ayrımcılığın belediye çalışmalarına da yansıdığını ancak bundan sonra belediyenin sırtını daha çok vekile dayayarak Ankara siyasetinin üstesinden geleceğine inandığını vurgulayan Yüksekdağ, yaşanan ayrımcılığa karşı daha eşit, adil bir hizmet anlayışını Van'a getirebilmek için bir köprü olacaklarını ifade etti.

Yüksekdağ, Meclis'te sadece merkezi siyasi propaganda yapmak için yer almayacaklarını bildirerek, şöyle konuştu:

"Sizin hizmet pratiğiniz, çalışmalarınız belediye ekseninde sürüyor, bizim hizmet zeminimiz de meclistir. Amacımız bütün illerde halkımızın sosyal, ekonomik ve siyasi yaşamını en iyi düzeye getirmektir. Biz 7 Haziran seçimlerinden önce de hemen ardından da çok net şunu söyledik. Hangi partiye oy vermişseniz versin, ne olursa olsun bütün halkımıza eşit mesafede duracağız ve eşit hizmet vereceğiz. Kentin daha ileriye gitmesi ve özgürlüklerin geliştirilmesi için en iyi çalışmayı ortaya koyacağız. Halkımızın beklentileri çok güçlü. Artık Van halkının ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan yüzünün gülmesi gerekiyor. Herkesin, bu kadar yaralı bir kenti daha güçlü ve yeniden ayağa kaldırmak için bütün enerjisiyle çalışması gerekiyor. Biz 7 Haziran'da bunun zeminini hazırladık."

- Erken seçim

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun son dönemdeki söylemlerinin erken seçimin önüne açmaya yönelik olarak değerlendirilemeyeceğine değinen Yüksekdağ, Davutoğlu'nun görevinin, 7 Haziran seçimlerinden birinci çıkan partinin genel başkanı olarak şu ana kadar mümkün olan koalisyon seçeneklerini denemek ve zorlamak olduğunu dile getirdi.

Yüksekdağ, halkın 7 Haziran seçimlerinin ardından AK Parti'ye böyle bir görev verdiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bunu seçimlerden birinci çıkan bir partinin genel başkanının doğru anlaması ve bunun gereğine uygun hareket etmesi gerekir. Davutoğlu tarafından erken seçimin adının bile anılmaması gerekiyor. Seçimlerin üzerinden bir ay geçmiş ve bu süre boyunca Türkiye hükümetsizlik sorunu yaşıyor. Böyle bir eşikte Davutoğlu'nun ilk ve tek söylemesi gereken söz, 'hükümet kuracağım en iyi koalisyon seçeneğini yaşama geçireceğim' demek olmalıdır. Davutoğlu'nu bunu söylemeye davet ediyoruz. Sayın Davutoğlu, bugüne kadar hangi görüşme yapılmış, hangi koalisyon tartışması yapılmış, masaya konulmuş, çözümsüz kalınmış da erken seçimi bir ihtimal olarak telaffuz ediyor. Erken seçimin ihtimal olarak telaffuz edilmesi bile yanlıştır, seçmen iradesine karşı yapılan bir haksızlıktır. Bir ihtimal olarak tartışılmamalı, Sayın Davutoğlu, şu an koalisyon ihtimalleri üzerinde durmalı."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın da hükümetin kurulması konusunda seçimlerden birinci çıkan partinin genel başkanı olarak Ahmet Davutoğlu'nu görevlendirmesi ve yetkilendirmesi gerektiğine işaret eden Yüksekdağ, ülkede ne yazık ki siyasi iktidarı oluşturan kişilerin, liderlerin, kurumların kendi görevini yapmadığını ileri sürdü.

- "Siyasette tıkanma yok"

Yüksekdağ, şu anda siyasette bir tıkanmanın olmadığını, "koalisyon kurmam, hükümetin kurulmasını istemem, erken seçimi isterim" diyen bir çoğunluğun bulunmadığını aktararak, şunları kaydetti:

"Erken seçimi isteyenlerin kimler olduğunu Türkiye kamuoyu çok iyi biliyor. Cumhurbaşkanı istiyor erken seçimi. AKP şu anda açık şekilde erken seçim seçeneğini desteklemese dahi koalisyon kurma çalışmalarını yeterince hızlandırmıyor ve nitelikli şekilde sürece müdahale etmiyor. Bütün süreçler tamamlandı. Meclis başkanı seçildi. Siyasetin kurumlarında herhangi bir işleyiş sorunu yaşanmıyor. Sorun düne kadar siyasi iktidarı oluşturan partidedir. Onlarda bir işleyiş sorunu var. Mekanizmayı işletmeme ve sorun çıkarma durumu var. Cumhurbaşkanı da Sayın Davutoğlu da sorun çıkarmamalı, sorun çözmelidir. Sorun çözmek istiyorsa bugün siyasi bir parti halkın dediğini yapmak zorundadır. Halk 'koalisyon kurun' dedi, koalisyon kurulması için çalışmaların hızla başlatılması gerekiyor. Bize gelen koalisyon tekliflerinin hiçbirine kapımızı kapatmadığımızı en başından dile getirdik. Bu zamana kadar da Türkiye'de sorun yaratmak için değil çözmek için siyaset yaptık. Demokratik çözüm ve barış sürecinin önündeki sorunları ortadan kaldırmak için ciddi siyasi sorumluluk üstlendik."

- "HDP'ye karşı kırmızı çizgi siyaseti izleniyor"

7 Haziran'dan itibaren koalisyon için veya hükümetin kurulması sürecinde kendilerine doğrudan ya da dolaylı bir rol düşerse bu rolü yerine getirmekte tereddüt etmeyeceklerini açıkladıklarını anlatan Yüksekdağ, "Biz böyle yaklaşırken bu zamana kadar iktidarda olan ya da olmayan sistem partileri bize karşı, bizim gibi samimiyetle ve sorun çözücü bir yerden yaklaşmıyor. Örneğin kırmızı çizgiler, blokajlar, barajlar bizden gelmiyor. Halkımız ne istiyorsa, halkımızın çıkarı neyi gerektiriyorsa biz bunun gereğini yerine getiririz. MHP başta olmak üzere AKP iktidarı da dahil olmak üzere HDP'ye karşı kırmızı çizgi siyaseti izleniyor. Bu Türkiye'deki sistem siyasetinin temel sorunlarından biridir" ifadelerini kullandı.

Yüksekdağ, seçimlerin ardından kimlerin kriz içinde olduğunun ortaya çıktığını, parti olarak çok rahat olduklarını, herhangi bir gerilim, telaş ve kontrolsüzlükle görevlerine yaklaşmadıklarını bildirerek, şu ifadelere yer verdi:

"Bu zamana kadar devlet siyasetini oluşturan sistem partileri ciddi bir kriz içindedir. MHP çağ dışı kalmış Türkiye siyasi tarihinin karanlığına gömülmesi gereken bir anlayışla, kırmızı çizgici ve yok sayıcı bir anlayışla hareket ediyor. Kimsenin HDP'nin varlığını da gücünü de reddetme gibi bir şansı yok. Ne derseniz deyin, HDP'nin sizle aynı sayıda vekille mecliste olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz. HDP, Türkiye toplumunun halklarının demokratik gerçeği ve geleceğidir. Demokratik seçimi ve tercihidir. Davutoğlu bir açıklamasında koalisyon için iki seçeneklerinin olduğunu söyledi. AKP- CHP ya da AKP-MHP seçenekleridir. 'HDP ile koalisyon uzak bir seçenektir, mümkün değildir' diyen Davutoğlu'nun kendisidir. Yakında genel koalisyon çerçevemizi somut olarak açıklayacağız. Koalisyonla bir hükümet kurulursa ne olmalı sorusuna cevabımızı 3 başlıkla topladık. Barış, adalet ve demokrasi. Bu başlıklar altındaki en acil sorunları öne aldığımız bir ilkeler çerçevemiz ve anlayışımız var. Bunlar bizim değil Türkiye'nin öncelikleri. Bunlarda anlaşabildiğimiz, bir araya gelebildiğimiz her türlü siyasi seçenek ve alternatif bizim açımızdan makul olur. Halkımızın bize verdiği görevi yerine getirme sorumluluğunu da terk etmeyiz."