Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
- Van Baro Başkanlığı, Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı

VAN (AA) - Van Baro Başkanlığı, 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı.

Kadın avukatlar kadına yönelik şiddeti protesto ederken, erkek avukatlarda yapılan basın açıklamasına destek verdi. 

Kadın avukatlar adına basın açıklamasını okuyan Hülya Korkmaz, böyle bir güne ihtiyaç duyulmasının üzücü, ancak mücadelenin uluslararası boyuta taşınmış olmasının önemli olduğunu bildirdi. 

Dünya üzerinde yaşayan tüm kadınların maruz kaldıkları cinsiyete dayalı şiddetin temelinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığının yattığını, kadınların toplumun her alanında ayrımcılığa ve şiddete maruz kaldığını belirten Korkmaz, "Ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınların birey olduğu unutulmayarak ve anayasada belirtilen pozitif ayrımcılıktan faydalandırılarak gerçek manada eşitliği sağlanmalıdır. Kadına yönelik şiddetin fiziksel, cinsel, ekonomik ve manevi şiddet olarak her türlüsünün yaygın olarak uygulandığı ülkemizde, şiddetin en ağır biçimi olan cinayetlerde de inanılmaz derecede bir artış vardır" dedi. 

2014 yılı verilerine göre, kasım ayına kadar 255 kadının hunharca katledildiğini, faillerin tamamının erkek olduğuna dikkati çeken Korkmaz, kadın erkek eşitliğinde, Türkiye 'nin dünya sıralamasında 134 ülke arasında 126'ncı sırada yer almasının da söz konusu eşitliğin uygulanmasında, sınıfta kaldığının apaçık göstergesi olduğunu kaydetti.

Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 6284 sayılı kanun ile her ne kadar kadınlar koruma altına alınmak istenmişse de bu kanun ne şiddet olaylarını azaltabilmiş ne de önleyebilmiştir. Koruma altındayken dahi kadınların hayatlarını kaybettikleri ve korunamadıkları ortadır. Yaşanan bunca şiddet olayına karşı her türlü önlemi almakla yükümlü olmakla devletin şiddet olaylarını açık bir şekilde kınaması, kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması ve var olanların durumlarının iyileştirilmesi, cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaların kaldırılması, toplumsal farkındalığın sağlanması için eğitim programlarının gerçekleştirilmesi, kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanması ve caydırıcı yasal tedbirler alınması gerekmektedir."