Köyde öğretmen olmak

Köyde öğretmen olmak
Köyde öğretmen olmak
- Türkiye'nin farklı illerinden gelerek en ücra köylerde görev yapan öğretmenler, bir taraftan öğrencilerini eğitiyor, bir taraftan da bölgenin şartlarına uyum sağlamak için çaba gösteriyor - Türkiye şampiyonluğunu geride bırakıp öğretmen olan Buket Süslü: "3 adım atlama salon yarışmasında Türkiye şampiyonluğu elde ettim. Sonra zirvede bıraktım ve öğretmen oldum" - Öğretmen Büşra Dağlı: "İlk başka soba yakmayı bilmiyordum ve montla duruyorduk. Ama olmuyordu. Şimdi soba yakmayı öğrendim" - Adanalı Begüm Aka İşbilir: "Buranın soğuk olması, şartlarının zor olmasına rağmen öğretmen olarak burada yaşamak her şeyden daha güzel"

VAN (AA) - SITKI YILDIZ-ALİ DAĞER - Türkiye 'nin çeşitli bölgelerinden gelerek Van'ın ücra köylerinde görev yapan öğretmenler, bir taraftan öğrencilerine eğitim veriyor, bir taraftan da köy yaşamına alışıyor.

Erkek öğretmenlerin okulun kışlık ihtiyacı olan odunları Kırkdeğirmen köyündeki ağaçlık bölgeden vatandaşların yardımıyla sağladığı,  kadın öğretmenlerin de bu odunları taşıyarak çetin geçen kış döneminin hazırlığını yaptığı Erciş ilçesine bağlı Kırkdeğirmen İlkokulunda, öğretmenler arası dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergileniyor.

Soba yakmayı öğrencilerinden öğrenen ve sıcak bir ortamda ders işlemenin mutluluğunu yaşayan öğretmenler, yaşadıkları zorluklara ve imkansızlıklara rağmen çocuklara iyi bir gelecek sunmanın uğraşını veriyor.

Sınıf öğretmeni Büşra Dağlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul 'dan iki ay önce Erciş'e gelerek göreve başladığını belirtti.

Daha önce Ankara 'nın doğusunu görmediğini anlatan Dağlı, kafasındaki birçok soru işaretiyle geldiği ilçede ilk günler büyük sıkıntı yaşadığını, ancak ilerleyen günlerde tüm sıkıntıları geride bırakıp öğrencilerini okutmanın çabasını gösterdiğini söyledi.

Dağlı, kış mevsiminin gelmesi ve havaların soğumasıyla soba yakmayı öğrendiğini vurgulayarak, "Sobanın üfleyerek daha iyi yanacağını öğrencilerimden öğrendim. Ayrıca hangi odunun daha iyi yanacağını da yine çocuklar öğretti. Daha önce hiç soba yakmadığım için ilk zamanlar sınıfta montla oturuyorduk. Ama şimdi alıştım ve sıcak bir ortamda dersimizi işliyoruz" dedi.

-Türkiye şampiyonluğu bırakıp sınıf öğretmeni oldu

Bölümünü birincilikle bitirdikten sonra akademisyenlik ve öğretmenlik arasında seçim yapmak zorunda kaldığını ve tercihini öğretmenlikten yana kullandığını anlatan İzmirli Buket Süslü de köyde öğretmenlik yapmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Süslü, aynı zamanda atletizmle ilgilendiğini ve müsabakalarda çeşitli dereceler elde ettiğini bildirerek, "3 adım atlama salon yarışmasında Türkiye şampiyonluğu elde ettim. Sonra zirvede bıraktım ve öğretmen oldum" diye konuştu.

Kırkdeğirmen köyündeki insanlarla sürekli bir arada olduklarını, gerek taziyelerinde gerekse düğünlerinde vatandaşları yalnız bırakmadıklarını belirten Süslü, gerçekleştirdikleri ev ziyaretleriyle de özellikle kadınlarla bir araya geldiklerini söyledi.

Okula gönderilmeyen kız çocuklarının eğitime kazandırılması için velileri ziyaret ederek ikna etmeye çalıştıklarına değinen Süslü, "Ziyaret ettiğimiz evlerde ailelerle görüştük ve ikna ettik. Şimdi kız çocuklarının okula geldiğini görünce çok mutlu oluyorum. Köylüler de bizi çok seviyor ve sürekli yardımcı oluyorlar" ifadelerini kullandı.

-"Köy çocuklarının daha fazla ihtiyacı var"

Adanalı anasınıfı öğretmeni Begüm Aka İşbilir de 3 yıldır okulda görev yaptığını kaydederek, köy şartlarına alışmanın kendisi için kolay olmadığını ancak köylülerin desteğiyle bu tür sorunların üstesinden geldiğini ifade etti.

Soba yakmayı okulda öğrendiğini bildiren İşbilir, şöyle dedi:

"Köy ekmeğini, yoğurdunu, yumurtasını burada tattım. Adana buraya göre çok sıcak. Ama burada, soğuk olması ve şartlarının zor olmasına rağmen öğretmen olarak görev yapmak her şeyden daha güzel. Yaptığınız işin anlamlı olduğunu burada fark ediyorsunuz. Buradaki çocukların size çok daha fazla ihtiyacı olduğunu görüyorsunuz. İnsanlarla sıcak iletişiminiz oluyor. Mesela düğünlere katıldık, yemeklerini yedik. Cenazeler olduğunda taziyeye de gidiyoruz. Köy halkı da bizi aralarına almaktan memnuniyet duyuyor. Biz de bunları onlarla paylaştığımız için mutluyuz."

Isparta'dan iki ay önce gelerek göreve başlayan Faden Kızaklı ise alışık olmadığı köy yaşantısında her gün yeni şeyler öğrendiğini belirterek, bölge ve köy şartlarının zor olmasına rağmen yılmadıklarını, aksine daha fazla güç kazandığını ifade etti.