Kurbanlıklarda "çözüm süreci" bereketi

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan çözüm sürecinin etkisiyle hayvancılığın eski canlılığına kavuştuğu Van'da, Kurban Bayramı öncesi büyük hareketlilik yaşanıyor - Binlerce büyük ve küçükbaş hayvanın batı illerine sevk edildiği kentte, hayvan pazarında da yoğunluk yaşanıyor - Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Altuner: "Geçen yıl Van'dan yaklaşık 106 bin küçükbaş, 6 bin büyükbaş hayvan kurbanlık olarak batı illerine sevk edildi. Bu yıl çözüm sürecinin de etkisiyle geçen yılki sayıyı geçmeyi hedefliyoruz"

VAN (AA) - CEMAL AŞAN-SITKI YILDIZ - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan çözüm sürecinin etkisiyle hayvancılığın eski canlılığına kavuştuğu Van'da, Kurban Bayramı öncesi büyük hareketlilik yaşanıyor.

Geçmiş dönemlerde canlı hayvan varlığıyla ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılandığı ancak terör olayları nedeniyle hayvancılığın bitme noktasına geldiği Van'da, çözüm süreci kapsamında yasaklı yayla ve meraların kullanıma açılması ve teşviklerin uygulanması hayvan varlığında artış sağladı.

Son zamanlarda hayvancılık alanında yaşanan hareketlilik ile Türkiye 'deki küçükbaş hayvan varlığında birinci sıraya yerleşen kentte, Kurban Bayramı öncesi hayvan sevkıyatı da üreticilerin yüzünü güldürdü. 

Yüzlerce üretici ve çiftçi, aylar öncesinden büyük emek harcayarak büyüttükleri hayvanları satabilmek için Akdeniz, Ege, Orta Anadolu ve Marmara bölgelerine götürmeyi tercih ederken, Van'daki canlı hayvan pazarında da büyük hareketlilik yaşanıyor. 

Kurbanlıkların 350 lira ile 8 bin lira arasında alıcı bulduğu pazara gelip büyük ve küçükbaş hayvanları inceleyen vatandaşların, beğendikleri hayvanları alabilmek için yaptıkları sıkı pazarlık ise dikkati çekiyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fevzi Altuner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldığını anımsatarak, aylar öncesinden bayram için hazırlıklara başlayıp gerekli önlemleri aldıklarını söyledi.

-"Hayvanların tek tek kimlikleri çıkarılarak, sağlık kontrolleri yapılıyor"

Altuner, Van'daki sevkıyatların son günlerde hızlandığını belirterek, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin birçok bölgesine Van'da üretilen hayvanların sevkıyatı gerçekleştirildi. Ancak sevkiyat öncesinde hayvanların işletme kayıt belgesi, kimlikleri oluşturuluyor. Sisteme bağlı olmayan hayvanlar sevk edilemiyor. Hastalıklarla mücadele konusunda da sevkıyat öncesinde zorunlu aşılamalar var. Bunların sevkten 15 gün önce tamamlanması gerekiyor. Daha sonra veteriner hekimler tarafından düzenlenen sevk raporuyla nakli yapılıyor. Hayvanların yükleneceği aracı kullanacak sürücünün, sürücüye eşlik edecek olan hayvan sahibinin kurumumuz tarafından önceden hazırlanan eğitimden geçmesi, bunu başarılı bir şekilde tamamlayarak sertifikayı alması gerekiyor."

-"Geçtiğimiz yıl 112 bin hayvan sevkıyatı yapıldı"

Van'dan diğer bölgelere hızlı bir sevkıyatın söz konusu olduğunu ve kurbanlıkların önemli bir kısmının kentten gönderildiğini vurgulayan Altuner, "Şu anda ilimizden kurbanlık amacıyla dışarı sevk edilen hayvan mevcudumuz büyükbaşta 7 bin 500, küçükbaşta ise 80 bin dolayında. Geçen yıl Van'dan yaklaşık 106 bin küçükbaş, 6 bin büyükbaş hayvan kurbanlık olarak batı illerine sevk edildi. Bu yıl çözüm sürecinin de etkisiyle geçen yılki sayıyı geçmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 

Altuner, bazı dönemlerde kentte kırmızı et miktarı ve hayvan sayısı bakımından sıkıntıların olduğuna dair spekülatif haberlerin yapıldığını, bunların gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, bu spekülasyonların, et fiyatlarının yükseltilerek üretim yapan insanların yerine aracıların kazanmasını sağlamak amacıyla yapıldığına dikkati çekti. 

Kentte hiçbir zaman et ve hayvan sıkıntısının yaşanmadığını, sevk edilen hayvan sayılarından da bunun ortaya çıktığını aktaran Altuner, bu durumun Türkiye içinde geçerli olduğunu, et fiyatlarının da makul seviyede tutulduğunu söyledi. 

-"Çözüm sürecinin yansımaları görülüyor"

Kurban keserek vatandaşların dini vecibelerini yerine getirirken, üreticilerin de bir yıllık emeklerinin karşılığını aldığı bu dönemlerde tatlı bir hareketliliğin yaşandığını kaydeden Altuner, şunları kaydetti:

"Şu anda yürütülen bir çalışma var. Hayvancılıkta da bunun yansımaları görülüyor. Üreticilerimizin yaptıkları yatırımın karşılığını alabilmeleri için katma değeri yükseltmeleri gerekiyor. Bunun için kaba yem ihtiyacının karşılanması lazım. Kaba yemlerin bedava olarak elde edildiği alanlar meralardır. Meraları kullanabildiğimiz, verimli olarak faydalandığımız sürece biz bu sürecin nimetlerinden yararlanabiliriz.

Koyun varlığında Türkiye birincisiyiz. Meracılığa dayalı hayvancılık var. Mera varlığının yüzde 10'u ilimizde. 1 milyon 359 bin hektar meramız var. Meraya dayalı hayvancılık yapıldığı için 2 milyon 500 bin civarında küçükbaş hayvanımız var. Büyükbaş hayvancılık konusunda da Türkiye'nin birçok ilinden daha fazla hayvan varlığına sahibiz."