Lise öğrencileri Adır Adası'nı tanıtacak

Lise öğrencileri Adır Adası'nı tanıtacak
Lise öğrencileri Adır Adası'nı tanıtacak
- Van'da iki lise öğrencisi, yaz tatilinde kaçak kazıları önlemek amacıyla Van Gölü'ndeki Adır Adası ve adadaki tarihi eserlerin tanıtımı için proje hazırladı - YYÜ Öğretim Üyesi Öztürk: "Adadaki eserlerin yüzde 70'lik kısmı bir asırdır bakımsızlık, ilgisizlik, doğanın olumsuz etkileri ve definecilerin yaptığı kazılar sonucunda maalesef tahrip olmuştur" - Lise öğrencisi Baycan: "Burası bilinmediği sürece, adada kaçak kazılar devam edecek. Eserler yıkılacak, zarar görecek ve yok olup gidecek. Bunu engellemek için adanın turizme kazandırılması gerekir"

VAN (AA) - SITKI YILDIZ - Van'da iki lise öğrencisi, Adır Adası'ndaki kaçak kazıları önlemek ve tarihi eserlerin tanıtımı için proje hazırladı.

Van Gölü'ndeki en büyük ada olarak bilinen, üzerinde 11. yüzyıldan kalma kilise bulunan Adır Adası'nın turizme kazandırılması ve buradaki kaçak kazıların önlenmesi için çalışma başlatan lise öğrencileri, proje oluşturdu. 

Kentteki akademisyenlerin de destek verdiği çalışma sonucunda iki öğrenci tarafından hazırlanan proje,   Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'na (TÜBİTAK) sunulacak.

Öğrenciler, projeyle, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı'nın her yıl bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, matematik, coğrafya, psikoloji, sosyoloji, tarih ile Türk Dili ve Edebiyatı alanlarında düzenlediği "Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması"na katılacak.

- Tatil yerine proje hazırladılar

Ahmed-i Hani Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencileri Sümeyye Baycan ile Sümeyye Otice yaz tatilinde gezip, eğlenmek yerine, Adır Adası'nın turizme kazandırılması için çalışma yaptı.

Lise öğrencisi Baycan AA muhabirine, yaz tatiline girmeden önce geldikleri adada tarihi yapıları gördükten sonra proje üretmeye karar verdiklerini anlattı.

Rehber Öğretmeni Fatih Cingü'nün de desteğini alarak proje hazırlamaya başladıklarını kaydeden Baycan, şöyle konuştu:

"Adır Adası ve kiliseyi turizme kazandırılabilecek yolları araştırdık. Projede, ada, kilise ve diğer yapıların tekrar ayağa kaldırılması için yapılması gerekenler yer alacak. Bunun için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile de iletişime geçeceğiz. Onlara da projemizi tanıtacağız. Ada bilinmediği sürece, kaçak kazılar devam edecek. Eserler yıkılacak, zarar görecek ve yok olup gidecek. Bunu engellemek için adanın turizme kazandırılması gerekir."

Otice ise adadaki eserlerin gün yüzüne çıkarılması için kazı ve restorasyon çalışmalarının yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

- Adadaki eserler, projeyle hayat bulacak

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi ve Van Gölü Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı Bölge Koordinatörü Şahabettin Öztürk de öğrencilerin hazırladığı projeyi desteklediklerini söyledi.

Öğrencilere ada, yapıyla ilgili teknik bilgiler ve yapının mimarisi hakkında bilgiler verdiklerini anlatan Öztürk, adanın Van Gölü'ndeki en büyük ada olduğunu, bunun yanında adada önemli bir dini yapının bulunduğunu kaydetti.

11. yüzyıldan 1915'li yıllara kadar adanın aktif olarak kullanıldığını ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adadaki eserlerin yüzde 70'lik kısmı, bir asırlık sürede bakımsızlık, ilgisizlik, doğanın olumsuz etkileri ve definecilerin yaptığı kazılar sonucunda maalesef tahrip olmuştur. Eski kaynaklardan, özellikle fotoğraf ve diğer belgelerden yapının orijinal halinin nasıl olduğunu biliyoruz. Bu konuda yeterince kaynak var. Öncelikle adanın genel makro ölçekte ele alınması ve ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor. Yapının hem içindeki hem de çevresindeki kalıntıların, bilimsel bir kazıyla ortaya çıkartılması gerekir."

Öztürk, adanın kültür turizmine ciddi katkı sağlayacağını belirterek, "Van'da lise eğitimini sürdüren iki öğrencinin ada için TÜBİTAK'a proje hazırlaması son derece önemlidir. Bu bilincin lise değil, ilköğretimden başlayarak öğrencilere verilmesi gerekiyor. Özellikle mimarlık ve sanat tarihi gibi derslerin mutlak suretle öğrencilere daha ilköğretim çağında öğretilmesi gerekir" dedi.