Mursi'ye verilen idam cezası

Mursi'ye verilen idam cezası
Mursi'ye verilen idam cezası
- Darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'ye, "Hapishaneler baskını" davasında idam kararı verilmesine Van, Muş ve Bitlis'te tepki gösterildi - YYÜ Rektörü Prof. Dr. Battal: "Halkın büyük çoğunluğunun oyuyla seçilen insanlara verilen idam kararları kabul edilemez" - MHP Van İl Başkanı Güngöralp: "Parti olarak idam kararlarına karşıyız. İnsanlar sandıkla görevinin başına gelmeli ve yine sandıkla gitmelidir" - Hüda Par Muş İl Başkanı Çağlayan: "Bu kesilen cezanın gerçekten de tasvip edilecek, tutulabilecek hiçbir tarafı yoktur" - Medrese Alimleri Vakfı Genel Sekreteri Yakışık: "Mısır'da seçilmiş cumhurbaşkanına yapılanları kınıyor, darbeci Sisi ve yandaşlarını telin ediyoruz"

VAN (AA) - Van, Muş ve Bitlis'te, Mısır Mahkemesi'nin "hapishaneler baskını" davasında, Muhammed Mursi'ye idam cezası verilmesine farklı kesimlerden tepki geldi.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, Mısır mahkemelerinde verilen kararların hukuksuz olduğunu ve halkın yüzde 52 oyuyla seçilen yönetimin haksızca yargılandığını söyledi.

Halkın büyük çoğunluğunun oyunu alarak seçilen bir cumhurbaşkanının haksız, hukuksuz gerekçelerle yargılanmasını başından bu yana lanetlediklerini, telin ettiklerini bildiren Battal, şöyle dedi:

"Halkın büyük çoğunluğunun oyuyla seçilen insanlara verilen idam kararları kabul edilemez. Demokrasilerde olduğu gibi halkın çoğunluğunun oyuyla seçilen bir yönetimin haksızca yargılanması kabul edilir değildir. Bu nedenle idam kararını kabul etmiyoruz. Ayrıca yine Muhammed Mursi hakkındaki başka bir idam kararının müebbet hapis cezasına dönüştürülmesini de lanetliyoruz. Demokratik şekilde yapılan seçimleri kazanan cumhurbaşkanını hukuksuz şekilde yargılayarak idam cezası verme, sonra da bir lütuf yapılıyormuş gibi cezanın müebbete çevrilmesi demokrasiyle alay etmek anlamına geliyor. Yaşanan tüm bu gelişmeleri kınıyor ve Mursi'nin serbest bırakılarak cumhurbaşkanlığı görevinin başına dönmesini istiyoruz."

MHP Van İl Başkanı Salih Güngöralp ise  parti olarak insanların idam edilmesine karşı durduklarını, bu idam kararını da kabul etmediklerini belirtti.

Güngöralp, "Halkın oyuyla seçilen insanlar hakkında hukuksuz gerekçelerle idam kararı verilmesini kabul etmiyoruz. Parti olarak idam kararlarına karşıyız. İnsanlar sandıkla görevinin başına gelmeli ve yine sandıkla gitmelidir. İşleyiş ülkemizde ve demokratik ülkelerde olduğu gibi olmalıdır ancak insanların büyük çoğunluğunun oyuyla göreve seçilenleri hukuksuzca yargılayarak haklarında olumsuz karar verilmesini kabul etmiyoruz. Halkın tercihi ne ise tüm kesimlerin buna saygı göstermesi gerekir" diye konuştu. 

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Kuruluşu Van yöneticisi Ercan Çiplak da Mısır mahkemelerinin verdiği idam kararına tepki göstererek, şunları kaydetti:

"Mısır'ın seçilmiş ilk ve tek cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi hakkında verilen idam kararı tüm dünyanın önünde sergilenen bir tiyatro gibi. Müslüman halka demokrasiyi en mükemmel sistem olarak dayatan batı medeniyetlerinin Mısır'daki darbeye karşı tavrı kendi putunu yemek gibi bir şey. Müslüman toplumlar bu medeniyetin Mısır'daki iki yüzlülüğünü unutmayacaktır."

- Muş

Hüda Par Muş İl Başkanı Şirin Çağlayan ise demokrasiden söz eden dünya sistemlerinin, Mursi'ye ve Mursi gibilere böyle bir cezayı biçtiğine değinerek, "Dünya müstekbirleri dönüp kendi tarihlerine bakarlarsa geçmişte zulüm üzerine kurmuş oldukları düzen ve sistemlerinin nasıl bir akıbete uğradığını göreceklerdir" ifadelerini kullandı.

Verilen cezanın, genelde Mısır halkına özelde ise İhvan'ın yönetici kadrosuna kesildiğini söyleyen Çağlayan, şöyle konuştu:

"Zalimler yakında nasıl bir akıbete uğrayacaklarını kesinlikle göreceklerdir. Bu kesilen cezanın gerçekten de tasvip edilecek, tutulabilecek hiçbir tarafı yoktur. Bu zulümdür. Özelde tüm İslam aleminin genelde demokrasi çığırtkanlığı yapan tüm dünya halklarının bu zulme karşı çıkıp bu cezanın geri çevrilmesine ya da durdurulmasına yönelik ciddi girişimlerde bulunmaları gerekir. Biz de Hüda Par olarak üzerimize düşen vazifemizi yerine getirmeye çalışacağız."  

Anadolu Gençlik Derneği Muş Şube Başkanı Aydın Suna da kararın gayri ahlaki ve Müslümanları sindirmeye yönelik bir zulüm olduğuna dikkati çekerek, "Refah-Yol hükumetini 28 Şubat döneminde baskıyla indirdiler. Aynı şekilde Mısır'da da Müslümanlara tahammül edemiyorlar" dedi.

Kararın hukuksuz olduğunu aktaran Suna, "Bu, kukla hükumetin, kukla cumhurbaşkanının bir baskısıdır. Şiddetle kınıyor, lanetliyoruz. Mısır'da Firavuni düşünce halen devam ediyor. Bu karar için üzüntülüyüz. Kukla cumhurbaşkanı ve iktidarın bu karardan vazgeçmesini istiyor, lanetliyoruz ve zalimler için yaşasın cehennem diyoruz" şeklinde konuştu.

- Bitlis

Medrese Alimleri Vakfı (MEDAV)  Genel Sekreteri Nizamettin Yakışık ise dünyadaki tüm zulümlere karşı olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Hangi dine mensup olursa olsun, mazlumun yanında yer almak dinimizin gereğidir. Peygamber Efendimizin Hilful Fudul Antlaşması'nda ifade ettiği gibi, biz de ilelebet mazlumun yanında yer aldığımızı belirtiyoruz. Mısır'da seçilmiş cumhurbaşkanına yapılanları kınıyor, darbeci Sisi ve yandaşlarını telin ediyoruz. Bu demokrasiye, insan haklarına ve İslamiyete yapılmış bir darbe ve zulümdür. Bu zulmün karşısında, mazlumun da yanında yer aldığımızı belirtiyoruz."

Hüda Par Bitlis İl Başkanı Celal Gül de gayrimeşru Mısır hukukunun, meşru bir şekilde iktidara gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de aralarında bulunduğu İhvan-ı Müslimin yetkililerine idam kararı verilmesini protesto ettiklerini söyledi.

Gayriresmi Mısır mahkemelerinin verdiği idam kararının hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığını dile getiren Gül, şunları ifade etti:

"Özellikle Orta Doğu'da Müslümanların başına gelenlerin ve son olarak Mısır'ın seçilmiş cumhurbaşkanının da içinde bulunduğu İhvan-ı Müslimin üyelerine verilen idam cezalarının onanması ve ümmetin dağınıklığının, zalimleri ne kadar cesaretlendirdiğine şahit oluyoruz. Tarihin sayfaları, Firavunların batıl davaları ve saltanatlarının devamı için, Müslümanları kadın, erkek, çoluk çocuk demeden nasıl şehit ettiklerinin örnekleriyle doludur. Firavunların Müslümanlara karşı acımasızlığı tarih boyunca devam etmiştir."

Kararın insanlığa, demokrasiye ve insan haklarına aykırı olduğunu bildiren Gül, "Böyle bir kararı hiçbir şekilde meşru görmüyor ve tanımıyoruz. İnsanlık duygusunu taşıyan herkesi bu kararları protesto etmeye davet ediyoruz. Hukuksuzca verilen kararların iptali için söz sahibi olan başta Türkiye olmak üzere, tüm ülkelerin yetkililerini göreve davet ediyoruz" dedi.