Obez anne ve oğlu cerrahi yöntemle zayıflıyor

Obez anne ve oğlu cerrahi yöntemle zayıflıyor
Obez anne ve oğlu cerrahi yöntemle zayıflıyor
- Ağrı'nın Patnos ilçesinde obezite şikayetiyle Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'ne başvuran, cerrahi yöntemle zayıflamaya başlayan anne ile oğlu birbirlerine destek olarak tedavi oluyor -Anne Güney: "Ameliyata girmeden önce 116 kiloydum. Yaklaşık 1,5 ay oldu ve şu an 99 kiloya indim. Tedavi sürecinde hocalarımızı dinledim ve çok faydasını gördüm"

VAN (AA) - Ağrı'nın Patnos ilçesinden obezite şikayetiyle Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi'ne başvuran, cerrahi yöntemle zayıflamaya başlayan anne ile oğlu birbirlerine destek olarak tedavi oluyor.

Patnos'ta 116 kiloya ulaşan obezite hastası 45 yaşındaki Yeliz Güney ile 150 kilodaki oğlu 17 yaşındaki Doğukan Güney, zayıflamak için YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Obezite ve Diyabet Cerrahisi Merkezi'nde tüm mide ameliyatı oldu.

Diyabet merkezinde yapılan ameliyatla anne Güney 1,5 ayda 17 kilo, oğlu Doğukan ise bir haftada 9 kilo verdi.

Anne Güney, gazetecilere yaptığı açıklamada, ameliyat sonrası olumlu sonuçlar aldıklarını, cerrahi müdahalenin ardından medikal tedavi sürecine başladıklarını söyledi.

Ameliyata oğluyla girmeyi düşündüğünü, doktorların uygun görmediğini anlatan Güney, şöyle devam etti:

"Ben oldum sonra benden sonra da oğlum oldu. Ameliyata girmeden önce 116 kiloydum. Yaklaşık 1,5 ay oldu ve şu an 99 kiloya indim. Kilo almaya ikinci çocuğumdan sonra başladım. Her ne kadar spor yaptıysam da zayıflayamadım. En sonunda eşim, oğlumu tahlil için getirmişti. Oğlumun ısrarı üzerine ben de geldim. Bu bana da ona da cesaret oldu. Kararımı verdim ve tedaviye başladım. Tedavi sürecinde hocalarımızı dinledim ve çok faydasını gördüm. Şu an çok memnunum. Umarım böyle devam eder." 

Doğukan Güney ise çocukluğundan itibaren çok kilolu olduğunu, bu durumun gittikçe daha da zorlaştığını anlattı.

Annesiyle zayıflamak için birçok yöntemi denediğini anlatan Güney, şöyle devam etti:

"Spor yaptık, diyet uyguladık ancak ne kadar kilo versek daha sonrasında yeniden geri alıyorduk. Ameliyat olmaya karar verdikten sonra yaptığımız araştırmalar bizi bu hastaneye yönlendirdi. Buraya geldiğimde 150 kiloydum. Yaklaşık 1 hafta oldu ve 9 kilo verdim. Annemle  tedaviye başlamamın en büyük nedeni birbirimize destek olmamız. Ben tek başıma başlasaydım belki de yapamazdım. Annemle bu işi başaracağıma inanıyorum." 

Obezite ve Diyabet Cerrahisi Merkezi Başkanı Doç. Dr. Aziz Sümer de obeziteye bağlı gelişen "Tip 2" diyabetin modern çağın salgın hastalıklarından olduğunu ifade etti.

Son yıllarda yetişkinlerde sıkça görüldüğünü, ergenlik çağı ile çocuklarda da artış olduğunu ifade eden Sümer, Türkiye 'de yüzde 8'lik bir kesimde obezitenin görüldüğünü kaydetti.

Sümer, sanal alemin sıkça kullanılması, fast food kültürünün yaygınlaşması, çocukların hareketsiz kalmasının bu hastalığın en büyük etkenlerinden olduğuna dikkati çekti. 

Cesaretlerinden dolayı Güney ailesini kutladığını ifade eden Sümer, "Bu ciddi ve aile boyu bir hastalık. Güney ailesinde de aile boyu mevcut. Bu gibi durumlarda eşlerin, ebeveynlerin hastalara destek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu algının yıkılması açısında da Güney ailesi çok güzel bir örnek. Kendilerinin çok sevimli bir obez aile olduğunu diyebilirim. Cerrahi tedavi süreci tamamlanan ailemizin bundan sonraki süreçte medikal tedavi süreci devam edecek. Belirli aralıklarla kontrole gelecekler" dedi.