"Saadet Partisi Kardeşlik Buluşması"

"Saadet Partisi Kardeşlik Buluşması"
"Saadet Partisi Kardeşlik Buluşması"
- SP Genel Başkanı Kamalak: - "Kürt sorunu ne şiddet ve terörle, ne de zoraki asimilasyon politikalarıyla çözülebilir. Mesele ancak kardeşlik hukukuna dayalı bir ümmet bilinciyle Kur'an ve sünnet çerçevesinde çözülebilir"

VAN (AA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Kürt sorunu ne şiddet ve terörle, ne de zoraki asimilasyon politikalarıyla çözülebilir. Mesele ancak kardeşlik hukukuna dayalı bir ümmet bilinciyle Kur'an ve sünnet çerçevesinde çözülebilir" dedi.

Kamalak, partisince Van'da bir otelde düzenlenen "Kardeşlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün zorlu bir süreçten, ağır bir imtihandan geçtiğini belirtti.

"Bizi birbirimize düşürmek, gücümüzü zayıflatmak, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen dış güçler var" diyen Kamalak, konuşmasına şöyle devam etti:

 "Karanlık oyunlarıyla bu aziz milleti yıldırmaya, bezdirmeye, bölmeye ve yok etmeye niyetlenen karanlık güçler var. Dünyayı kendisine köle yapmak isteyen bir 'ırkçı emperyalizm' var. Ülkemizi karıştırmak isteyen bu karanlık mihraklara karşı verilecek en güzel cevap, inançlarımız etrafında birlik ve kardeşliğimize daha fazla sahip çıkmak olacaktır."

Mustafa Kamalak, Türkiye'nin 81 ilini temsilen, her ilden bir milletvekili adayının toplantıya katıldığını belirterek, "Bugün beyaz Toroslarla değil, beyaz güllerle, beyaz güvercinlerle geldik. Kırılan gönülleri onarmak, kardeşliğimizi yeniden güçlendirmek için sevgi dolu yüreklerle geldik. Yüreğimizi elimize alarak geldik. Türkiye'yi yeniden barış ve kardeşlik yurdu yapacak olan, gönül ehli kadrolarla geldik. İslam ümmetini, Kürt, Türk, Arap, Acem, Zaza diyerek parçalamak isteyenlere sesleniyor ve 'yeter artık durun' diyoruz. Kardeş kavgası çıkararak, ülkemizi bölmeye, kaynaklarımızı sömürmeye kalkanlara yeter artık durun diyoruz. Silaha, teröre, kana, gözyaşına 'yeter artık durun' diyoruz. Ve bütün dünyaya haykırıyoruz, biz biriz, biz beraberiz, biz kardeşiz ve biz var olduğumuz sürece kardeşi kardeşe düşürmeye, bu milleti bölmeye gücünüz yetmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.

Birkaç gün önce Şırnak'ın Cizre ilçesine de gittiklerini anımsatan Kamalak, "Bize 'gidemezsiniz, güvenliğiniz yok' dediler. Bu ne demek? Giderseniz cesediniz orada kalır. Allah'ın takdir ettiği ömür ne bir saniye uzar ne bir saniye kısalır. 'Gidemezsiniz' diyenlere uymadık, evimizin bir odasından öbür odasına geçer gibi gittik" dedi.

Siyaseti, mal, ikbal, şan, şöhret, milletvekili ve bakan olmak için yapmadıklarına dikkati çeken Kamalak, siyaseti bu millete hizmet etmek ve Allah'ın rızasını kazanmak için yaptıklarını kaydetti.

Huzur içinde olacakları yaşanabilir bir Türkiye kurmak, mazlumlara yardım edecek güçte, yeniden büyük Türkiye'yi kurmak, İslam birliğini tesis ederek, zulmün değil adaletin, sömürünün değil hakça paylaşımın hakim olduğu yeni bir dünya kurmayı hedeflediklerini anlatan Kamalak, şöyle devam etti:

"Bu yüzden 'Milli görüş hareketi', ilk günden itibaren Kürt meselesiyle yakından ilgilenmiştir. Kürt meselesine en cesur ve en sağlıklı bakışı yapan Refah Partisi ve onun lideri merhum Erbakan olmuştur. Kürt meselesini konuşmanın dahi tabu sayıldığı 25 Şubat 1994 yılında Bingöl'de yaptığı konuşma, bunun somut örneğidir. Bu konuşmadan dolayı merhum hocamız yargılanmış, hapse mahkum edilmiş ve hakkında siyasi yasak getirilmiştir. Şayet milli görüşün o gün söylediği kardeşlik reçetesi dikkate alınsaydı, bugün Türkiye 30 yılını kaybetmemiş olurdu. Binlerce fidanını toprağa vermek zorunda kalmamış olurdu. Analar ağlamaz, yüreklere evlat acısı düşmemiş olurdu. Şimdi bir kez daha uyarıyoruz. Bir kez daha reçetemizi sunuyoruz. Kürt sorunu ne şiddet ve terörle, ne de zoraki asimilasyon politikalarıyla çözülebilir. Mesele ancak kardeşlik hukukuna dayalı ümmet bilinciyle Kur'an ve sünnet çerçevesinde çözülebilir. İslam faktörünü göz önüne almayan hiçbir çözüm ve başarı şansı bulamaz."

- Seçim barajı 

Kamalak, seçime "sıfır barajla" gittiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ne oldu 'kanun mu değişti' diyeceksiniz. Hayır, anayasa değişti. Anayasada baraj diye bir kavram yok. Baraj kanundadır, kanun anayasaya aykırı olamaz. Siz ilinizden, bölgenizden kaç milletvekili çıkaracak kadar oy verirseniz, onları meclise taşımak bizim boynumuzu borcudur. Çünkü bir benzer olayı 1996'da yaşadık. Meclis iç tüzüğüne göre, dönemin meclis başkanı hükümetin güvenoyu aldığını ifade etmişti. Refah kadroları 'hayır,  hükümet güvenoyu almamıştır. Tüzüğe göre almıştır ama anayasaya göre almamıştır' dedi. İzah etti, 'tüzük anayasaya aykırı olamaz' dedi ve neticede kabul oyu ile ret oyu arasında 50 fark olmasına rağmen, konu Anayasa Mahkemesine intikal etti. Anayasa Mahkemesi, 'Refah kadroları doğru söylüyor' dedi ve Mesut Yılmaz hükümetinin güven oyu almadığına hükmetti. Mesut Yılmaz hükümeti düştü ve yerine efsanevi 54. Erbakan hükümeti kuruldu. Şimdi aynı kadrolar diyor ki baraj kanunda var ama kanun anayasa aykırı olamaz." 

Kamalak, programın ardından, Cumhuriyet ve Maraş Caddelerindeki esnafı da ziyaret ederek, vatandaşları selamladı.