"Timar incisi" literatüre kazandırıldı

"Timar incisi" literatüre kazandırıldı
"Timar incisi" literatüre kazandırıldı
- İnci kefaline benzerliği nedeniyle 1980'den bu yana adını duyuramayan ve Türkiye'de sadece Karasu Çayı'nda yaşayan endemik balık türüne, bilim adamlarının çalışmasıyla "Timar incisi" adı verildi - YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Elp: - "Bilim şüpheyle başlıyor ve bu şüphenin üzerine sistematik karakterlerini gözden geçirdiğimizde inci kefali ile uyuşmadığını, Timar incisinin farklı karakterlere sahip olduğunu gözlemledik" - "Timar incisini, Almanya, İstanbul ve YYÜ'den 4 kişilik bir ekip olarak İngiltere'de alanında uzman kişilerin yer aldığı bir dergide yayınladık"

VAN (AA) - SITKI YILDIZ - Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi, Türkiye 'de sadece Van'daki Karasu Çayı'nda yetişen endemik balık türü olan "Timar incisi, literatüre kazandırıldı.

Van Gölü havzasında yer alan, Türkiye-İran sınırına yakın bölgeden kaynak alarak Van il merkezinin kuzeybatısında Çitören sazlığı bölgesinden göle dökülen Karasu Çayı, siraz balığının yanı sıra inci kefali, çöpçü balığı ve 1980'li yıllarda aşılanan sazan balığına yaşam imkanı sunuyor.

1991 yılında bitirilen Sarımehmet Barajı'nın çay suyunun azalmasına neden olması üzerine bölgede son yıllarda araştırmalarını arttıran bilim adamları, çayda endemik bir balık türü yaşadığını belirledi. 120 kilometre uzunluğundaki Karasu Çayı'nın Erciş Karayolu Yumrutepe Mahallesi mevkisinde yapılan araştırmada görev alan YYÜ Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyeleri, çayın 5-6 kilometrelik kısmında inci kefaline benzerliği nedeniyle yavru kefal zannedilen balığı incelemeye başladı.

İnceleme ve araştıramalar sonucunda balığın, inci kefali yavrusu olmadığını tespit eden bilim adamları, özellikleri ve karakterleriyle farklı bir tür olduğunu ortaya çıkararak, Türkiye'ye yeni bir balık türü kazandırdı.

Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi ve İnci Kefali Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mahmut Elp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Timar incisi" adını verdikleri balığın aslında 1980 yılında Erzurum Üniversitesi'nden öğretim görevlisi Mustafa Kuru tarafından bulunduğunu söyledi.

Diğer araştırmacılar tarafından inci kefalinin akarsularda kalan küçük bireyleri olarak algılanması nedeniyle balığın bugünkü kimliğine ancak 34 yıl sonra kavuştuğunu aktaran Elp, yapılan çalışmayla balığın literatüre "Alburnus Timarensis" (Timar incisi) adıyla geçtiğini belirtti.

Doç. Dr. Elp, "Çalışmalarımızda bu balıkla karşılaşıyorduk. Ancak önceki ön yargılardan dolayı hep inci kefalinin yavrusu diye düşündük ama bilim şüpheyle başlıyor ve bu şüphenin üzerine de tekrar sistematik karakterlerini gözden geçirdiğimizde inci kefali ile uyuşmadığını, Timar incisinin farklı karakterlere sahip olduğunu gözlemledik. Bunu Almanya , İstanbul ve YYÜ'den olmak üzere 4 kişilik bir ekip olarak İngiltere'de alanında uzman kişilerin yer aldığı bir dergide yayınladık" diye konuştu.

- "Timar incisi, iki farklı karaktere sahip"

Ayırt edici karakterlere bakıldığı zaman "Timar incisi"nin daha az pula sahip olduğunu ve sistematik açıdan da önemli olan solungaç diken sayılarında da farklılık gösterdiğini anlatan Elp, normal şartlarda bir karakterin yeni tür olarak belirlenmesinde yeterli olduğunu, "Timar incisi"nde ise iki farklı karakter bulunduğunun ortaya çıktığını dile getirdi.

Elp, balığa daha önce hep inci kefalinin yavrusu denmesinin sebebinin de küçük olması ve her ikisinin de gümüş balığı olarak tanımlanan grubun içerisinde yer almasından kaynaklandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Van'da artık yeni bir balık türü daha var. İşin enteresan yanı, inci kefali Van Gölü havzasındaki birçok su kaynağında, akarsularda, Van, Nazik, Aygır ve Erçek gölleri ile farklı kaynaklarda yaşıyor ancak bu balık sadece Karasu Çayı'nda var. Böyle de enteresan bir durum söz konusu. Şu ana kadar bizim tespitimiz, sadece Karasu Çayı'nda ve çayın da dar bir alanında yaşadığı yönünde. Ablangaz Köprüsü olarak geçen bölgenin üst kısmında bu balığa rastlamadık. Zeve Şehitliği'nin bulunduğu ve Van Gölü ile birleştiği bölgede de bu balık yaşamıyor. Ablangaz Köprüsü'nün ve Tarım Meslek Lisesi'nin olduğu araziden Hivi Mahallesi'ne kadar olan yaklaşık 5-6 kilometrelik alanda balığın varlığını tespit ettik ve sistematik karakterlerini ortaya koyduk."

- "Yaşam alanlarına verilen zarar nedeniyle yok olmak üzere" 

Timar incisinin yaşadığı Karasu Çayı'nın hızla tahrip edildiğini bildiren Elp, bunun da henüz yeni bulunan balık türünün yok olmayla karşı karşıya kalmasına neden olacağını ifade etti.

Elp, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu balığı sadece Karasu Çayı'nda tespit etmiştik. Mustafa Kuru hocamız da Karasu Çayı'nda yaşadığını bildirmişti. Baktığımızda balık dar bir alanda yayılış gösteriyor ve bu özelliği bile korunmaya ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Sadece havzaya değil, Karasu Çayı'na endemik bir tür. Çok daha dar bir alandan bahsediyoruz. Maalesef bu alanda yıllardır yoğun olarak kum alım faaliyetleri devam etmekte. Bu izinsiz ve kaçak yollarla gerçekleştirilen bir faaliyet."

DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından da ıslah çalışması nedeniyle balığın üreme, yaşama, beslenme ortamında ciddi sorunlar bulunduğuna dikkati çeken Elp, balığın varlığının ciddi bir tehlikeye atıldığını söyledi.

Önceki yıllarda dere ıslahı ile ilgili kendilerinin görüşü istendiğini ve ıslah çalışmasına karşı görüş bildirdiklerini hatırlatan Elp, ancak Timar incisinin o dönem henüz tespit edilmediğini, şimdi endemik türün söz konusu olması nedeniyle balığın devamını sağlamak için mutlaka bir çalışma yapılması gerektiğini ifade etti.

Yumrutepe Mahallesi sakinlerinden Mehmet Budak da önceki yıllarda inci kefalinin üreme döneminde Karasu Çayı'nı kullandığını ancak set yapılması ve çaydaki kirlilik nedeniyle artık göçü göremediklerini anlattı.

Yaşanan sorunlardan dolayı çaya has "Timar incisi"nin tükendiğini de vurgulayan Budak, yetkililerden sorunun çözümü için yardım beklediklerini belirtti.