Urartular'da statüye göre takı kullanılmış

Urartular'da statüye göre takı kullanılmış
Urartular'da statüye göre takı kullanılmış
- YYÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Çavuşoğlu: "Bugün kullanılan küpe, bilezik, yüzük, halhal, gerdanlık gibi takı türlerini Urartular da kullanıyor ancak eski çağdaki kullanımda bir farklılık var. Urartu kültüründe takılar sınıfsal farklılığı da gösteriyordu"

VAN (AA) - CEMAL AŞAN - Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu, Urartular döneminde kadın ve erkeklerin kullandığı takıların toplumsal sınıf farklılıklarına dair önemli bilgiler verdiğini belirtti. 

Günümüzden 3 bin yıl önce bölgede hüküm süren ve Van'ı da başkent olarak kullanan Urartu Krallığı döneminden kalan ve kazılarla ortaya çıkartılan tarihi eserler, dönemin yaşam tarzı ve yönetim anlayışı konusunda önemli bilgiler veriyor.

21 yıldır Urartu medeniyetiyle ilgili araştırma yapan ve kazılarda ortaya çıkartılarak müzelerde sergilenen eserleri inceleyen Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urartular'ın tarım ve hayvancılığının yanı sıra metal işlemeciliğinde de ileri düzeyde olduğunu söyledi.

- "Takılar sınıfsal farklılık gösteriyor"

Çavuşoğlu, Urartuların takı geleneğinin, günümüz özellikleriyle büyük benzerlik gösterdiğini ifade ederek, " Bugün  kullandığımız küpe, bilezik, yüzük, halhal, gerdanlık türlerini Urartular da kullanıyor ancak eski çağdaki kullanımda farklılık var. Urartu kültüründe takılar sınıfsal farklılığı da gösteriyordu. Bunlardan biri 'diyadem' dediğimiz sadece krallar ve üst düzey insanların takabileceği bir takı çeşidiydi. Takılar bu dönemde sınıfı belirliyordu hem de süs olarak kullanılıyordu. Kişilerin statüsünü, yaptığı işi ve bulunduğu seviyeyi gösteriyordu" diye konuştu.

"Pektoral" adı verilen boyna takılan hilal şeklindeki takı türünün de üst sınıftaki insanlar tarafından kullanıldığını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Bunu sınıfsal olarak kral veya onun hadım ağası takabiliyordu. Madalyon dediğimiz takılar var. Bu da üst düzeyde, yönetimde bulunan kişilerin kullanabileceği bir tür. Takılar o günkü toplumda sınıfsal ayrımı gösteren en önemli verilerimiz. Kadın ve erkek takılarında da farklılıklar var. En belirgin olanı kemerler. Erkeklerin kullandığı kemerler geniş ve uzun, üzerinde av ve savaş sahneleri yer alıyor. Kadınların kullandığı kemerler çok narin ve üzerinde farklı sahneler var. Erkeklerin kullandığı kemerlerin genişliği 8 ile 15 santimetre arasında değişirken, kadın kemerleri 5 ile 7 santimetre arasında değişiyor. Küpe, bilezik, yüzük ve pazubandı gibi takıları kadınların ve erkeklerin ortak kullandığını görüyoruz."

Çavuşoğlu, toplumsal sınıf farklılıklarının savaşlarda daha çok kendini gösterdiğini, savaşa giden kralın, yanındaki üst düzey kişilerin savaş sırasında kullandıkları takıların farklılaştığını anımsatarak, savaş sırasında kralların daha çok belirginleştiğini söyledi.

Kralların savaş arabası kullandığını ve çevresinde de üst düzey komutanlarının yer aldığını dile getiren Çavuşoğlu, "Daha alt sınıfta yer alan insanların kullandığı takılar bronz iken, kral ve üst düzey sınıftaki insanların takıları altın ve gümüş düzeyindedir. Kralların giysileri tamamen altın plakalarla kaplı. Bu onun statüsünü gösteriyor. Savaşa katıldığı zaman farklı olduğunu arabasından ve takılarından net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Urartulu erkek ve kadınların kullandıkları takılarda uyuma çok önem verildiğine dikkati çekerek, bilezik, yüzük ve boyunlukların aynı desenlere sahip setler şeklinde kombine edildiğini kaydetti.