Van Gölü'ndeki kirlilik için eylem planı

Van Gölü'ndeki kirlilik için eylem planı
Van Gölü'ndeki kirlilik için eylem planı
- Van TSO, çevresindeki yerleşim birimlerinin atıkları nedeniyle sürekli kirlenen Van Gölü'nün korunması için eylem planı hazırlığı başlattı - Van TSO Başkanı Takva: "Amacımız sürekli kirlenen Van Gölü'nün korunmasına ilişkin çalışma yürütmek ve bu konuda bilinç oluşturmak"

VAN (AA) - CEMAL AŞAN - Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Türkiye 'nin ve bölgenin en önemli değerlerinden Van Gölü'nün korunması için "eylem planı" hazırlama çalışmalarına başladı. 

Kirliliğiyle sürekli gündeme gelen ve kirliliğin devam etmesi durumunda bilim adamları tarafından 25 yıllık ömür biçilen Van Gölü'nün bu olumsuz durumdan kurtarılması amacıyla çalışma yürütülmesi yönünde karar alan Van TSO, ilk etapta gölün çevresindeki yerleşim birimlerinde yaşayan 1,5 milyon insana ulaşarak farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Yaklaşık 200 bin yıl önce Süphan Dağı'nın patlamasıyla püsküren lavların su akıntılarının önünü kesmesi sonucu oluşan Van Gölü'nün korunması amacıyla harekete geçen Van TSO, ayrıca korumanın hukuksal temellerini de oluşturmak amacıyla çeşitli  sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle kanun tasarısı hazırlığı yapıyor. 

Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yüz ölçümü, dünyada da sodalı su bakımından "en büyük göl" olma özelliğine sahip Van Gölü'nün korunması konusunda hazırlayacakları eylem planının, 2015 yılındaki çalışma programında öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. 

Van Gölü'nün büyüklüğü sayesinde yasal açıdan "iç deniz" olarak tanımlandığını ve bütün havzaya yaşam alanı sunan çok önemli coğrafik değer olduğunu belirten Takva, göl çevresinde yaşayan insanlarda farkındalık yaratmak amacıyla eylem planı hazırlamaya karar verdiklerini ifade etti.

-"Göl havzasındaki tüm yerleşim birimlerine gidilecek"

Havzadaki tüm yerleşim birimlerine gidip, yönetim kademesindeki temsilcilerle görüşerek çalışmaya başlayacaklarını vurgulayan Takva, göl çevresinde yaşayan 1,5 milyon insanda gölün yarattığı potansiyel konusunda farkındalık oluşturmaya ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

Takva, Van Gölü'nün korunmasına ilişkin çalışma yürütmeyi ve halkın bu önemli değere sahip çıkmasını temin edecek bilinci oluşturmayı amaçladıklarını bildirerek, buna bağlı olarak neler yapılması gerektiğine yönelik çalışma yürütüp rapor hazırlayacaklarını kaydetti.

Van'ın, bir milyon nüfusuyla göl çevresinde bulunan çok önemli bir kent olduğuna değinen Takva, bunun yerel yönetimleri desteklemeye yönelik bir çalışma olacağına dikkati çekti.

Takva, 6 ay önce Van Ekonomik Konseyi dönem başkanlığında bütün toplantıların birinci maddesinde Van Gölü'nün korunmasına ilişkin yapılması gerekenlerin yer aldığını anımsatarak, şöyle konuştu:

"O dönemde MÜSİAD Van Şubesinde bir çalışma yapılması konusunda görevlendirme yapmıştık. Başkanının avukat olması nedeniyle hukuksal temelde korunması için neler yapılacağını tartıştığımız sırada bir kanun tasarısı hazırlamayı hedeflemiştik. Bu çalışmada önemli bir yol kat ettik. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüyle görüşerek kanunun nasıl olması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Van milletvekillerinden Mustafa Bilici'nin 'Van Gölü Havzasını Koruma Kanunu' teklifi hazırladığını ve 6 bakanlıktan görüş istenmek üzere bu teklifin bakanlıklara gönderildiğini biliyoruz. Oradaki görüşler bir yeküne ulaştığında meclis gündemine gelecektir."

-Bu çalışmayla inci kefali de korunacak

Farkındalık yaratmanın yanında, gölü korumanın yasal koruma altına alınması gerektiğine inandıklarını, bu nedenle hazırlanması planlanan kanunların önemli olduğunu anlatan Takva, gölde yaşayan tek canlı türü olan inci kefali neslinin korunması açısından da çalışmanın çok önemli olduğunu vurguladı.

Takva, bölgenin tanınmasında, eşsiz yaşam alanlarının oluşturulmasında gölün çok önemli katkısı olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Van Gölü olmazsa, Van, dünyada çok bilinen bir yer olmayacak. Bu nedenle Van denizini korumamız gerekiyor. Bu bir şans, bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Üniversite bu konuda bizim için şans. Akademik bir kurum, bu nedenle yapacağımız çalışmalara yaratacağı bilimsel projeksiyonlar yönümüzü bulmamıza katkı sağlayacak. Üniversite kampüsü itibarıyla Van denizi kıyısında. Bunu da o çerçevede önceleyip bilimsel katkılarını alarak çalışmamızı yürüteceğiz. El birliğiyle bir plan yapmaya çalışacağız."