Vanlı "120 çocuk" kahramanlıklarıyla unutulmuyor

Vanlı "120 çocuk" kahramanlıklarıyla unutulmuyor
Vanlı "120 çocuk" kahramanlıklarıyla unutulmuyor
- Milli Mücadele yıllarında Van'da cepheye mühimmat taşıyan ve dönüş yolunda hayatını kaybeden 120 çocuğun kahramanlık öyküsü, ülkenin bugünlere gelmesinde çocukların gösterdiği mücadelenin en önemli örnekleri arasında yer alıyor - YYÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kardaş: "Söz konusu vatan olduğunda Türk evlatları babaları, ağabeyleri gibi vatan savunmasında üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmiştir"

VAN (AA) - CEMAL AŞAN - Birinci Dünya Savaşı'nda İran cephesindeki askerlere mühimmat götüren ve dönüş yolunda tipiye yakalanarak hayatını kaybeden Vanlı 120 çocuğun kahramanlığı, yüz yıldır dilden dile dolanıyor.

Birinci Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve İstiklal mücadelesinde gösterdikleri kahramanlıklarla "meçhul çocuk askerler" olarak tarihteki yerini alan kahramanlar, Türk milletinin vatan savunması yaptığı dönemlerde erkek ve kadınlar kadar önemli görevler üstlenerek, ülkenin düşman işgalinden kurtarılmasına öncülük etti. 

Bütün öğrencileri savaşta olduğu için Galatasaray , Konya ve İzmir'deki liselerin 1915 yılında bir tek mezun bile vermediği Milli Mücadele yıllarında, Van'da da cepheye silah taşıyan ve dönüş yolunda hayatını kaybeden 120 çocuğun kahramanlık öyküsü, ülkenin bugünlere gelmesinde çocukların gösterdiği mücadelenin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. 

Uzun yıllar dilden dile dolanan ve efsaneleşerek bugünlere kadar gelmeyi başaran 120 çocuğun kahramanlık hikayesi, önceki yıllarda beyaz perdeye taşınmasının ötesinde 1940 yılında yayımlanan bir gazete kupürüyle de hikayenin gerçekliğini gözler önüne seriyor.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdülaziz Kardaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Van'ın bulunduğu konum itibarıyla çok önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. 

Önemi nedeniyle tarih boyunca büyük kentlerin Van'ı yalnız bırakmadığını ve 19. yüzyılda batılı devletlerden birçok kişinin araştırmacı ve din adamı adı altında kente gelerek misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğunu belirten Kardaş, bu faaliyetler sonucunda Ermenilerin isyan çıkarmaya başladığını anımsattı. 

Kardaş, Osmanlı Devleti'nin 1 Kasım 1914 yılında savaşa girmesiyle seferberlik ilan ettiğini ve eli silah tutan herkesin cepheye gönderildiğini anlatarak şunları söyledi:

"Bölgede eli silah tutan herkes cepheye koşuyor, kadın, çocuk ve yaşlılar cephe gerisinde kalıyor. Bu durumu iyi değerlendiren Rusya ve İngiltere gibi ülkelerden silah temin eden Ermeni çeteleri isyan çıkarıyor ve cephe gerisindeki insanları katlediyor. Bu sırada özellikle Osmanlı ordusunun Sarıkamış harekatı sırasında çok sayıda kayıp veriliyor ve Ruslar doğudan batıya doğru ilerliyor. Burada mücadele veren Osmanlı ordusunun cephanesi, erzağı bitince, cepheden yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta bulunan Van'dan cepheye cephane gönderilmesi gerekiyordu. Kış şartlarının ağırlığı ve hayvanlarla çekilen kağnıların kullanılamaması nedeniyle halka düşüyor. Bu sırada herkes cephede olduğu için yaşları 12 ile 17 arasında değişen 120'ye yakın çocuk gönüllü oluyor. Bunlarla birlikte 18 asker ve 2 öğretmen görevlendiriliyor ve her birine bin mermilik cephane verilerek gönderiliyorlar."

Silahları cephede askerlere teslim ettikten sonra geri dönen çocukların Memedik geçidi yakınlarında fırtınaya yakalandığını ve 80'inin orada hayatını kaybettiğini, 22'sinin de tedavi edilirken şehit olduğunu dile getiren Kardaş, "Vanlı kahramanların hikayesine baktığımızda şu sonucu çıkarıyoruz. Demek ki söz konusu vatan olduğunda Türk evlatları babaları, abileri gibi vatan savunmasında üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmiştir. Bunu en iyi Çanakkale'de görüyoruz. Çanakkale muharebeleri sırasında çocuklar vatanı kurtarmak için harekete geçiyor ve Çanakkale'de büyük bir destan yazılıyor. Vanlı çocuklar da büyük bir kahramanlık örneği gösteriyorlar ve hayatları pahasına vatan savunması görevini layıkıyla yerine getiriyor" diye konuştu.

Vanlı çocukların kahramanlık hikayesiyle ilgili 2 Nisan 1940 yılında kentte yayın yapan bir gazetede yapılan haberlerin ortaya çıktığını bildiren Kardaş, gazete kupürlerinde çocuklar için şiir ve ağıtların yazıldığını, anılarının yaşatılması içinde bir anıtın kurulması önerisinin gündeme getirildiğini kaydetti. 

Yürütülen araştırma ve çalışmaların ardından 1977 yılında kent merkezindeki Kurtuluş Parkı'nda 120 kahraman çocuk için bir anıt yapıldığını söyleyen Kardaş, "Ortaya çıkan gazete kupürü, olayın efsanenin dışında, yaşanmış gerçek bir olay olduğu kanaatini güçlendirmektedir. Böyle bir olayın yaşanmış olması kuvvetle muhtemeldir" dedi.