VGC'nin 8. Olağan Genel Kurulu yapıldı

VGC'nin 8. Olağan Genel Kurulu yapıldı
VGC'nin 8. Olağan Genel Kurulu yapıldı
VAN (AA) - Vangölü Gazeteciler Cemiyeti'nin (VGC) 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı.Cemiyetin toplantı salonunda yapılan genel kurul, yeterli...

VAN (AA) - Vangölü Gazeteciler Cemiyeti'nin (VGC) 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı.

Cemiyetin toplantı salonunda yapılan genel kurul, yeterli çoğunluğun sağlanmasının ardından saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. 

Emekli gazeteci Ekrem Sinaner'in divan başkanlığını yaptığı kongrede, denetim ve faaliyet raporları okunarak oylandı. Daha sonra tek liste halinde gidilen seçimlerde, Osman Bekleyen, Şükrü Akyüz, Aytaç Aykaç, Fatih Sevinç, Yusuf İdiz, Yılmaz Tekin ve Levent Harman'dan oluşan liste üyelerin oylarıyla yönetime getirildi.

Yönetim kurulu adına teşekkür konuşmasını yapan Fatih Sevinç, 1998 yılında kurulan cemiyetin 2 dönemdir yönetimini oluşturduklarını ve 3. döneme adım attıklarını belirterek, hiçbir seçimde, kamuoyunun bu seçim öncesinde olduğu kadar bulandırılmadığını söyledi.

Şimdiye kadar iyi ya da kötü bazı çalışmalar yaptıklarını anlatan Sevinç, bu seçimlerde üyeler arasında ayrılık oluşmasına neden olan bazı kesimlerin sadece konuşan taraflar olduğunu ifade etti.

"Biz daha iyi bir yönetim için bu işe giriştik" diyen Sevinç, şöyle konuştu:

"Öyle zamanlar oldu ki tam gün mesaimizi bu yolda harcadık. İnanıyorum ki 2 yıllık sür zarfında iyi bir yönetimimiz oldu. Cemiyette bir yönetim şekli vardır. Bu yönetim 7 kişiden oluşur. 7 kişinin, alınan ve verilen kararlarda aynı düşünce içerisinde olacak diye bir kaide de yok. Bu süre zarfında ortak akıl konusunda hep uzlaşı içinde olduk. Son bir yılda ayrı düştüklerimiz oldu. Küsmedik... Aldığımız terbiye ile el uzatan olduk. Alınan kararların daima arkasında durduk. Halen de arkasındayız. Alınan kararlardan pişmanlık duymadık. Hepsinin temelinde cemiyetimizin devamlılığı vardı.

Genel kurul öncesinde bazı üyelerde bir niyet oluştu. Üzülerek belirteyim ki demokrasi adına bu niyetin tamama ermesini isterdim. Her zaman seçimlerin bir kaybedeni ve kazananı vardır. Bizde 'başkası bu işi yapamaz' diye bir olgu yok. İyiyi isteyenin daima yanındayız. Beraber veya arkasında bütün olarak yürürüz. Bu yarış içerisinde edebimizle yarışacaktık. Belki de kaybedecektik. Sonuç itibarıyla seçime tek liste gidildi. Bizler üyelerimizin verdiği destekle tekrardan seçildik. Her zaman demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kendimize yol çizdik. Bundan sonrası için de hep aynı yolda olacağız."

Sevinç, yönetime talip olan listedeki üyelerin her zaman saygı duydukları büyükleri olduğunu bildirerek, şöyle devam etti:

"Biz onlardan aldığımız bayrağı onların bize yaptığı gibi devralmadık. Cemiyeti daha ileriye taşıma sözüyle her zaman nazik, iletişimci, koruyucu ve saygı sınırları içerisinde olduk. Abilerimizden de bizlere aynı yöntemi uygulamalarını isterdik. Kapımızı çalmalarını, hatta davet beklerdik. Her şey oldu bittiye getirilmemeliydi. En başından, bu işe girişmeden önce değer verdiğim insanların uzlaşı içinde biz küçüklerinin tavrını öğrenmeleri gerekliydi. Bizim kendilerine beslediğimiz sevgiye karşılık, incitmeden uzlaşıyla bunu yapabilirlerdi. Yine de tek kelime etmedik. Dolaylı ya da dolaysız, sosyal medya veya başka mecralarda çirkefleşmedik. Yani bize atfedilen 'kutuplaşma yapıyorlar' tezi ve yazılanlar tam tersi bir durumla duygularımıza tercüman oldu.

İki dönem önce seçildiğimizde üyelerimizin bize en büyük temennisi 'politize' olmamamızdı. Her zaman karşısında durduk. Asla da buna izin vermeyeceğiz. Bizler gazeteciyiz, tetikçi değiliz. Bu cemiyet altında cem eden bir aileyiz. Bu süreçte bize dışarıdan müdahalelerle, ayak oyunlarıyla yaklaşımlar oldu. Bir dönem kendi cemiyetine hesap vermekten yoksun insanların müdahalesine izin vermeyiz."

Cemiyet üyelerini birbirine düşürmek isteyenlerin üye olmadığı ve oy kullanmadığı halde müdahil olmaya çalışanlar olduğunun altını çizen Sevinç, "Mesleki bir cemiyet sen istiyorsun diye senin gibi düşünmez. Sözü üyeleri belirler. Kimseden de çekinmez. Bizim için 'hak hukuk' diye bağırırsın ama kendi çalışanlarına uyguladın yaptırımlarda hak hukuk aramazsın. Haklarına tecavüz edersin. Senin gibi düşünmeyenleri hedef göstererek, zarar görmesini, ikilik çıkmasını istersin. Ama unutma, bu gazeteciler sen ve senin gibiler burada olmadığı zaman en ağır şartlarda bedel ödedi, hep buradaydılar. Burada olmaya devam edecekler" ifadelerini kullandı.

Sevinç, üyelikten çıkarılma işlemleriyle ilgili birtakım eleştiriler aldıklarını bildirerek, "İş bazen eleştiri sınırını aşıp hakarete kadar uzandı. Bir önceki yönetim kurulundan hiç kimse 'bir üye atılıyor' diye görevinden istifa etmedi. Ama maalesef bu şekilde aktarımlar olduğunu duyuyoruz. Evet 2 yıllık süre zarfında 2 istifa talebi oldu. Aytaç Aykaç, o dönem işlerinin yoğunluğunu gerekçe göstererek istifa etmiş, biz de istifasını kabul etmiştik. Bunun dışında beni gerekçe göstererek istifa dilekçesi veren bir arkadaşımızın istifası da yönetim kurulunca reddedilmişti" diye konuştu.

Gazetecilik gibi önemli bir mesleki örgütte kasabın, doktorun, lokantacının veya başka bir meslek gurubunda çalışanın üyeliğinin olmasının şık bir durum olmayacağını anlatan Sevinç, cemiyet tüzüğünde yer alan maddeler ölçüsünde daha önce gazetecilik yapan fakat şu anda hiçbir kurum ile bağlantısı kalmayan kişilerin üyelikten çıkarılması kararını oy birliğiyle uyguladıklarını kaydetti.

Sevinç, seçim sürecinde yaşananların küskünlüklere yol açmaması gerektiğini bildirerek, "Dayanışma içinde, mesleki adapla hep beraber cemiyetimizi daha ileriye taşıyalım. El ele verip sıkıntılarımıza beraber derman olalım. Şimdi bize düşen geçmişten de ders alarak halen meslek içerisinde olan arkadaşlarımızı aramıza katarak güç birliği yapmaktır. Biz inanın ki bize düşeni her zaman ki gibi fazlasıyla yapmaya devam edeceğiz. Genel kuruldan çıkan sonucun hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.