Günün Sözü
Sevgi insaný birliðe, bencillik de yalnýzlýða götürür.Schiller
Tarihte Bugün
Takvimler 01 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1979 yýlýnda, Gazeteci Abdi Ýpekçi öldürüldü. 1983 yýlýnda, Adýyaman'da yüksek kalitede petrol bulundu.
Tarihte Bugün
Takvimler 02 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1978 yýlýnda, 1978 yýlý bütçesi, TBMM Bütçe Karma Komisyonu'nda 264 milyar 814 milyon TL. olarak kabul edildi. 1978 yýlýnda, Milli Savunma Bakaný Hasan Esat Iþýk, "ordu içinde kontr-gerilla yoktur" dedi 1998 yýlýnda, ABD ile Irak arasýnda baþlayan ikinci Körfez krizi giderek týrmandý. Türkiye arabulucu olmayý kabul etti ve Dýþiþleri Bakaný Ýsmail Cem'i Baðdat'a gönderme kararý verildi.
Tarihte Bugün
Takvimler 03 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1998 yýlýnda, Körfez krizi Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'ný vurdu. Borsa 180 puan birden düþtü. Dolar 220 bin lirayý aþtý.
Tarihte Bugün
Takvimler 04 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1937 yýlýnda, Ýstanbul Üniversitesi Ýktisat Fakültesi açýldý. 1957 yýlýnda, Malûliyet, Ýhtiyarlýk ve Ölüm Sigortalarýna iliþkin kanun kabul edildi. 1976 yýlýnda, 7.5 þidettinde Guatemala 'daki depremde 22 bin 778 kiþi öldü.
Tarihte Bugün
Takvimler 05 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1951 yýlýnda, Türkiye ile Ýsrail arasýnda 'Hava Ulaþtýrma Antlaþmasý' imzalandý.
Tarihte Bugün
Takvimler 06 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1979 yýlýnda, Ýstanbul'un eski siyasi polis müdürü Ilgýz Aykutlu, evinin önünde otomobilinden çýkarken vuruldu.
Tarihte Bugün
Takvimler 07 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1933 yýlýnda, Ýstanbul camilerinde ezan ve kamet Türkçe olarak okunmaya baþladý.
Tarihte Bugün
Takvimler 08 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1956 yýlýnda, Ekonomik sýkýntýlar nedeniyle gazetelerin sayfalarý 6'ya indirildi. 1977 yýlýnda, Ýstanbul gazetelerinin fiyatý 2 liraya çýktý.
Tarihte Bugün
Takvimler 09 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1921 yýlýnda, Gaziantep, bir anlaþma imzalanarak Fransýzlara teslim oldu. 1995 yýlýnda, Zorunlu trafik sigortasý için ödenecek yýllýk prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranýnda artýrýldý.
Tarihte Bugün
Takvimler 10 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1978 yýlýnda, Memuriyeti gasp suçundan yargýlanan TRT eski genel müdürü Þaban Karataþ 3 ay hapse mahkum oldu.
Tarihte Bugün
Takvimler 11 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1926 yýlýnda, Mahmut (Soydan) "Milliyet" gazetesini Ýstanbul'da çýkarmaya baþladý.
Tarihte Bugün
Takvimler 12 þubat tarihini gösterdiði zaman...
2001 yýlýnda, Gazeteci Nezih Demirkent vefat etti. 2001 yýlýnda, Borsa'da Ýhlas Grubu hisselerinin tahtalarý kapatýldý.
Tarihte Bugün
Takvimler 13 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1965 yýlýnda, 4 Ocak 1964'den beri iþbaþýnda bulunan Ýnönü hükümeti, 1965 bütçesinin TBMM'de reddedilmesi üzerine düþtü. 1996 yýlýnda, Türkiye-Türkmenistan doðalgaz anlaþmasý Ankara'da imzalandý.
Tarihte Bugün
Takvimler 14 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1967 yýlýnda, Uluslararasý Para Fonu (IMF), Türkiye'ye 27 milyon dolar (243 milyon lira) kredi açtý.
Tarihte Bugün
Takvimler 15 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1976 yýlýnda, Eczacýlarýn kâr haddi yeniden yüzde 25 olarak belirlendi. 1983 yýlýnda, TV'de bir süredir yapýlmakta olan renkli yayýnýn süresi iki saatten dört saate çýkarýldý.
Tarihte Bugün
Takvimler 16 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1950 yýlýnda, Tek dereceli gizli oy ve açýk tasnif esaslarýný taþýyan çoðunluk sistemine dayalý Seçim Kanunu kabul edildi.
Tarihte Bugün
Takvimler 17 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1926 yýlýnda, Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
Tarihte Bugün
Takvimler 18 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1952 yýlýnda, Türkiye, NATO’ya resmen katýldý. 1992 yýlýnda, Gazeteci Halit Güngen Diyarbakýr'da öldürüldü.
Tarihte Bugün
Takvimler 19 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1947 yýlýnda, Türkiye, Uluslararasý Para Fonu'na (IMF) kabul edildi. 2001 yýlýnda, MGK toplantýsýnda Cumhurbaþkaný ve Baþbakan arasýnda yaþanan gerginlik, krizin ilk iþaretlerini verdi. Borsa yüzde 14.6 düþtü, repo faizleri yüzde 760'a vurdu.
Tarihte Bugün
Takvimler 20 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1990 yýlýnda, Dýþiþleri Bakaný Mesut Yýlmaz, görevini sürdürebilmek için gerekli asgari þartlarýn ortadan kalktýðý gerekçesiyle istifa etti. 1992 yýlýnda, Ýstanbul Ticaret Odasý’na býrakýlan çanta içindeki saatli bombanýn patlamasý sonucu 1 kiþi öldü, 16 kiþi yaralandý.
Tarihte Bugün
Takvimler 21 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1965 yýlýnda, Zenci Müslüman Lider Malcolm X öldürüldü. 1978 yýlýnda, Yahya Demirel, vergi kaçýrmak suçundan bir buçuk yýl hapse mahkum oldu.
Tarihte Bugün
Takvimler 22 þubat tarihini gösterdiði zaman...
1975 yýlýnda, Beyrut'taki THY bürosu "Gizli Ermeni Ordusu" adlý örgüt tarafýndan bombalandý. 1977 yýlýnda, Libya'dan Türkiye'ye direkt para transferi yapýlabileceði bildirildi.
|
 |
 |
 |
|
Haneleri kriz vurdu...(7)
Üst gelir dilimindeki hanelerin tamamýnda televizyon var. Alt gelir grubunda bu oran yüzde 79. Üsttekilerin yüzde 42'si, alttakilerin ise yüzde 87'si kendisini yalnýzca Türkiyeli olarak tanýmlýyor
22/02/2003 (634 defa okundu)
'Avrupalý deðil, Türkiyeliyiz'
VERÝ-SGT 2002 araþtýrmasýnda en üst ve en alt yüzde 5'lik gelir dilimindeki
hanelerin televizyon izleme, radyo dinleme, gazete okuma gibi alýþkanlýklarý arasýnda da belirgin farklar olduðu ortaya çýkmýþ. En üst gelirli yüzde 5 içindeki hane bireylerinin tamamýna yakýný haftada en az bir-iki gün ve daha sýk TV seyrediyor. En alt yüzde 5'lik gelir dilimindeki
hanelerde ise bu oran yüzde 80'e düþüyor. Çünkü üst gelir dilimindeki hanelerin tamamýna yakýnýnda televizyon varken, alt gelir dilimindeki hanelerin yalnýzca yüzde 79'unda televizyon bulunuyor.
Asgari düzeyde iletiþim
Alt gelir grubunun yarýsý radyo dinlemezken, üst gelir diliminde radyo dinlemeyenlerin oraný yüzde 19. Hiç gazete okumayan hane bireylerinin oraný üst gelir diliminde yüzde 15 iken, alt gelir diliminde bu oran yüzde 77'yi çýkýyor. VERÝ-SGT 2002'de bireylerin gazete okuma, TV seyretme, radyo dinleme, düzenli dergi okuma, internete girme sýklýklarýndan hareketle kitle iletiþim araçlarýna açýklýk skalasý oluþturularak hangi gelir grubunun bu araçlara daha açýk olduðuna bakýlýyor. Ortaya çýkan sonuç ise üst gelir grubundaki her iki bireyden birine karþýlýk, alt gelir grubundaki bireylerin kitle iletiþim araçlarýna açýk olma oraný yalnýzca yüzde 7.
Yüksek ve düþük gelirli haneler arasýndaki harcama farký, bu hanelerdeki bireylerin dýþa açýk ya da kapalý olmalarýný da etkiliyor. En üst yüzde 5'lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 67.9'u dýþa açýk bir yaþam sürerken, en alt yüzde 5 içindeki hane bireylerinin yüzde 59.1'i dýþa kapalý. Dýþa kapalýlýk çalýþanlarýn ev-iþ; öðrencilerin okul-ev; çalýþmayanlarýn da ev dýþýna zorunlu olmadýkça çýkmamalarý anlamýna geliyor. Dýþa kapalý bir yaþam bireylerin zorunlu harcamalarý dýþýndaki harcamalarýnýn artmasýný önlüyor. Dýþa kapalý bir yaþam süren en alt yüzde 5'lik gelir grubu bireylerinin yýllýk ortalama hane harcamasý üst yüzde 5 gelir grubunun yýllýk harcamasýnýn 12 de 1'i. Fakat dýþa açýk yaþayanlar da yaygýn olarak harcama gerektirmeyen komþu, arkadaþ ve akraba ziyaretinde bulunuyorlar.
Alt ve üst gelir gruplarý arasýndaki önemli bir fark bireylerin gelir miktarýyla yakýndan ilgisi olan dýþarýda yemek yeme, pastane, kafe gibi yerlere, sinemaya, tiyatroya gitmek alýþkanlýðýnda çýkýyor. En alt yüzde 5'lik gelir grubundaki bireylerden 19.6 kat daha fazla gelir elde eden üst yüzde 5'lik gelir grubundaki her iki bireyden biri bu aktivitelerde bulunuyor. Fakat düþük gelirli bireylerin bu etkinliklerde bulunma oraný yüzde 7'yi geçmiyor.
AB'ye bakýþ açýlarý farklý
En alt ve en üst yüzde 5'lik gelir grubu içerisinde yer alan bireylerin Türkiye'nin AB'ye üyeliði konusunda farklý düþünceleri olduðu görülüyor. Yüksek gelirli hanelerdeki bireylerin yüzde 78.7'si üyeliði isterken, en alt yüzde 5'lik gelir grubunda 'AB'ye girmek isterim' diyenler bu grubun yarýsýný bile oluþturmuyor. Çünkü en alt yüzde 5'lik gelir grubunda bu konuda fikri olmayanlarýn oraný oldukça yüksek.
En üst gelir grubu içerisindeki hane bireyleri kendilerini Avrupa'ya yakýn bulduklarýný belirtmiþler. Bu gruptaki bireylerin yaklaþýk yarýsý kendilerini önce Türkiyeli sonra Avrupalý görüyor. Fakat en alt gelir grubunda durum daha farklý. Bu gruptaki hanelerin yüzde 87'si kendilerini sadece Türkiyeli olarak görüyor.
Krizin bittiðinden haberleri bile yok!
Biçer ailesinin evinde televizyon ve radyo yok. 'Krizin etkileri azalýyor' iddiasýna gülüp geçiyor: Bizdeki kriz devam ediyor.
TÝMUR SOYKAN
Biçer ailesinin evindeki eþyalar, iki yatak, iki halý, soba, birkaç mutfak eþyasý ve eski bir teypten ibaret. Teybin radyosu bozuk, televizyonlarý da yok. Ailenin babasý Mehmet Biçer, dünya ve Türkiye'deki geliþmelerden arkadaþlarýna sorarak haberdar oluyor. Bunun için 'krizin bittiðinden' de haberi yok. Çünkü günlük yaþamýnda pahalýlýðýn her geçen gün arttýðýna ve yaþam koþullarýnýn her geçen gün biraz daha kötüleþtiðine tanýk oluyor.
Gaziosmanpaþa Habipler'de tek katlý iki küçük odalý bir gecekonduda 70 milyon lira kira vererek yaþayan Biçer ailesinin aylýk geliri, 200 milyon lira. Baba Mehmet Biçer, anne Nezahat Biçer ve dört yaþýndaki çocuklarý Emrecan'ýn yaný sýra Mehmet Biçer'in iki kardeþi de ayný evde kalýyor. Krizin ardýndan yýllarca iþsiz kalan Mehmet Biçer, altý aydýr bir konfeksiyon atölyesinde çalýþýyor. Mart ayýnda maaþýna zam yapýlacak. "En fazla 10 milyon lira zam yapýlýr" diyor. Kazandýðý paranýn karýnlarýný bile doyurmadýðýný anlatýyor.
Bez parçalarý yakýp ýsýnýyorlar
Maaþý ayýn ortasý gelmeden tükendiði için eþi ve dört yaþýndaki oðlu, çoðu zaman kayýnpederinin yanýnda kalýyor. Ekonomik krizden önce aile olarak birlikteydiler ve Altýnþehir'de þu ankinden çok daha iyi bir durumdaki evde kalýyorlardý. Ekonomik krizin ardýndan iþsiz geçirdiði günlerde evlendiðinde aldýðý bütün elektronik eþyalarý yok pahasýna satmak zorunda kaldý. "Karnýmýzý doyurmak için, çocuðuma bakmak için satmak zorundaydým" diyor.
Kýþ aylarýnda en büyük sorunlarý ýsýnma. Yakacak almaya paralarý olmadýðý için soðuk günler geçiriyorlar. Baba Biçer, konfeksiyonda artakalan bez parçalarýný evine taþýyor. Bez parçalarýný yakarak ýsýnýyorlar. Ancak bez parçalarý tükendiðinde çoðu zaman soba yanmýyor. Bayramda 8 milyon liraya aldýklarý bir torba odun ve kömürleri var. Son derece tasarruflu bir þekilde yakarak ýsýnmak zorundalar. Bayramýn hayatlarýna getirdiði bir önemli yenilik ise et yemek olmuþ. Aylardýr evlerine et girmeyen Biçer ailesi için komþularýnýn getirdiði et çok önemli. Dört yaþýndaki Emrecan neredeyse bayramdan bayrama et yiyor.
Hastalýk var, ilaç yok
Mehmet Biçer'i en çok etkileyen küçük çocuðunun bu yoksulluk içinde büyümesi. Ne bir oyuncaðý var, ne de normal bir þekilde beslenebiliyor. Soðuk nedeniyle sürekli hastalanýyor. Ama tedavi ettirecek ne bir sosyal güvence ne de paralarý var. En son bronþit olmuþ Emrecan. Mehmet Biçer, "Doktora götürdük. Ama ilaçlarý alacak paramýz kalmadý. Her gün reçete cebimde evden çýkýyorum. Ama para bulamadan, ilaçlarý alamadan dönüyorum" diyor.
Mehmet Biçer, en çok 10 yýl önce terk ettiði memleketi Adana'ya dönmek istiyor. Ama orada da iþ yok. "Ýstanbul'da en azýndan 200 milyon lira kazanabileceðim bir iþ buldum" diyor. Ekonomik krizlerin etkisinin azaldýðý yönündeki söylemlere, "Bizim hayatýmýz sürekli daha kötüye gidiyor. Kriz hiç bitmiyor" yanýtýný veriyor. Biçer, "Tek istediðim iþ. Ben gencim, gece gündüz çalýþýrým. Her türlü iþi yapabilirim. Bizim yoksulluðumuzun tembellikten olduðunu söyleyen zenginler oluyor. Ben günde 13 saat çalýþýyorum. Daha da fazla çalýþýrým" diyor.
'Her þeye raðmen umutsuz yaþanmýyor'
Üç çocuklu Coþkun ailesi de yoksullukla savaþýyor. Anne Coþkun 'Ýleride belki düzelir diye umut ediyoruz. Umutsuz olmuyor' diyor.
HATÝCE YAÞAR
Yoksulluðun yaþandýðý mekânlarýn ortak özelliði olan soðuk, büyümemiþ çocuklar, hastalýk ve ümitsizlik Coþkun ailesinin evinde de var. Küçük bir elektrik sobasýyla ýsýtýlan evin oturma odasýnda anne Gülcan Coþkun, yere kurduðu sofrada pazý haþlama ve makarnadan oluþan mönüyle çocuklarýnýn karnýný doyurmaya çalýþýyor.
Ýstanbul Valiliði'nin her perþembe günü düzenlediði 'Halk Günü'nde 'Belki bir yardým olur' diye yanýmýza yaklaþtý Gülcan Coþkun. Evde telefonu yoktu ama adresini ve kendisine ulaþmamýzý saðlayacak bir yakýnýnýn cep telefonu numarasý verdi. Koþullarýný yerinde görmemizi istiyordu. Arife gününde ziyaret ettiðimiz Coþkun ailesinin evinde bayram telaþýnýn emaresi bile yoktu. Ne çocuklara bayramlýk ne de gelen misafirlere ikram etmek için þeker alýnmýþtý. Beþ yýl önce evlenen 23 yaþýndaki Gülcan, söze eþinin artýk bir iþi olmadýðýný belirterek baþlýyor:
"Evlendiðimizden beri eþim inþaatlarda iþçi olarak çalýþýyor. Bir zamanlar kýt kanaat da olsa geçinebiliyorduk. Ama ne zaman ki kriz oldu, inþaat iþleri de durdu. Eþim bir hafta çalýþtýysa, bir hafta boþta kaldý. Birkaç aydýr þansýna düzenli bir iþi vardý. Ama bayramdan sonra çalýþamayacak. Çünkü iþyeri kapandý. Fazla mesaiyle birlikte aldýðý 250 milyon lira maaþ,
ayýn yarýsý dolmadan bitiyordu gerçi ama, þimdi o da yok. 350 milyon lira su faturasý birikti ödeyemeyince. Takside baðladýk ama yine de ödeyemiyoruz. Elektrik deseniz o da 400 milyon birikti. Çünkü aylardýr faturalarý yatýramýyoruz."
'Ýyi beslenemiyoruz'
Gülcan Coþkun hikâyesini anlatýrken, çocuklarý beþ yaþýndaki Musa, dört yaþýndaki Buse ve 1.5 yaþýndaki Davut yer sofrasýndaki makarnadan kaþýklýyor. Bronþit hastasý olan Davut, hýrýltýyla nefes alabiliyor. Annesi ev soðuk olduðu için bronþitinin azdýðýný söylüyor. Çocuklardan söz açýlmýþken, "Ýyi beslenmelerini saðlayabiliyor musunuz?" diye soruyoruz.
Coþkun, "Mümkün deðil. Görüyorsunuz çocuklar ne kadar zayýf. Doðru düzgün beslenemiyorlar. Sütü çok seviyorlar ama 1 litre süt 600-700 bin lira. Alamýyorum. Geçen gün Buse, bir çocuðun elinde meyveli yoðurt görmüþ. "Ben de isterim" diye aðladý. Alamadým. Daha çok pazý, ýspanak, çorba, makarna ve pilav gibi þeyler yedirebiliyorum. Çünkü ucuza geliyor. Et ise hiç alamýyorum; kilosu 7-8 milyon lira. Nasýl alayým ki?" diye yanýt veriyor.
Gülcan Coþkun daha þimdiden gelecek yýl okula baþlayacak Musa için kara kara düþünüyor: "Adým atsan para. Önlük, kitap, defter, beslenme çantasý... Nasýl yapacaðýz, bilmiyorum. Kendimi düþünmüyorum da çocuklarýn geleceði beni korkutuyor. Geçen yýl 'Deniz Feneri'nden verilen bayramlýklar
dýþýnda giyecek hiçbir þey alamadýk çocuklara."
Coþkun ailesinin biriken borcu yalnýzca faturalarla sýnýrlý deðil. Bakkalýn veresiye defterindeki 100 milyonun nasýl ödeneceði de meçhul. Geçen gün bakkala beþ ekmek almak için giden Coþkun, eli boþ dönmüþ, bakkal "Önce borcu ödeyin" deyince. Evde çamaþýrlar birikmiþ. Gülcan Coþkun, sabun olmadýðý için yýkayamadýðýný söylüyor. Parasýzlýðýn beraberinde getirdiði umutsuzluk, 23 yaþýndaki Gülcan'ýn gözbebeklerine hüzün olup oturmuþ. Çalýþmak istiyor ama çocuklarý býrakabileceði kimsesi yok.
Ev kira deðil ama...
Tüm bu olumsuzluklar içinde belki de görece 'en iyi' denebilecek þey, oturduklarý evin Gülcan Coþkun'un kaynanasýna ait olmasý. Gülcan'ýn 'bir
umut' diyerek gittiði Valilik ise onu Gaziosmanpaþa Kaymakamlýðý'na sevk etmiþ. Ancak daha önce baþvurduðu makamlardan, kaynanasýnýn evinde
oturuyor diye yardým alamadýðý için çok da umutlu deðil: "Parasýzlýk çok kötü tabii ki. Çocuklar büyürse o zaman çalýþabilirim. Eve birkaç kuruþ katkým olur. Ýleride belki düzelir diye umut ediyorsunuz yine de.
Umutsuz yaþanmýyor ya..."
* * * * * *
- BÝTTÝ -
|
| Okuyucu yorumlarý |
| Bu haber için henüz hiç bir okuyucumuz yorum yapmamýþ. Ýlk siz olmak isterseniz týklayýn
|
'Yaþam' bölümündeki diðer haberler
|
 |
 |
 |
Sanal Alem'den...
- - - - - - - - - - - - - - -
» Oyunun bugünü
» Þeytan oteller zinciri
» Daha da hýzlý Kazaa
» Yeni tarayýcýlar hazýr
» Ortaklýðýn sonu
Haber Arama
Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.
|