Madalyayý hak etti
|
Rýdvan Sadýk (eli öðrencisinin omzunda) þimdi Diyarbakýr Yiðityolu Köyü'nde görevli. Mücadelesi küçümsenen, soruþturmalar geçiren Sadýk, baþarýya ulaþtý.
FOTOÐRAF: ÞEYHMUS ÇAKAN/DHA
|
Öðretmen Rýdvan Sadýk, 1995'te Kâhta'ya atandý. Okulu, eski bir gübre deposuydu. Sadýk yýlmadý ve fen lisesine öðrenci veren bir okul yarattý
07/12/2003 (2000 defa okundu)
UMAY AKTAÞ
ÝSTANBUL - Öðretmen Rýdvan Sadýk, 1995'te Adýyaman'ýn Kâhta ilçesine baðlý Göçeri Köyü'nde göreve baþladýðýnda karþýlaþtýðý tam anlamýyla hayal kýrýklýðýydý.
Göçeri Ýlköðretim Okulu, daha önce gübre deposu olarak kullanýlmýþtý, eðitim için hiç araç-gereç yoktu, kayýtlý 434 öðrenciden sadece 198'i okula devam ediyordu.
Sadýk öðretmen yýlmadý. Yeri geldi öðrencileriyle birlikte okuldaki gübreleri temizledi, yeri geldi bürokrasi kapýlarýný aþýndýrdý. Baþlattýðý kampanyayla ulaþabildiði her yere ulaþtý, yardým istedi. Sonunda emekleri karþýlýk buldu.
Sonuç gurur verici
Üç yýlýn sonunda mucize gerçek oldu. Yüzlerce öðrenci okula kazandýrýldý, 10 bin kitaplý kütüphane açýldý. Okuma-yazma kurslarýyla okuryazarlýk oraný yüzde 9'dan 64'e çýktý. Sýnýflarýn ýsýnma problemi çözüldü, öðrenciler Anadolu lisesi, saðlýk meslek lisesi, eðitim fakültesi, fen lisesi gibi okullarý kazanmayý baþardý.
Sadýk öðretmen sene baþýndan beri Diyarbakýr'da görev yapýyor. Buradaki durumu 'daha da kötü' diye nitelendiren Sadýk, yine öðrencileri için kollarý sývamýþ ve daha þimdiden 3 bin 500 öðrencilik yardým toplamýþ bile.
Gerçekler çok farklý
Rýdvan Sadýk, daha 20'li yaþlarda iken eðitim fakültesinden mezun oldu ve Adýyaman'ýn Göçeri Köyü'nde öðretmenliðe baþladý.
Üniversitede öðrendiklerinden çok farklýydý Türkiye'nin gerçekleri. Bunu Göçeri'de bire bir yaþadý Sadýk öðretmen. Üniversitede birleþtirilmiþ sýnýflarda nasýl eðitim verileceðinin hiç anlatýlmadýðýný belirten Sadýk öðretmen, "Türkiye'de eðitim fakültelerinde psikolojik formasyon namýna hiçbir þey verilmiyor. Dört yýlda öðrenemediðiniz öðretmenliði, o þartlarda 10 günde öðreniyorsunuz" diyor.
'Gübre temizledim'
1969'da inþaatý biten, 1994 yýlýna kadar gübre ve tütün deposu, daha sonra da evleri baraj gölü altýnda kalanlarýn istihdamýnda kullanýlan okul, Sadýk öðretmenin ilçeye gelmesinden bir yýl önce Türkiye'nin ilk taþýmalý okulu olarak eðitime açýlmýþ. Sadýk öðretmenin deyimiyle sadece açýlmýþ, çünkü okul viraneymiþ.
Sadýk öðretmen, o günleri þöyle anlatýyor: "Öðrencilerimle okulun üçüncü katýndan bile gübre temizledim. Okulda eðitim için hiç araç-gereç yoktu. Kayýtlý 434 öðrenciden ancak 198'i okula devam edebiliyordu. Bürokrasi kapýlarýný yüzlerce kez aþýndýrdým ama iki yýl içinde arpa boyu bile yol gidemedim. Geçen zaman öðrencilerimin yanlýþ yetiþtirilmesi demekti. Çaresizlik içinde kývranýyordum."
Bu çaresizliðe son vermek için yardým kampanyasý baþlatmaya karar veren Sadýk öðretmen, ulaþabildiði her yeri mektup, faks ve e-mail yaðmuruna tutarak köyün durumunu anlatmaya baþlamýþ.
'Önce herkes güldü...'
'Yerde sakýz kâðýdý bile bulsam üstünde adres var mý diye bakýyor ve mektup yazýyordum' diyen Sadýk öðretmen, "Meslektaþlarým önce güldüler. Bunun gerçekleþmeyeceðini düþünüyorlardý. Ancak yardýmlar çýð gibi büyüdükçe onlar da desteklediler" diyor.
'Bürokrasi büyük sorun'
Mucize yaratmak için elinden geleni yapan Sadýk öðretmenin en büyük sorunlarýndan biri bürokratik engeller olmuþ. Öðretmenlik yaptýðý sekiz yýllýk sürede Kâhta'da 13 kaymakam deðiþmiþ ve her defasýnda 'Niye böyle bir þey yapýyorsun', 'Niye haberimiz yok' gibi sorularla karþýlaþmýþ. Defalarca soruþturma geçiren, müfettiþlere ifade veren Sadýk, yardým kampanyasýný duyurmak için çalýþmalarýna yýlmadan devam etmiþ. Sonunda Rýdvan öðretmenin çabalarý fazlasýyla karþýlýk bulmuþ.
'Çocuklar gibi aðladým'
Öðrencilerini minibüsle Adýyaman'a sýnava götürdüðü gün onlarý çarpýþan otomobillere bindirdiðinde sevinçten çocuklar gibi aðladýðýný belirten Sadýk öðretmen, okuldaki deðiþiklikleri þöyle anlatýyor: "Taþýmalý ilköðretim çerçevesinde okuluma taþýnan 34 köyde maddi imkânsýzlýklar nedeniyle okula gönderilemeyen öðrencilerimi kazanmak için gönüllü öðretmenlerle köy köy dolaþtýk.
Gelen yardýmlar sayesinde bu öðrencilerin okula dönmesi saðlandý. Ziyaretlerle velilerin kafasýndaki okulun 'gereksiz' olduðu kavramý deðiþti. Artýk kýz öðrenciler okula gelmeye baþlamýþtý.
10 bin kitaplý kütüphane
2000 Mart-2003 Temmuz arasýnda gelen yardýmlarla, gönderilmeyen 193'ü kýz 397 öðrencimizi okula kazandýrdýk. Þu an onlarýn 19'u saðlýk meslek lisesi öðrencisi.
Okulumuzda 10 bin 645 kitabýn bulunduðu halka açýk bir kütüphane kurduk. Bu kütüphanede açýlan kurslarla okuryazarlýk oraný yüzde 9'dan yüzde 64'e çýktý.
Okula iki adet fen bilgisi laboratuvarý, 2 bin 500 kitaplý, bir televizyonu
olan, 160 tane CD'si ve bir VCD'si bulunan tam donanýmlý dil laboratuvarý kurduk. Kalorifer sistemi yaptýrdýk. Üç yýl boyunca öðrencilerin hiçbiri kitaba, kýrtasiyeye ve giyime para harcamadý."
Yardýmlarla adeta baþtan yaratýlan okul ilçenin en iyi okulu haline gelirken, bu okuldan mezun olan öðrencilerden 14'ü Anadolu lisesini, 29'u saðlýk meslek lisesini, biri fen lisesini kazandý.
2002-2003 eðitim yýlý sonunda bilgi yarýþmasýnda okulunu 864 okulun içinden ilçe birincisi ve il ikincisi olarak gözü yaþlý býrakýp Diyarbakýr'a tayin olan Sadýk öðretmen, "Okulumu enerjik, genç kadrolara teslim ettim. 936 öðrencimin bu konudaki kararlýlýðý ve azmi görülmeye deðerdi" diyor.
'Ýdealist olmak lazým'
35 yaþýndaki Sadýk öðretmen, günümüzün þartlarýnda idealist olmanýn zorunluluk olduðunu düþünüyor. Ýþte bu yüzden 2003-2004 eðitim yýlýnda Diyarbakýr'ýn Yiðityolu Köyü Mehmetçik Ýlköðretim Okulu'nda, Göçeri'den daha kötü bir durumla karþýlaþsa da yine bir kampanya baþlatýyor.
En büyük hedefinin, Diyarbakýr'daki öðrencileri de kazanmak olduðunu belirten Sadýk öðretmen, "Ben Diyarbakýr'da doðdum. Babam öðretmen olduðu için Karadeniz'deki illerde yaþadýk ama üniversiteyi burada okudum. Zorluklarýný iyi bilirim. Þehrin geçmiþi insanlarýn üzerinde ciddi anlamda tahribat yaratmýþ. Ýnsanlar okulun ve eðitimin boþ bir kavram olduðunu düþünüyor. Ben bu çocuklarýmý kazanmak ve kafalardaki boþ okul kavramýný doldurmak istiyorum" diye konuþuyor.
'Yok'lar o kadar çok ki...
Sadýk öðretmen Diyarbakýr'daki okulunun durumunu da þöyle anlatýyor:
"Okula kayýtlý 732 öðrenciden yalnýzca 593'ü okula devam ediyor. Yüzde 73'ünün evinde televizyon bile yok. Türkçe konuþabilmek büyük sorun. Öðrencilerin çanta diye taþýdýðý naylon poþetlerde ders kitaplarýnýn dýþýnda kýrtasiye malzemesi yok.
Farklý renk ve boyutlarda ayakkabýlarla okula gelen öðrencilerin sayýsý azýmsanmayacak kadar çok. Okul Karacadað eteklerinde olduðu için hava yetiþkinlerin bile kanýný dondururken, öðrencilerde elbise yok. Veliler mevsimlik iþçi. Okulda ve köyde su da yok."
'Tek çare eðitim'
Eðitim yýlýnýn baþýndan beri 3 bin 500 kiþilik yardým toplayan Sadýk öðretmen, kendisine il milli eðitim müdürlüðü ile valiliðin büyük destekleri olduðunu söylüyor.
Sadýk öðretmen, okulunun ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýndan sonra yardýmlarý birleþtirilmiþ sýnýflardaki öðrencilere de ulaþtýrmayý hedefliyor. Diyarbakýr'a ilgi gösterilmesini isteyen Sadýk öðretmen, "Artýk bu bölgenin eðitimle yükselebileceði fark edilmeli" diyor.
Destek için: 0412 237 18 34