Balkan kültürü "80 yaşındaki ninelerin sesiyle" yaşatılacak

Balkan kültürü "80 yaşındaki ninelerin sesiyle" yaşatılacak
Balkan kültürü "80 yaşındaki ninelerin sesiyle" yaşatılacak
- Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerden Türkiye'ye göç ederek Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı Subaşı beldesine yerleşen soydaşların çocukları, geldikleri yerlerin kültürünü yaşatmak için çalışma başlattı - Bu kapsamda, yaş ortalaması 80 olan ninelerden oluşan 10 kişilik koronun seslendirdiği Balkan şarkı ve türküleri ile göç ettikleri toprakların gelenekleri, kayıt altına alınıyor - Subaşı Sözlü Tarih Çalışma Grubu Başkanı Gürsu: - "Yaşayan çınarlarımızla, oyunları, türküleri, yaşanmış hikayeleri, gelenekleri kayıt altına alıp, genç kuşaklara aktarmaya çalışıyoruz"

YALOVA (AA) - YILMAZ ORUÇ - Bulgaristan ile Romanya gibi ülkelerden yıllar önce aileleriyle göç eden ve yaş ortalaması 80 olan ninelerden oluşan koronun seslendirdiği Balkan şarkı ve türküleri, genç kuşaklara aktarılmak üzere kayıt altına alınıyor.

Çeşitli nedenlerle Türkiye 'ye göç ederek Yalova'nın Altınova ilçesine bağlı Subaşı beldesine yerleşen soydaşların çocukları, geldikleri yerlerin kültürünü yaşatmak için çalışma başlattı.

Subaşı Sözlü Tarih Çalışma Grubu öncülüğünde, 80 yaşlarındaki ninelerden oluşturulan 10 kişilik koronun seslendirdiği Balkan şarkı ve türküleri ile göç ettikleri toprakların gelenekleri, kayda alınıyor.

Grubun Başkanı Zeki Gürsu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Subaşı beldesinin gelenek, göreneklerini yaşatmak, muhafaza etmek ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Göçle gelen kadınlarla kültürleri hakkında görüşüp incelemeler yaptıktan sonra bunları kayıt altına almaya çalıştıklarını belirten Gürsu, "Bu çalışmalara Hıdırellez etkinlikleriyle başladık. Giyim kuşamla, geleneklerle, göçle beraber getirilmiş şarkılarla, türkülerle, oyunlarla, mutfak ve yemek kültürleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.

- "Balkan kültürünü genç kuşaklara aktarmak istiyoruz"

Bebek ya da çocuk yaşta Türkiye'ye göç eden ninelerden grup oluşturarak çalışmalara başladıklarını bildiren Gürsu, "Yaşayan çınarlarımızla, oyunları, türküleri, yaşanmış hikayeleri, gelenekleri kayıt altına alıp, genç kuşaklara aktarmaya çalışıyoruz" dedi.

Güzel çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gürsu, şunları kaydetti:

"Burada yaşan çınarlarımızla bir araya geliyoruz. Onlarla geldikleri yerlerdeki türküleri, giyim kuşamı, oyunları, hikayeleri toparlayıp, oyunları kurallarına göre yaşatmaya çalışıyoruz. Bununla beraber yine genç nesilden bir grup kurup, annelerimizle beraber çalışmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Genç kuşaklara Balkan şarkılarını, türkülerini, oyun ve kıyafet kültürünü aktarmak istiyoruz."

- "Eski geleneklerimizi burada canlandırıyoruz" 

Koronun üyelerinden Hatice Tunalı, ailesinin 1935'te, kendisi 6 aylıkken Türkiye'ye göç ettiğini söyledi.

Buraya göç edenlerin, her şeyi yoktan var etmeye çalıştığını anlatan Tunalı, şöyle konuştu:

"Dağlara gelmişler, kerpiç kesmişler, evleri yapmışlar. Atatürk bize çok yardım etmiş, Allah rahmet eylesin, elimizden tutmuş. Kendimizi bildiğimizden beri hep çalıştık. Evlendik, herkes yuvasını kurdu. Çoluğumuzu çocuğumuzu büyüttük, bugünlere geldik. Böyle giyinmemizin nedeni, eski günlerin özlemini çekiyoruz. Emekliyiz, çiftçiyiz, çoluk çocuk okudu, herkes işini kurdu. Kimi mühendis kimi doktor ve öğretmen oldu. Biz şimdi Bulgaristan'daki eski geleneklerimizi burada canlandırıyoruz." 

Ninelerden Fatma Kocaman ise 1935 yılında 20 günlükken ülkeye geldiğini belirterek, ailelerinden öğrendikleri eski kültürlerini arkadaşlarıyla canlandırmaya çalıştıklarını bildirdi.