Yalova'daki "biber gazıyla ölüme neden olma" davası

Yalova'daki "biber gazıyla ölüme neden olma" davası
Yalova'daki "biber gazıyla ölüme neden olma" davası
- Kentte bir parkta, 27 Mayıs 2012'de çıkan kavgaya müdahale sırasında biber gazı kullanıp bir kişinin ölümüne yol açtığı öne sürülen tutuksuz 4 polis memurunun yargılanmasına devam edildi - Sanık polislerden Baltacı: - "Olayda cop kullandık, kanuni şartlar oluştuğundan kullandık"

YALOVA (AA) - Yalova'da, 27 Mayıs 2012'de bir kavgaya müdahale sırasında biber gazı kullanarak 31 yaşındaki Çayan Birben'in ölümüne neden olduğu ileri sürülen 4 polis memurunun yargılanmasına devam edildi.

Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan haklarında dava açılan tutuksuz sanıklar İbrahim Baltacı, Tekin Ceyhan ve Ercüment Küçükakça ile Çayan Birben'in ailesi hazır bulundu. Diğer tutuksuz sanık Serhat Ayhan Yeni ise duruşma salonuna gelmedi.

Tanık sıfatıyla dinlenilen Uğur Karaçay, Birben'in biber gazına maruz kaldıktan sonra yüzünü yıkamak amacıyla girdiği internet kafede olay günü müşteri olarak bulunduğunu söyledi. 

Karaçay, şunları kaydetti:

"Dükkanın önünde sigara içiyordum. Daha sonra içeri girdiğimde çöpleri çöp kovasına atmak için lavabonun oraya gittim. Lavabonun olduğu yerde yatan, daha önceden tanımadığım bir kişiyi gördüm. Zafer isimli arkadaşımı çağırdım. Ben de parkın orada kavganın olduğunu duyduğum yere gittim. En yakın ekipler orada olduğu için onları çağırmaya gittim. Daha sonra ekipler geldi, gerekli müdahaleyi yaptı. Ambulans 3,5-5 dakika civarında geldi. İlk lavaboda gördüğümde yerde yatan şahsın nabzına baktığımda çok az atıyordu, baygındı. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Zaten müşteri olarak orada bulunuyordum. Üzerime düşen vazifeyi yaptım."

Çayan Birben'in ailesinin avukatı Sabri Kuşkonmaz ise Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Türkiye 'de biber gazı kullanımıyla ilgili karar örneklerini mahkemeye sundu.

İbrahim Baltacı'nın Yalova 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde benzer bir eylemden dolayı yargılandığını belirterek, buna ilişkin dosyanın incelenmesini talep eden Kuşkonmaz, delillerin karartıldığını düşündüklerini söyledi ve bu nedenle sanıkların tedbiren tutuklanmalarını istedi.

Sanıkların avukatı Ali Çelik ise önceki celselerde tanık olarak dinlenen Emre Dinç, Soner Dinç ve Hüseyin Gökhan Aydın'ın beyanlarının doğru olmadığını ileri sürerek, yalan tanıklıktan haklarında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Polis memuru İbrahim Baltacı ise kendilerine kumpas kurulduğunu iddia ederek, "20 yıllık polis memuruyum, sokaklarda çalışıyorum. Karşı tarafın zaman zaman şikayet etmesi yasal hakkıdır. Burada olduğu gibi sanık pozisyonuna düşebiliyoruz. Avukatın bahsettiği olayda cop kullandık, kanuni şartlar oluştuğundan kullandık" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, standart biber gazı spreylerinin içeriğindeki maddeler ve insan sağlığına etkilerine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanacak raporun beklenmesine, Birben'in baygınlık geçirdiği internet kafenin olay tarihine ait görüntülerinin yer aldığı hard disk için zabıtaya gönderilen yazının cevabının beklenmesine ve hard diskin ulaşması halinde incelenmesi için Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderilmesine karar verdi.

İbrahim Baltacı'nın Yalova 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davasının iddianamesi veya karar örneğinin alınmasını da kararlaştıran heyet, sanıkların tutuklanması talebini reddederek duruşmayı erteledi.

- "Bu davayı önemsiyoruz"

Duruşmayı izleyenlerden Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Eş Genel Başkanı Alper Taş, adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, davayı sonuna kadar takip edeceklerini söyledi.

Davayı, sorumluların cezalandırılması ve polis tarafından biber gazı kullanılarak benzer olaylara sebebiyet verilmemesi bakımından önemsediklerini dile getiren Taş, şöyle konuştu:

"Bu karar caydırıcı bir karar mı olacak, yoksa bu karardan ucuz atlatan devlet yetkilileri kaldıkları yerden devlet şiddetini pervasızca kullanıp yine gençlerimizin ölümleriyle karşı karşıya kalacak mıyız? Senaryo şu arkadaşlar; ne zaman ki devlet yetkililerinin yargılandığı bir dava olur, her konuda çalışan güvenlik kameraları mutlaka o davalarda bozuk olur, bulamazsınız, arızalıdır. İkincisi; nedense hep devlet yetkilileri kendilerine kumpas kurulduğunu iddia ederler. Bu kumpası kuranlar kim? Çayan Birben mi kumpas kurdu? Ailesi mi kumpas kurdu? Ortada somut bir olay var. Gençlerimiz ölüyor ve biber gazıyla ölüyor, polis şiddetiyle ölüyor. Hem öldürüyorsunuz hem de diyorsunuz ki 'Kumpas kurdunuz.' Bu mücadelemiz artık devlet şiddetiyle hiç kimsenin ölmeyeceği bir ülke mücadelesidir. Bu davayı aynı zamanda bundan dolayı da sahipleniyoruz. Köylümdür, akrabamdır, canımdır ama sadece bu duygularla değil, kimsenin polis şiddetiyle devlet şiddetiyle ölmediği bir ülke özlemiyle bu mücadelemizi sürdürüyoruz."

- Olay

Yalova'da, 27 Mayıs 2012'de, Abdullah Baştürk Parkı'nda iki grup arasında çıkan kavgaya polis ekipleri biber gazıyla müdahale etmişti. Biber gazına maruz kalan Çayan Birben, çevredeki bir internet kafenin lavabosunda yüzünü yıkarken baygınlık geçirmişti. Daha sonra Yalova Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Birben, olaydan 3 gün sonra hayatını kaybetmişti. Kavgaya müdahale eden polis memurlarından Baltacı, Ceyhan, Küçükakça ve Yeni hakkında "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan dava açılmıştı.