scorecardresearch.com

Balkon konuşması: Bir güç gösterisi

Balkon konuşması: Bir güç gösterisi

Eva Peron Casa Rosada nın balkonunda.

Başbakan'ın zafer konuşmasıyla yeniden gündeme geldi ama 'balkon konuşması' hemen hemen tüm siyasetçilerin kullandığı bir propaganda biçimi...
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın üçüncü seçim zaferini kazanmasının ardından parti genel merkezinin balkonuna çıkarak vatandaşlara hitap etmesi, Türk siyasi hayatına ‘balkon konuşması’ kavramını kazandırdı. Türkiye , ‘balkon konuşması’ ile yakın dönemde tanışsa da dünyanın en etkili liderlerinin sık sık başvurduğu bir yöntem. 

Üçüncü defa konuştu
AKP’nin Genel Merkezi 2007 yılında hizmete açıldı. Arka cepheye bakan balkon sadece ‘balkon konuşması’ için tasarlandı, şimdiye kadar başka bir amaç için de kullanılmadı. Erdoğan, 2002’de iktidara ilk geldiğinde Balgat semtindeki eski genel merkez binasının balkonuna çıkarak halka hitap etti. Ancak balkon konuşması, 2007 genel seçimlerinin ardından ‘siyasi literatüre’ girdi. Erdoğan, yüzde 47’lik seçim zaferinin ardından yaptığı balkon konuşmasında, ‘herkesin başbakanı olduğu’ mesajını verdi. Şimdiye kadar yaptığı balkon konuşmalarının ana eksenini toplumun tamamını kucaklamak oluşturdu. 

Güç gösterisi
Balkondan halka hitap etmek, taraftarlara egemenlik ve güç gösterisi, rakiplere ise gözdağı vermek olarak algılanıyor. AKP’nin Genel Merkezi’nin dış cephesinde ve içindeki bazı yerlerde kullanılan iç içe geçmiş iki kareden oluşan ‘sekiz kollu yıldız’ın da Selçuklularda ‘hâkimiyet ve mükemmellik’ anlamına geldiğini hatırlatmak gerek. 

‘Balkon konuşması’ Türkiye’ye biraz yabancı bir kavram olmasına karşın liderler tarafından dünyada oldukça sık kullanılıyor. ABD Başkanı Franklin Roosevelt’ten İtalyan lider Benito Mussolini’ye; Sovyet Devrimi’nin mimarı Vladimir Lenin’den Alman lider Adolf Hitler’e; Papalardan Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’e; ABD Başkanı Barack Obama’dan Japon imparatorlarına, ABD’li insan hakları savunucusu Martin Luther King’den Romanya’nın eski devlet başkanı Nikolay Çavuşesku’ya kadar çok sayıda devlet adamı ‘balkon konuşması’ ile kitleleri coşturdu. 

Tarihe geçen balkon konuşmaları 

*Lenin’in Saint Petersburg’daki malikanenin balkonundan 1917’de yaptığı konuşma Sovyet Devri-mi’nin simgelerinden biri haline geldi. Bina 1957’de ‘Devrim Müzesi’ olarak yeniden düzenlendi. 

*Balkon konuşmalarının en meşhuru Mussolini’nin Venedik Meydanı (Piazza Venezia)’ndaki bir binanın balkonundan yaptığı konuşmalardı. 

*Avrupa’da 2. Dünya Savaşının zaferle sonuçlanmasının ardından dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill, 8 Mayıs 1945’te Buckingham Sarayı’nın balkonundan bir zafer konuşması yaptı. Churchill’e bu konuşması sırasında Kral VI. George, Kraliçe Elizabeth ve prensesler Elizabeth ve Margaret eşlik etti. 

*1963’de soğuk savaş devam ederken dönemin ABD Başkanı John F.Kennedy’nin Batı Berlin’deki Shöneberg Belediyesi’nin balkonundan yaptığı konuşma tarihe geçti. Kennedy’nin Almanca “Ben Berlinliyim” diyerek Sovyetlere gözdağı vermesi uzun süre konuşuldu. 

*Beyaz ırkçılığının kurbanlarının simgesi sayılan Nelson Mandela, 27 yıllık hapis ‘cezasını’ tamamlamasının ardından Cape Town’daki belediye binasının balkonuna çıkarak yaklaşık 100 bin Güney Afrikalıya hitap etti. Mandela’nın konuşması ırkçılığa karşı kazanılan zaferin bir simgesi oldu. 

*Barack Obama, ABD Başkanı seçilmesinin ardından 20 Ocak 2009 tarihinde Beyaz Saray’ın balkonundan yaptığı teşekkür konuşmasında, “Biz Hıristiyan, Müslüman, Yahudi, Hindu ve ateistlerden oluşan bir ulusuz” dedi. 

*Evita adıyla tanınan Eva Peron, Arjantin Başbakanı eşi Juan Peron’un muhalifleri tarafından tutuklanması üzerine ünlü Casa Rosada Sarayı’nın balkonuna çıkıp 300 bin kişinin önünde eşinin serbest bırakılmasını talep etti. Bu isteğinin yerine getirilmesinden sonra bir daha balkona çıkarak sosyal adaletsizlik ve yoksullukla savaşma çağrısında bulundu.



Sırrı Süreyya Önder önceki gün gazetede ‘balkon konuşması’ yaptı. Önündeki kâğıtta ‘balkon’ yazıyor.

http://www.radikal.com.tr/1052841105284112

YORUMLAR
(12 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

yani - chaos86

e zaten aşağıdakilere yukarıdan bakarak hiyearşiyi yaratıyor bunu yaptığı gibi de kendini bir şey sanıyor. halbuki Sırrı. S.Önder ne halktan biri burnu bir karış havada değil ve duruşundan gülüşünden de anlaşılıyor.

Bir de tarihe bakalım... - naçizane

İstanbulda Sultanahmet Meydanındaki Dikilitaşın altında bulunan kaidede de bir balkon sahnesi vardır. Bizans imparatoru Theodosius M.S. 390bu kaide üzerinde bir balkonda dururken betimlenmiştir. Sağında solunda askeri yetkililer ve diğer önde gelen devlet adamlarıyla halkı selamlamakta bir nevi gövde gösterisi yapmaktadır. Yani bu balkon işi çooook daha eskilere gidiyor.

Yadıganacak Bir Şey Yok. - Clear

Mussoliniden Lenine ve Hitlerden Evitaya kadar herkesin yaptığı bir şeymiş.O halde yadırganacak bir şey yok.Heh heh heh.

sırrı süreyya - walle

aralarındaki en etkili ve samimi konuşma Sırrı Süreyyanın olmuş sanırım :

BALKON SEFASI - N.Ö.Altanay

Sıcak yaz gecelerinde balkonda içilen çaylar yenen börekler için söylenirdi Balkon Sefası lafı. Erdoğanın Balkon sefası da seçimden seçime devam edeceğe benzer.Verilen örneklere dikkat ederseniz hemen tümünde acı çekmiş mağdur edilmiş toplumlara seslenen liderler var.Bence ayrıntı burada. Biz her zaman olduğu gibi ERDOĞANa takmışız.Yanlış bu. O dinleyenler için Tebaa kul vs. demekle de olmuyor.Haaa! yanıldıklarını söyleyebilirsiniz ama O kitleleri anlamak ve niçin o denli heyecan duyduklarını düşünmek gerek.HİTLER de Almanyada kitleleri topladı çılgınca alkışlandı.NEDEN mi? Almanya 1920 den sonra perişandı. Enflasyon tavan yapmıştı. Büyük Alman tröstlerinin ciddi bir otoriteye gereksinimi vardı.İşte o güçler HİTLERİ yarattı.Sonunu biliyoruz. Anadolu tabiri ile erken ölene benzetilirken YAŞI BENZEMESİN derler. Evet BALKONLARI benzemez inşallah...

balkon - erdoğan - Efendisiz65

yazılan yazıda örnek olarak gösterilen şahıslarla erdoğan arasındaki nüans farkları görmezden gelip erdoğanı da tarihe mal olmuş bir kişi olarak yansıtmak bu yazının en sakat bölümlerinden biri. lakin türkiyede güce tapınmanın bir toplumsal gerçeklik olduğunu o yoğun testesteron kokumuzdan biliriz çünkü biz erkek bir toplumuz güçlü olandan yanayız. erdoğana türkiyede yaşayan iki kişiden birinin oy vermesi durumu sadece erdoğanın politik zaferi olarak nitelenemez. burada toplumun algısı da önemlidir. tabii ki reklam kültürü ve görsel ve yazılı basının erdoğana verdiği desteğin yanı sıra kendisine karşı çıkanların yediği gazları da eklersek bu durumu daha kolay izah edebiliriz. belki de aziz nesinin kulaklarını çınlatırız bu durumda. çünkü erdoğan iktidarda değilken aldığımız 1.25 krlik birmilyonikiyüzellibinlira bir sigara şu an 7.5 tl. et zaten alınmıyor mutfak tüpü yaşadığım yerde 65 tl. şimdi çoğu yoksul ülkemizde insanların bu gerçekleri görmezden gelip erdoğana oy vermesi elbette üstünde düşünülmesi gereken bir durumdur. herkes doktora çok kolay gidebiliyor..eskiden böylemiydi kardeşim! şeklinde başlayan cümlelerde devletin yarattığı o sadaka kültürünün ne kadar da toplum tarafından içselleştiğini gösteriyor. bütün bunların arasında türkiyede çok şey değişti türkiyede askerler artık kışlalarında oturuyor şeklinde yapılan saçma yorumlarda da küresel sermayenin artık diktatör rejimleri bir bir yıkmaya başladığı günümüzde bir dönemin en yaygın uluslararası devletleri kontrol etme tezgahı olan darbeleri de tarihin raflarına kaldırdığı gerçeğini görmemektir. yani akp değil askerleri kışlaya sokan onları kışlaya sokan darbelerin miyadını doldurmuş olduğu gerçeğidir. gel gelelim tarihsel şahsiyetler ve erdoğan. bu size çok abartılı gelebilir. ama bir yana lenin bir yana mandella ve öteki yana erdoğanı koyarsanız ben size bi dur derim. mandella kendi ırkını yüzlerce yıldır sömüren koskoca beyaz ırkı dize getirdi ve güney afrikaya özgürlük getirdi mussoliniyle yanyana yazın onu benim için farketmez lenin bir devrimciydi ve devrim yaptı. erdoğan ne yaptı? al ananı git konuşmaları zaman zaman kürtlere yönelik saldırgan konuşmaları tipik bir mahalle kabadayısı tavrından başka nasıl bir tarihsel duruş sergiledi ki? bu yüzden mümkünse bu yazıyı yazan şahıs gözaçıklık yapıp erdoğan ve insanlığa mal olmuş liderleri aynı satırlarda göstererek toplum bilincini iğdiş etmesin...

Duruma göre - systemerror

Arkadasin biri Erdogan kabetseydi balkon konusmasi yaparmiydi diye soruyor. Ancak kazanan balkon konusmasi yapiyor kaybeden de kürsü veya iskemlenin üzerine cikiyor. Kural böyle.