scorecardresearch.com

Domuz gribinin ilacı tamiflu

Domuz gribinin ilacı tamiflu
30/04/2009 00:00
Domuz gribi yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, bitkinlik, kas ve eklem ağrılarıyla kendini hissettiriyor. Virüse yakalananlar ilk 36 saat içinde tamiflu ilacını beş gün süreyle sabah akşam kullanabilir




GÜLCAN KAPLAN

İZMİR - Domuz gribinin en önemli belirtilerinin üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş, göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, bitkinlik şeklinde sıralanırken, soğuk algınlığından farklı olarak belirtilerin yavaş yavaş değil, birdenbire ortaya çıktığı ve daha fazla ateşlenmeye yol açtığı bildirildi.


Meksika’dan kaynaklanan domuz gribinin Amerika kıtasının ardından, dünyanın çeşitli yerlerindeki ve bu arada Avrupa’daki bazı ülkelerde de görülmesi, "hastalık Türkiye’ye de sıçrar mı" sorusunu gündeme getirdi.


Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Büke, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığın nasıl bulaştığını, belirtilerini ve korunma yollarını anlattı. Prof. Dr. Büke, domuzların en önemli özelliğinin, kendi virüslerinin yanında insan ve kuş gribi virüslerini de barındırabilmesi olduğunu, bu rekombinasyonla yeni bir virüs oluştuğunu, insanların daha önce benzer bir virüsle karşılaşıp direnç kazanmadıkları için bu virüsün dünyada büyük bir tehlike oluşturduğunu ifade etti.


Şu an için Türkiye’de herhangi bir tehlikenin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Prof. Dr. Büke, şunları dile getirdi:


"Eğer mayıs ayını atlatabilirsek, o zaman Türkiye için tehlike geçecek veya az bir zayiatla atlatılacaktır. Çünkü virüs enfeksiyonları kuzey yarım kürede eylül-ekim aylarından başlayarak mayıs ayı sonuna kadar ön plana çıkıyor. Virüsler ılıman, soğuk ve rutubetli ortamlarda daha fazla dayanıyor. Mayıs ayından sonra havalar iyice ısınacak; virüs güneş ışınlarının bol olduğu ortamlarda yaşayamayacağı için mekanik yollar dışındaki bulaşma koşulları önemli ölçüde azalacak."


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ


Prof. Dr. Büke, virüsün 2 ile 4 gün arasında kuluçka döneminin olduğunu, bu sürede herhangi bir belirtisinin gözlenmeyeceğini ifade ederek, "mesela hava alanlarında hastalığa yönelik kontroller yapılıyor. Güzel bir uygulama, ama ilk 4 gün hiçbir belirti göstermediği unutulmamalı. Şüpheli kişileri en azından 3-4 gün gözlem altında tutmakta yarar var" diye konuştu. Hastalığın 4 temel belirtisinin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Büke, bu belirtileri şöyle sıraladı:


"En önemli özelliği, üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş. Diğer belirtileri göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, son olarak da bitkinlik. Bu arada öksürük ve burun tıkanıklığı da görülebilir. Bu belirtiler kuluçka döneminden hemen sonra yavaş yavaş değil, birdenbire başlar.


Soğuk algınlığıyla karıştırmamak gerekiyor. Soğuk algınlığı yavaş yavaş gelişir, ateş çok yüksek değildir, burun akıntısı ön plandadır. Kas ve eklem ağrıları olsa bile ileri derecede bitkinlik görülmez."

NASIL BULAŞIYOR?

Prof. Dr. Münir Büke, hastalığın en yaygın olarak solunum yollarıyla bulaştığına dikkati çekti.



Hasta insanların öksürük ve aksırığıyla havaya birçok damlacık saçıldığını, konuşurken 200-300, öksürürken 4 bin damlacığın havaya karıştığını kaydeden Prof. Dr. Büke, "virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor" şeklinde konuştu.


Bunun dışında öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalığın bulaştığını belirten Prof. Dr. Büke, "yine eller, yakın temas çok önemli. Bu nedenle hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazım. Mutlaka sık sık ellerin yıkanması gerekiyor" dedi.


Okullar, sinemalar, ulaşım araçları gibi topluca bulunulan yerlerde riskin daha fazla olduğuna işaret eden Prof. Dr. Büke, "bütün vatandaşlarımız sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde daha fazla önemsemeli. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirilmesi lazım" diye konuştu.


Prof. Dr. Büke, Türkiye’de gerekli önlemlerin olabildiğince alındığını, Sağlık Bakanlığının bu konuda "uyanık" davrandığını söyledi.


HASTALIĞIN TEDAVİSİ MÜMKÜN
Domuz gribine yakalanan kişilerin tedavisinin mümkün olup olmadığının sorulması üzerine, Münir Büke şunları anlattı: "Bereket; kuş gribi virüsleri dışında tedavisi var. Virüsü almış kişilerde ilk 36 saat içinde tamiflu veya muadili ilaç 5 gün süreyle sabah akşam kullanılabilir, ya da hastalığın görüldüğü yerlerde bulunulduğunda, koruyucu ilaçlar alınabilir. Ama bunlar ithal olduğu için pahalı ilaçlar, herkesin kullanmasına imkan yok. 65 yaş üzerindekilere, kalp akciğer rahatsızlığı, astımı olanlara, romatizmal hastalıklar nedeniyle kortizon kullananlara, kanser tedavisi görenlere, küçük çocuklara öncelik tanımalıyız." Gribe yol açan virüslerin sürekli değişkenlik gösterdiğini, domuz gribindeki gibi genetik değişkenlikler gösterdiğinde ortaya yepyeni bir virüsün çıktığını dile getiren Prof. Dr. Büke, bu yüzden koruyucu antikorların bulunmadığını, yani şu an için aşısının geliştirilemediğini ifade etti.


"YÜKSEK ATEŞ, VİRÜSLERİN ÖLÜMÜNE YOL AÇIYOR"


Prof. Dr. Büke, hastalıkla birlikte ortaya çıkan yüksek ateşi düşürmeye çalışmamak gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"65 yaş üzerindeki kalp akciğer rahatsızlığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamile kadınlarda ateşi düşürelim. Ama sağlıklı olup grip olanlarda ateşi düşürmememiz lazım. Ateş insana rahatsızlık veriyor, metabolizmayı hızlandırıyor, kalp atışlarını artırıyor, ama bunun yanında virüslerin ölümüne yol açıyor ve vücudun direncinde önemli işlev görüyor, bir çeşit savunma mekanizması gibi işliyor. Vücut 41 dereceye kadar dayanır, 4 saat kadar 42 dereceye dayanır. Mesela ben grip olduğumda ateşimi daha da yükseltirim ve 5-6 saat içinde bu iş biter. Eskilerin hastayı "terletme" metodunun mantığı da budur zaten.

Bu nedenle parasetamol dediğimiz ateş düşürücüleri kullanmamak gerekiyor, ateş düşürülecekse fiziki yöntemleri kullanmak daha iyi. Çünkü parasetamol içeren ilaçlar virüslere karşı antikor oluşumunu engelliyor ve virüslerin çoğalmasını sağlayarak hastalığın tedavi sürecinin uzamasına yol açıyor.”

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9337319337314

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

DOMUZ GRİBİNE KARŞI PARA İADELİ ÜRÜN SATILIYOR - xetics

İstanbul'da aktardan gribe karşı para iade garantili propolis zencefil tableti adında bir ürün aldım. Bu ürünü kullandığınız süre boyunca herhangi bir grip hastalığı olursanız paranızın tamamını iade ediyorlar.Bir haftadır ailecek kullanıyoruz şimdilik iyi gidiyor.Grip sezonu bitene kadar kullanmayı düşünüyoruz

h1n1 tespiti - zeyneperkan

az once hastaneden geldim. h1n1 suphesi ile test yaptirdim, 3 gun iceriside belli olacakmis... Bu yazida da bahsedildigi gibi Tamiflu ilaci yazildi ve istiraat onerildi. Ancak ilk is olarak atesimi dusurmek uzere parasetemolu bagladilar, biranda bitim kanlandi, daha iyiceyim...

yine aynı senaryo - mızrap

Şimdiya kadar domuzmu yoktu dünyada şimdiye kadar domuz çiftliği mi yoktu domuz yiyen mi yokru yay virisi insanları öldür sonra ilaç çıkar sat para kazan bu dünyanın gerçeği bu türkiyede aşı için sıradaymış ne adi bir dünya insan hayatı ticarete kurban veriliyor....

H1N1.Swine influenza - adali48

Esas olarak teknik ismi H1N1 A katagorisi influenza olarak bilinen grip insanlardan da domuzara gecer cunki genetik yapi olarak domuz insana en yakin olan hayvandir. Bu gribin Turkiyeye de gelebilmesi kadar dogal bisey olamaz.Her grip olayi gibi bu da bir influenzadir bu kadar panik yaratilmasinin sebebini iki sene sonra anlariz. Havaalanlarinda da insanlari termal dedektorden gecirmek aslinda cok hatali ve de yanlis bir uygulamadir,cunki insanlar ucaktaki ucus sikintisindan da hararetleri yukselmis olabilir hatta cok kisi ucaktan dehydreted olarak cikar bu da vucut sicakligini artirir.