scorecardresearch.com

Gizemli şifreler

Gizemli şifreler

James Sanborn un CIA binası için tasarladığı Kryptos adlı heykel. Sırrını sadece üç kişinin bildiği söyleniyor.

Bazısı bir cinayeti aydınlatacak, diğeri bir mektubun gizini açıklayacak. Türkiye'de YGS şifresi konuşulurken, dünyanın gündeminde başka tür kodlar var

Cesetlerin cebinde bulunan gizemli şifreler, bilinmeyen diller, işaretler, harfler… Bunlar sadece polisiye filmlerde görülmüyor. Gerçek hayat da bu tür gizemlerle dolu. Ricky McCormick’in cesedi 1999’da Missouri’de bir tarlada bulunduğunda, polis ceplerinde ilginç bir not bulmuştu. Kağıtta iki ayrı tuhaf not şifreli olarak yazılmıştı. Dedektifler, öldürüldüğünü düşündükleri McCormick’in katiline bu şifrelerle ulaşabileceklerini düşünüyordu. Olaya kısa sürede FBI da dahil oldu. Ancak aradan geçen 12 yılda FBI hâlâ kodu çözmeye çalışıyor. Öyle ki belki bir işe yarar umuduyla şifreyi internete de koydular. Ancak kendilerine ulaşan 1600 çözümden de sonuç çıkmadığını anlatıyorlar. 

Kim bu Zodiac?
Kuzey Kaliforniya’da 1968-1969 arasında işlenen beş cinayetle ilişkilendirilen ‘The Zodiac Killer’ adı verilen kişi yerel gazetelere üç parçadan oluşan ve son üç cinayetinin sebebini anlatan şifreli bir mesaj yollamıştı. Kimliğini de 50 şekil ve sembolden oluşan karmaşık bir şifreye gizlediğini söylemişti. Daha sonra San Francisco Chronicle’a bir mektup daha yazıp yeni şifresinin birinci sayfada yayımlanmasını istemişti. Mektuplardan birinde şöyle diyordu: Cennette yeniden doğacağım ve öldürdüğüm kişiler benim kölem olacak. Size ismimi vermeyeceğim. Çünkü sonraki hayatım için köle toplamamı yavaşlatmaya veya durdurmaya çalışacaksınız.
İki profesör şifrenin büyük bir kısmını kırdı ancak katilin kimliği hâlâ gizemini koruyor. 

Tuhaf bitkiler, çıplak kadınlar
Yale Üniversitesi’ndeki el yazmaları kütüphanesinde bulunan geniş bilgi deposunun ortasında garip bitkiler ve astronomik semboller ile çıplak kadın resimleriyle resimlendirilmiş bir orta çağ el yazması bulunuyor. Ancak, ‘Voynich Yazmaları’ adlı bu metin bilinmeyen bir dilde yazılmış ve tüm çabalara rağmen deşifre edilemiyor. Bu gizemli kitaba, onu 1912’de İtalya Frascati’deki Jesuit kolejinin kütüphanesinden alan New Yorklu kitapçı Wilfred M. Voynich’in adı verilmiş. El yazmasının içinde, Jesuit’in ünlü öğretim görevlisi Athanasius Kircher’a eski öğretmeni Marcus Marci tarafından yazılmış bir mektup da olduğu düşünülüyor.
İngiliz kompozitör Sir Edward Elgar’ın yakın arkadaşı Dora Penny’ye yazmış olduğu ve ünlü bestesi ‘Enigma’nın gizemini saklayan notunun sırrı da henüz çözülemedi. 19. yüzyılın başında yaşamış olan bestecinin komplike eseriyle ilgili olarak Penny’ye gönderdiği notta ilginç işaretler bulunuyor. Notta ne yazdığını anlamadığını Elgar’a söyleyen Penny, “Bir gün anlaşılacak.” yanıtını almış. Elgar da, Penny de hayatta değil ve not gizemini koruyor.
Thomas Beale’nin 1820’de kaldığı otelin sahibine bir kutu içinde bıraktığı şifreli üç mektubun, 30 milyon dolarlık bir definenin yerini anlattığına inanılıyor. İlk mektup, Bağımsızlık Bildirgesi’nin yardımıyla çözüldü. Adresin yazıldığı üçüncü şifre ise hâlâ sır. Kovboy Beale, New Mexico yakınlarında altın ve gümüşten oluşan bir hazine bulmuş ancak hazinenin yerini kimseye söylememişti. Hazineyi bulmak için izlenecek tek yol, bıraktığı mektupların dilini çözebilmek. Tam bir şehir efsanesine dönen Beale hazine şifresine inanmayanlar da var. Bazıları, Beale’nin hiçbir zaman yaşamadığına, mektupların da sahte olduğuna inanıyor. 

Heykeldeki sır
Kryptos, 1988 yılında bakır, granit ve ahşap kullanılarak James Sanborn adlı heykeltıraş tarafından yapıldı. Bu gizemli heykelin sırrını, sadece üç kişinin bildiği söyleniyor. Bunlar, James Sanborn ve ona şifreleme teknikleri hakkında yardım eden CIA analisti Ed Scheidt ile eski CIA yöneticisi William Webster. Kryptos’un dört ana levhasından üçünün çözüldüğü düşünülüyor. Gizem, hâlâ deşifre edilmemiş dördüncü kısımda. Çözdüğünü söyleyenlerin iddiasına göre, bu bölümler bir şiir, Tutankamon’un mezarına atıfta bulunan sözler ve CIA’in merkezinin harita koordinatlarından oluşuyor. Fakat iş bu şifreleri çözmekle de bitmiyor. Çünkü ortaya çıkan çözüm de şifreli.
İngiliz uzmanlar, Staffordshire bölgesinde bulunan ‘Çobanın Anıtı’nın üzerindeki harflerin sırrını çözebilmek için yıllardır çalışıyor. Anıtın üzerinde ‘D OUOSVAVV M’ harfleri bulunuyor ve bu harflerin taşıdığı gizin insanları Kutsal Kase’nin yerine götüreceğine inanılıyor. Bletchley Park’ın şifre kırıcıları 250 yıllık gizi çözmek için uğraşırken, anıtın bulunduğu bölge, turist akınına uğruyor. Şifre çözücüler de bu şifreyi çözebilmek için uğraşıyor.
Hıristiyan dünyasında İsa’nın son yemeğinde kullandığı kupaya ‘Kutsal Kase’ deniyor. Çarmıha gerilmesi sırasında İsa’nın akan kanının bu kasede toplandığına inanılıyor. Kase yüzyıllardır aranıyor. Kutsal Kase, Hıristiyan dünyasında birçok söylence ve halk hikayesinin de kaynağı. 


‘The Zodiac Killer’ adı verilen kişi yerel gazetelere üç parçadan oluşan ve son üç cinayetinin sebebini anlatan şifreli bir mesaj yollamıştı.


http://www.radikal.com.tr/104596210459622

YORUMLAR
(2 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Üç Kişi mi? - Clear

Sadece üç kişimi biliyormuş? Peki Wikileaks'e sormuşlarmı? Belki de bilenlerin sayısı dörttür.Heh heh heh.

Nasıl başlıktır bu tanrım... - Zafer Sinem

Gizemli şifrelermiş... Gizemsiz şifre mi olur birader?