scorecardresearch.com

Türkiye'de tuz tüketimi azaltılacak

Türkiye'de tuz tüketimi azaltılacak
22/06/2010 00:00
Türkiye'deki ekmek, geleneksel gıdalar ve işlenmiş gıdalardaki tuz içeriklerinin belirlenerek veri bankası oluşturulacak.

ANKARA- Sağlık Bakanlığı tarafından bugün başlatılan "Tuz Tüketiminin Azaltılması Stratejisi" taslak programında, Türkiye’deki ekmek, geleneksel gıdalar ve işlenmiş gıdalardaki tuz  içeriklerinin belirlenerek veri bankası oluşturulacağı belirtildi.

Restoran, fast-food, lokanta gibi yerlerdeki menülerin incelenerek, tuz miktarlarındaki azaltma oranlarının saptanacağı ve tuz oranının kademeli olarak düşürüleceği; bu yerlerde masalardan tuzlukların kaldırılacağı, bunun yerine küçük poşetlerde iyotlu tuzların bulundurulmasının sağlanacağı ifade edilen taslakta, isteğe bağlı olarak tuz ilave edilmesi gereken patates kızartması, salata, ayran gibi yiyecek ve içeceklere hazırlama sırasında tuz eklenmeyeceği vurgulandı. Taslakta, masalarından tuzlukları kaldıran restoran ve fast-foodların logo, bayrak veya sertifikayla ödüllendirileceği belirtildi.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, "Tuz Tüketiminin Azaltılması Ulusal Strateji Belirleme Çalıştayı"nda, Türkiye’de tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik 2010-2015 yılları arasında uygulanacak ulusal program kapsamında temel stratejiler ile bu stratejiler paralelinde hedefe yönelik etkili faaliyetler belirlendi.

Türkiye’de bir kişinin günlük tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) öngördüğü 5 gramın 3 katından fazla olduğu, bunun kadınlarda 16, erkeklerde 19 gramın üstüne çıktığı vurgulanan çalıştayda, uygulama esaslarına ilişkin taslak metin ele alındı ve bilim adamları, ilgili bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinden oluşan grupların önerileri değerlendirildi.

Sağlık Bakanlığınca hazırlanan taslak metine göre, 2010-2015 yıllarını kapsayacak proje içinde 2011 yılına kadar tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik politika geliştirilerek, ulusal program hazırlanacak ve uygulamaya geçilecek.

Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı koordinesinde ilgili kamu kuruluşları, gıda sektörü, toplu tüketim ve toplum kuruluşları, meslek örgütleri temsilcilerinin de bulunduğu bir Danışma Kurulu oluşturulacak. Danışma Kurulu, yılda en az iki kez çalışmaları değerlendirmek üzere toplanacak.

Önerilen tuz tüketim miktarlarının ve tuzun azaltılmasına yönelik hedeflerin belirlenebilmesi için, Mevcut Durum Saptama Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, yaş grupları, cinsiyet ve risk grupları göz önünde tutularak, kısa ve uzun vadede dönemsel tuz azaltma hedefleri belirlenecek ve duyurulacak. Faaliyetler hakkında yöneticilerin bilgilendirilmesi için, her yıl tüm kamu kurum ve kuruluşları ve ilgili sektörlerin üst düzey yöneticilerine yazılı ve sözel olarak bilgi verilecek. Uluslararası kuruluşlarla işbirliği kapsamında bu konu ile ilgili uluslararası platformda yürütülen çalışmalar izlenecek, WASH ( World Action on Salt Health), ESAN (European Salt Action Network) ve DSÖ gibi organizasyonlar ile İngiltere ve Finlandiya gibi tuzun azaltılması konusunda başarılı uygulamalar yapan ülkelerle temas kurulacak.

"DAHA AZ TUZLU GIDA ÜRETEN FİRMALARA VERGİ İNDİRİMİ KOŞULLARI  ARAŞTIRILACAK"
Mevcut durum ve hedeflerin belirlenmesi kapsamında da Türkiye’de günlük tuz tüketimine dair yapılan araştırma verileri incelenerek rapor haline getirilecek. Mevcut tuz tüketimi göz önünde bulundurularak yaş, cinsiyet ve risk gruplarına göre tüketilmesi önerilen tuz miktarları belirlenecek ve bu gruplara göre kısa ve uzun vadede tuz tüketiminde yapılacak azaltma oranları kademeli olarak tespit edilecek.

Ekmekteki tuz oranları belirlenecek ve kademeli olarak azaltılacak.

Farklı gıda kategorilerine göre peynir, et ürünleri, işlenmiş tahıl ürünleri, kahvaltılık gevrek ve bisküvi gibi işlenmiş ürünlerin tuz miktarları da kademeli olarak düşürülecek.

İşlenmiş ürünlere ilave edilen tuzun yerine muadillerinin kullanılması konusunda çalışmalar yapılacak. İşlenmiş gıdalarda tuz oranının azaltılmasından dolayı ihtiyaç duyulabilecek alternatif üretim metotları geliştirilecek, reformülasyon çalışmaları yapılacak ve üreticiye sunulacak. Daha az tuz içeren gıdaların üretimi teşvik edilecek, vergi indirimi yapılması koşulları araştırılacak.

Ürünlerindeki tuz miktarını azaltan başarılı gıda firmaları basın yoluyla duyurulacak ve ödüllendirilecek. Tuzu azaltan gıda firmalarının ürün etiketlerinde slogan geliştirilmesi desteklenecek. Farklı markaların ürünlerinin tuz içerikleri karşılaştırılarak, medya yoluyla sonuçlar duyurulacak.

Ortalama gelire sahip bir ailenin günlük gıda sepetinde yer alabilecek besinlerin tuz içerikleri belirlenecek. Programın başında ve sonunda olmak üzere ülke genelini yansıtacak idrar sodyum düzeylerini de içeren ulusal bir araştırma planlanarak yürütülecek. Çocukların sık tükettiği besinlerin tuz içerikleri ile çocukların belirlenen yaş gruplarına göre, günlük tükettikleri tuz miktarları saptanacak.

Toplumdaki tuz tüketimiyle ilgili ulusal araştırmalarda kamu kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılacak ve diğer kuruluşlar tarafından besin tüketimi araştırmaları, kan basıncı taramaları ve tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik araştırmalar desteklenecek.

Temel enerji kaynakları olan ekmek ve ekmek çeşitlerindeki tuz miktarları tespit edilecek. Salça, tarhana gibi geleneksel gıdalardaki tuz oranları ve tüketim sıklıkları belirlenecek. Sık tüketilen işlenmiş gıdaların tuz içerikleri saptanacak. Gıdalardaki tuz içeriğine yönelik bir veri bankası oluşturulacak. Toplu beslenme yapılan, TSK, emniyet teşkilatı, SHÇEK’e bağlı kurumlar, Milli Eğitim Bakanlığında tam gün eğitim veren yerler, Kredi Yurtlar Kurumu, üniversitelerdeki kafeteryalar, iş yerleri, yemek fabrikaları ve bu gibi yerlerdeki menülerin tuz içerikleri günlük ve aylık olarak harcanan tuz miktarları incelenecek. Öncelikle zincir restoran, fast-food, lokanta ve bunun gibi olmak üzere buradaki menülerin tuz içerikleri ile aylık tuz tüketim miktarları belirlenecek.

“KULLANILAN TUZUN İYOTLU TUZ OLMASI SAĞLANACAK"
Müdahale alanları kapsamında da ekmekte tuzun azaltılması için fırıncılar federasyonu ve yerel yönetimler tarafından üretilen ekmeklerde yönetim grubu tarafından belirlenen oranlarda kademeli olarak tuz oranı azaltılacak. Ekmekteki tuz oranının azaltılmasından dolayı ihtiyaç duyulabilecek alternatif üretim metotları geliştirilecek ve üreticiye sunulacak. Kullanılan tuzun iyotlu tuz olması için çalışılacak. Büyük gıda üreticilerinin kendi kurumlarına ait tuz azaltma politikaları geliştirmeleri ve uygulama planlarını hazırlamaları sağlanacak.

Restoran, fast-food, lokanta gibi yerlerdeki menüler incelenerek, tuz miktarlarındaki azaltma oranları saptanacak. Toplu beslenme yapılan yerlerde tuzun azaltılması için standart yemek tarifeleri geliştirilecek. Masalardan tuzlukların kaldırılması, küçük poşetlerde iyotlu tuzların bulundurulması sağlanacak. İsteğe bağlı olarak tuz ilave edilmesi gereken patates kızartması, salata, ayran gibi yiyecek içeceklere hazırlama sırasında tuz eklenmeyecek. Aşırı tuz içeren yemekler yerine, daha az tuz içeren besinlerin yer aldığı menülerin hazırlanması sağlanacak. Uygulamada başarılı olan kurumlar, logo, bayrak veya sertifika ile ödüllendirilecek. Tüm yemeklerde tuzun iyotlu tuz olması için çalışılacak. İlgili yöneticilerden, resmi bir yazıyla ulusal programa ilişkin girişimlerini başlatmaları istenecek. Menülerde yiyeceklerin kalorileri yanında tuz içeriklerinin de belirtilmesi önerilecek.

TUZ ORANI YÜKSEK GIDAYA BÜYÜK PUNTO
Yasal düzenlemeler kapsamında ekmek başta olmak üzere tuz içeriği yüksek olan gıdaların tuz miktarları Gıda Kodeksi Tebliğlerinde kademeli olarak azaltılacak. Etiketlerde ürünlere ait tuz ve Na (Sodyum) terimlerinin en anlaşılır ve belirgin bir şekilde yer alması sağlanacak. Yüksek tuz içeren besinlerde uyarı mesajlarının yer almasının zorunlu hali getirilmesi için Etiketleme Alt Komisyonuna öneride bulunulacak. Tuz miktarı yüzde 1’in üzerinde olan gıdalardaki tuz miktarının büyük puntolarla belirtilmesi sağlanacak.

İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki eğitim ekipleri tarafından ildeki tüm sağlık personeli yılda en az iki kez olmak üzere bilgilendirilecek.

Eğitim ve Farkındalık çalışmaları kapsamında da ulusal nitelikli sempozyumlar düzenlenecek, hem sağlık çalışanlarına hem de vatandaşlara yönelik oturumlar yapılacak. Okul, iş yerleri, yaşlı bakım evleri, kamu kurum ve kuruluşlarda ve tuzun yoğun olarak tüketildiği özel bölgelerde eğitim verilecek. Aile hekimliği ve toplum sağlığı merkezlerinde yürütülen uygulamalarda, bu konulara yer verilecek. Ayrıca bu konuda farkındalığın artırılması için Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yapılacak. Toplu beslenme yapılan yerlerde, konuya ilişkin afiş ve broşürlerin bulundurulması sağlanacak ve broşürlerin yemekten önce tüketiciye verilmesi sağlanacak. Büyük marketler ve alışveriş merkezlerinde tanıtım yapılacak. Konuya ilişkin medya çalışması yapılacak, ulusal kampanyalar düzenlenecek. Kamuya açık alanlarda otobüs durakları, reklam panoları ve toplu taşım araçlarında afiş, spot ve film kullanılacak. Tuzun zararlarını içeren interaktif web sayfası hazırlanacak. Tuz konusunu içeren bülten hazırlanarak, yılda üç kez yayımlanacak.

İzleme ve Değerlendirme kapsamında ise ilgili bölümlere ilişkin denetlemeler yapılacak ve 2016 yılında tüm programın değerlendirilmesine yönelik sonuç raporu hazırlanacak ve duyurulacak.(aa)

http://www.radikal.com.tr/100399310039930

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.