Ne video enstalasyonu? Avrupa'da bunun adı alet, edevat...

İngiltere'deki bir vergi davası kapsamında ünlü sanatçı Dan Flavin'in bir heykeliyle video sanatçısı Bill Viola'nın enstalasyonunun 'sanat yapıtı' sayılamayacağı kararı çıktı

Artık Dan Flavin’in eseri gümrükçüler için sanat eseri değil sadece florasan lamba.

Brancusi’nin ‘Boşlukta Kuş’ heykelini bilirsiniz: Modern sanatın başyapıtları arasında sayılır; boşlukta süzülen bir kuşun hareketinin Brancusi’ye özgü ifadesidir. İlki 1923 yılında yapılmış heykelin mermer ve bronz olmak üzere birkaç kopyası bulunur; bunlardan bir tanesi 2005 yılında 27.5 milyon dolara satılarak bir müzayedede en pahalı satılan heykel rekorunu kırmıştır. Ancak bu heykeli meşhur eden, 20. yüzyılın belki de en büyük heykel ustasının elinden çıkmış olması değildir yalnızca. 1928 yılında Brancusi ‘Boşlukta Kuş’u Amerika’da sergilemek istediğinde heykeli gümrüğe takılınca öyle bir yaygara kopmuştur ki sanat yapıtlarının gümrükten geçişiyle ilgili herhangi bir olayda hâlâ bu hadise hatırlanır. Hatırlanmayacak gibi de değildir: Gümrükçüler Brancusi’nin heykeline tam olarak ne işe yaradığını anlayamamakla birlikte ‘işlevsel bir endüstriyel alet’ olduğuna karar vermişler, bu tür malzeme için uygulanan gümrük kotası neyse onu uygulamışlardır. Brancusi’nin birkaç bin dolar gümrük vergisi ödemek zorunda kaldığı, dahası heykelinin neden ve nasıl sanat yapıtı olduğunu kanıtlamakla uğraşmak zorunda kaldığı anlatılır. 

‘Gösterim’ sırasında sanat
Geçen ay Avrupa Komisyonu’nun aldığı bir karar, Brancusi’nin heykelinin başına gelenleri hatırlattı: Komisyon, İngiltere’de yaşanan bir vergi davası kapsamında ünlü minimalist sanatçı Dan Flavin’in bir heykeliyle video sanatının büyük ustası Bill Viola’nın bir enstalasyonun ‘sanat yapıtı’ sayılamayacağına karar verdi. The Art Newspaper’de yer alan habere göre her iki yapıt (ve bundan sonra benzeri yapıtlar da) Avrupa Birliği sınırlarına girerken hem katma değer vergisine hem gümrük vergisine tabi olacak. Verginin miktarı ise, yapıtları oluşturan malzemeler üzerinden belirlenecek. Yani, 100 yıl öncesinin Amerikalı gümrükçüleri için ‘Boşlukta Kuş’ nasıl yalnızca metalse, 100 yıl sonrasının Avrupalı gümrükçüleri için Flavin’in heykeli floresan lamba, Viola’nınki de elektronik alet/edevat. 2006 yılından beri süren davada gelinen nokta yoğun tartışmalara neden olurken, kararın gerekçesi kimine göre mantıklı, kimine göre mantıksız: Komisyon, ışık, video, ses enstalasyonu gibi endüstriyel malzeme ve teknik alet/edevattan oluşan yapıtların yalnızca ‘gösterim’ sırasında ‘sanat yapıtı’ olduğu kanısına varmış. Bir bakıma doğru: Kapatın elektriği, Flavin’in heykeli de Viola’nın enstalasyonu da karanlığa gömülür, yok olur, nesneselliğini yitirir. Açın elektriği, yapıtlar yine karşınızdadır. Ne var ki sanat yapıtı söz konusu olduğunda bu mantık böyle işlemez! Sanatçının bir yapıtı oluştururken hangi malzemeyi kullanacağına karar verebilecek merci de herhalde gümrük ve vergi uzmanları değildir! 

Bir başka hikaye daha
Olay bir yanıyla da bir başka Minimalistin, Carl Andre’nin tuğlalarla yaptığı ‘Eşdeğer’ heykelinin başına gelenleri hatırlatıyor. Tate müzesi 1970’lerde Andre’nin 120 seri üretilmiş endüstriyel tuğlanın minimalist diziliminden oluşan heykelini tuğlaların toplam maliyetinden epey yüksek bir fiyata satın aldığında İngiltere’de olay olmuştu. Andre ise, gayet masumane, “Tuğlalarla heykel yapmak neden bu kadar büyük bir tepkiyle karşılandı bir türlü anlayamadım” diye açıklama yapmıştı yıllar sonra. Andre’nin ne demek istediğini anlamak için 20. yüzyıl sanatının malzeme dağarcığını gözlerimizin önüne getirmemiz yeterli! Resimlerde ve heykellerde hangi malzemenin hangi miktarda kullanılacağına dair sözleşmeler çok eskilerde kaldı sanmıştık ama galiba durum pek öyle değil. Neyin sanat olup olmadığına Avrupa Birliği bünyesinde bile malzeme üzerinden karar veriliyorsa, vah vah vah!