Amerika'da isyan başkaymış!

Mahkeme, cinayet işlemiş verdiği kararla. Kimse gönlünce taşkınlık yapamıyor. Yolu kapatan şöyle dursun, trafiği aksatan bile gözaltında.

Ben tatile giderken Gezi olayları acayip Avrupaiydi, çok Amerikanvari havalardaydı. Polisin olaylara müdahale biçimiyse bir o kadar Şarklı.
Hani güya ‘Şark’ta sokak isyan ederdi, Garp’ta fert!’
Pek sevdiğim o klişe yıkılmıştı gözümde. Cemil Meriç’ten alıp gözüm kapalı kullanamayacaktım artık.
Bizde de fert sokağa çıkmıştı nihayet.
Şark tarihinin ilk ferdi isyanıydı Gezi.
Bireyselleşmesini tamamlamış ya Batılı, Doğu’nun o bilince erememiş sürülerinden ayrılıyordu.
Orada itiraz bireysel bir şuurdan yükseliyordu, burada sokak kalabalıklarından geliyor tepki.
Gezi’ye kadar tabii.
Gezi olayları, bu inancı altüst etmişti.
Bizde de Avrupai tipte, Amerikanvari tarzda bireysel tepkilerle sokağa çıkılabiliyordu bakın!
Çapulcu hareketi, dosta düşmana göstermişti bunu.
Medenileşme serüveninde bir üst aşamaya terfi etmiştik bu sayede.
Dünya nazarında sınıfımız değişmişti.
Fakat tatilden döndüğümde tersyüz olmuş bulmayayım mı yine her şeyi!
Amerika’da Zimmerman olayı patlak vermiş ben yokken. Allak bullak olmuş algılar.
Bildiğiniz siyah sokağında isyan. Siyahi bir gencin, gönüllü mahalle bekçisi bir beyaz tarafından sebepsiz yere katledilmesine karşı.
Beyaz katilin cinayet suçlamasından beraatı, öfkeyi sokağa taşırmış.
Neylersiniz ki adalet isteyen eylemcilerin karşısına bütün haşinliğiyle polis dikilmiş orada da.
Los Angeles’ta sokağa göz açtırmamış polis, yasadışı protestolara nefes aldırmamış.
Florida’da kanunsuz toplanmalara izin verilmemiş.
Küçüktü-büyüktü ayırmadan müdahale edilmiş biriken kalabalıklara.
Neticede göstericileri, bizim göstericilere benziyor doğru.
Ama polisleri de bizim polisler gibi. Biber gazları var, plastik mermileri, yasadışı gösteri kavramları, ifade özgürlüğünün sınırları, protesto hakkının kullanımında kısıtlamaları...
İstedikleri zaman yol kesip eylem koyamıyor zavallılar. Cam, çerçeve indirmeseler bile istedikleri yerde toplanamıyorlar.
Belediye başkanları, polis şefleri diyor ki protesto hakkına saygılıyız ama suç işleme hakkına asla. Ve yanlış zamanda, yanlış yerde toplanmak suç kapsamına girebiliyor.
Adalet için bile kimsenin huzuru kaçırmasına ya da toplumun düzenini bozmasına müsamahası yok adamların.
Ne uğruna olursa olsun fark etmiyor, kanun her şeyin üstünde.
Mahkeme, cinayet işlemiş verdiği kararla. Kimse gönlünce taşkınlık yapamıyor.
Yolu kapatan şöyle dursun, trafiği aksatan bile gözaltında.
Nerede kaldı barikat kurmak, nerede kaldı adliye işgal etmek! Yanına yaklaştırmıyorlar.
Çıkarılacak ders ne?
Sadece göstericilerimiz değil polisimiz de Amerikanvari demek. Ya da Amerikan polisi, bize öykünüp Şarkvari hareket ediyor.
Veyahut bir terslik var bu işte.
O da şu: “Dünyanın hiçbir demokrasisinde bizdeki gibi şeyler olmaz” diye başlayan beylik cümleler bir tek bizde kuruluyor.