Anayasa dedik ey halkım!

Halk istemezse Kemalizm bile iktidar olamazmış. Bu gerçeği daha ne zaman anlayacaksın ey halkım, unutma bizi!

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, kıymetli fikirlerini almış vilayet vilayet gezdiriyor. Sarsılmaz bir mantığı var. Gayreti, anayasanın neden değiştirilemeyeceğini sağlam delillerle ortaya koymak. Son olarak Antalya’daki panelde, çürütülemez bir temele oturtmuş meseleyi.
Demiş ki: “Bakın bunlar yüce divana gidecek. Diktatör olursun, darbeyi yaparsın, kazandın mı iktidara gelirsin. Darbeyi yapamadın mı darbeci olarak yargılanırsın yüce divanda. Onun için hızlanıyorlar.”

Acaba “Anayasayı yaptınız yaptınız, yoksa karışmam ha” diye göz korkutup ‘elinizi çabuk tutun’ mesajı mı veriyor? Yahut Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun 4 partiden üyelerini kaçırtıp masayı dağıtmaya mı uğraşıyor?

Sağlam muhakeme

Ben bilemedim. Ama sağlam bir muhakemeye sahip olduğu kesin. Ki ancak darbeyle bu ülkede gerçekten iktidar olunacağına inanıyor. Öteki türlü, sürekli değişen çoğunlukların oyuncağı oluyor anayasa. Halk, keyfine göre iktidarlarla oynuyor. Geldikleri gibi gidiyor seçilmişler. Olmuyor yani, iyi olmuyor.

Demokrasilerde çoğunluk her şeye muktedirdir, düşünebiliyor musunuz? Rahmetli Menderes’in tabiriyle isterse hilafeti bile geri getirebilir. Kemalizm’i geri getirmesi de mümkün. Yalnızca bir istisnası var: Getirdiğini götürecek yeni bir çoğunluğun oluşmasını engelleyemez. Yapamayacağı tek şey budur.

Çoğunluk isterse

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Hanım, gönlünü nasıl ferah tutsun! Israrla bu Meclis’in yeni bir anayasa yapamayacağını söylüyor. Fakat çoğunluk dilerse onu da yapar maazallah. Sadece, olur da Tansel Çölaşan zihniyeti bir gün çoğunluğu ele geçirirse anayasayı tekrar değiştirmelerine herhangi bir sınır koyamaz o kadar. Olacak şey mi?

Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler, demokrasinin ruhuna uymaz diyorlar. Bir çoğunluğun iradesi, başka bir çoğunluğun iradesinden üstün olamazmış. Eski bir çoğunluk, gelecek bir çoğunluğa şartlar koşup iradesini ipotek altına alamazmış. Geri kalan her şey serbestmiş. Çıldırırsınız Allah korusun!

Kitaplarda yazıyor ki çoğunluk diktatörlüğü suçlamaları, faşizmin icadıdır. Çoğunlukçu demokrasiye karşıdır faşizm, çünkü bütün vatandaşların oylarını bir ve eşit görmez. Haksız mı siz söyleyin? Onun için de ‘niteliksiz kalabalıklar’ın, nitelikli bir azınlık tarafından yönetilmesi gerektiğini savunur. Fena şey mi? Hem, cahil halk yığınlarını doğru yola iletecek bir azınlık diktatörlüğü kurulsa hangimizin hayrına olmaz?

Hepsi demokrasiye dahil

Çoğunluğun yapacağı her şey demokrasiye dahilmiş. Ama Tansel Çölaşan zihniyetinin yapılmasını istediği faideli işler hariç. Önce halkı ikna edip çoğunluğu sağlayacakmışsınız. Halk istemezse Kemalizm bile iktidar olamazmış. Bu gerçeği daha ne zaman anlayacaksın ey halkım, unutma bizi!

Unutma ki Tansel Hanım’ın dokundurtmamaya yemin ettiği mevcut anayasa, askeri darbe ürünü. Öyle hür seçimlerde oluşmuş demokratik bir çoğunluğun eseri filan da değil. Daha ne olsun!