Ankara'nın kasvetli havası

'Biz', burada 'çok hareketli saatler' yaşadık. Bilmem, haberiniz oldu mu?

‘Biz’, burada ‘çok hareketli saatler’ yaşadık.
Bilmem, haberiniz oldu mu?
Ya da kaçınız fark etti?
Ankara gündemini izlerken, kendi kendime bu soruyu düşündüm.
Kaç kişi, heyecana kapılıp, ‘bizim’le aynı merakları paylaşmıştır?
Başbakanlık’taki toplantı üzerine kaç kişi, senaryolar yazmış, fanteziler kurmuştur?
Sabırsızlıkla çıkacak sonucu bekleyen, yoksa sadece ‘biz’ miydik?
‘Biz’; gazeteciler ve ‘ana kademe’deki siyasetçiler ile dar bir bürokrasi ve iş çevresi, çok az da meraklı vatandaş...
***
Sayımız ne kadar, tam kestiremiyorum.
Ama biliyorum ki, 70 milyon içinde oldukça küçük sayılacak bir ‘siyasi cemaat’iz.
Kendimize göre kaygılarımız, heyecanlarımız var... Aynı koridorlarda bir aşağı, bir yukarı koşuşturup duruyoruz.
Dışarıda ise, hayli kalabalık bir hayat, kendi doğal mecraında akıyor.
Peki, ‘biz’ mi koptuk, ‘kalabalıklar’ mı bizden kopuk?
Gündemlerimiz ne kadar örtüşüyor?
***
Dün, ağır bir hava kaplamıştı Ankara’yı.
Yağıp yağmama arasında kararsız, tutuk, kasvetli bir hava...
Aynı hal, medya gündemine de sirayet edince, atmosfer hepten değişti.
Sanki gün ortasında bir el, gizlice perdeleri çekmiş, ışıkları yakmak da kimsenin aklına gelmeyince, şehir öylece kalakalmış...
Başbakanlık’tan gizemli bir ‘mini zirve’nin haberi geliyor.
Mazeretli Bülent Arınç ile Vecdi Gönül hariç, MGK üyesi bakanlar, Başbakan Erdoğan’la toplantı halinde...
Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu, akşama, gecikmeli yaz tayinleri kararnamesini açıklayacak.
Ergenekon diye bilinen davanın şöhretli savcılarının akıbeti, hâlâ meçhul yani...
Gazeteciler, karanlığı dağıtacak küçük bir ışık arıyor.
Öğleden sonra, saat 2 buçuk... Bekleyiş uzadıkça, tansiyon yükseliyor... Bin türlü senaryo gelip geçiyor, akıllardan...
Neyse ki, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, daha fazla dayanamayıp, bu ıstıraba son vermek istiyor.
Teskin edici kısa bir açıklama için gazetecilerin yanında...
Öğreniyoruz ki, telaşa mahal yok, güvenlik ve terör konularını değerlendirmişler.
TV haberlerinde nerelere çekildiğini görünce, planlanmayan bu kısa açıklamaya ihtiyaç duymuş.
Bir kere, HSYK’nın gündemiyle ilgili değil...
CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığı ‘askere sivil yargı’ düzenlemesiyle de hiç alakası yokmuş...
Bir de önden haber veriyor.
“Ara ara, biz böyle toplanacağız” diyor.
Aynı kompozisyonu bir daha görürsek, gereksiz heyecana kapılıp, altında başka şey aramamamızı söylüyor.
***
Fakat, Ankara’da hava gene kapalı...
Bu kez habercilerin kıpır kıpır heyecanı, yerini boşluk duygusuna bırakıyor.
Ve rahat vermeyen şüphelere...
Neler oluyor?
Acaba, başka şeyler de konuşmuşlar mıdır?
Yoksa, terörle mücadelede sıcak bir gelişme mi var?... Olur ya, teslimat filan?...
***
Temmuzun yarısına geldik, yaz, hâlâ Ankara’ya uğramadı.
Bulutların kabızlığı, gündemin kabızlığıyla birleşiyor.
Yağsa da, kurtulsak...
Bulutlar da rahatlasa, biz de biraz rahat etsek...