Arınç'ta 'derin kulak' şüphesi

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast olayı, sırlarla dolu. Kulağı delik bir arkadaşım, "Suikast işi değil" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast olayı, sırlarla dolu.
Kulağı delik bir arkadaşım, “Suikast işi değil” dedi.
Ona göre Arınç, bir süredir hem yakın, hem de teknik takip altındaydı.
Yani bire bir izleniyordu, içeride ve dışarıda 24 saat gözleniyordu.
Ayrıca ‘teknik takip’le, kullandığı her türlü iletişim aracı ve ortam konuşmaları, dinleniyordu.
Arkadaşım özetle, tam bir göz hapsine alındığını söylüyor, Başbakan Yardımcısı’nın.
Benim bildiğim, suç ve suçluyla mücadele için geliştirilen önleyici polisiye tedbirlerdir bunlar.
Mahkeme kararına dayanmadan uygulamaksa başlı başına suçtur, uygulayanlar da suçlu.
İddialar doğruysa eğer, illegal izleme ve teknik takip yöntemi, neden asker kişilerce bir başbakan yardımcısına uygulandı?
Arkadaşımın kafasındaki can alıcı soru, buydu.
Olay yargıya intikal ettiğine göre, soruşturmanın sonucunu beklemek gerekiyor.
Benim kafamdaki asıl soru ise şu:
Arınç’a suikast girişimi mi, yoksa illegal izleme mi?.. Hangisi daha vahim bir duruma işaret eder?
İkisi de birbirinden beter görünüyor.
***
Olayın yaşandığı geçen cumartesi akşamı, Ankara’daydım.
Bir grup arkadaşımla Çankaya’daki bir mekânda buluştuk.
Arkadaşlarımdan biri, Çukurambar’dan gelmişti.
Masaya oturur oturmaz, o akşam tuhaf bir şeyler döndüğünü söyledi.
Bizden evvel oturduğu mekân, Arınç’ın arka sokağındaymış.
Polis, akşam saatlerinde sokağın giriş ve çıkışlarını tutmuş.
‘Ne oluyor?’ diye sorduklarında, ‘Arınç’a suikast yapılacağı ihbarı üzerine iki araca baskın düzenlendiği’ cevabını almışlar.
Şok edici bir bilgi olmasına rağmen, haber merkezlerine hiç bir duyum ulaşmamıştı.
Birkaç telefondan sonra anladım ki, Ankara büroları sakin, kimselerin haberi yoktu.
İlk ayrıntılar, aradan 24 saat geçtikten sonra gün yüzüne çıkmaya başladı.
***
O akşam Çukurambar’da biri albay, diğeri binbaşı rütbesinde iki muvazzaf subay, araçlarında gözaltına alınmıştı.
Rivayetlere bakılırsa, bir ihbar üzerine polis, günler öncesinden Arınç’ın sokağına pusu atmış...
Ve o akşam, iki şüpheli araca müdahale edilmiş...
Şüphelilerden birinde, Arınç’ın ev adresi ve krokisi bulunmuş...
Bu bilgilerden hareketle, Arınç’a suikast hazırlığı yaptıkları sonucuna varılıyor.
Şüpheliler, Ankara Merkez Komutanlığı’nda, ama neyle suçlandıklarını bilmiyoruz.
Savcılarsa iz üstünde olayı soruşturuyor, ama suikast yönünden mi, kesinleşmiş değil.
Şu ana kadar kamuoyuna, resmi makamlarca teyid edilmiş başka bir bilgi de yansımadı.
***
Dönelim, kulağı delik arkadaşımın söylediklerine...
O akşam aranan şüpheli araçlarda, teknik takipte kullanılan bazı cihazlar yakalanmış.
Dediğim gibi, teyide muhtaç bir duyum bu.
Doğruysa, asker kişilerin karıştığı yeni bir ‘derin kulak’ skandalıyla karşı karşıyayız demektir.  
Ne arıyorlardı, kim adına, hangi yetkiyle, kimden aldıkları emirle?.. Sorular, uzayıp gidiyor.
Sis perdesi, soruşturma neticesinde aralanacak.
O vakte kadar ‘Suikast mi, yasadışı dinleme mi?’ soruları, spekülasyona açık kalacaktır.
Oysa basit bir ön açıklama, gereksiz spekülasyonları bertaraf etmeye yeterdi.