Askerli zirveden örtülü 'eylem' mesajları çıktı

Erdoğan'la Obama, rekor kıran uzatmalı görüşmeden sonra ortak bir açıklama yaptı. Obama, Irak'taki PKK varlığına karşı 'Askeri yönden koordine olmayı konuştuk' dedi.

Erdoğan’la Obama, rekor kıran uzatmalı görüşmeden sonra ortak bir açıklama yaptı.
Obama, Irak’taki PKK varlığına karşı ‘Askeri yönden koordine olmayı konuştuk’ dedi.
Bana göre, ilk bölümü 1.5 saati aşan zirvenin sırrı, bu cümlede saklı.
Başbakan Erdoğan, Oval Ofis’e ilk kez bir komutanla girdiğinde neler olduğunu yakın geçmişte görmüştük.
2 yıl aradan sonra, askerli zirveyi dün ikinci kez denedik.
Bunun da sonuçları olacaktır.
Erdoğan’ın geliş yolunda söyledikleriyle birleştirince, ilk aklıma gelen, haliyle
PKK’nın tasfiyesinde nihai safhanın kararlaştırılmasıdır.
Güvenliğinden hâlâ Amerikan güçlerinin sorumlu olduğu Irak topraklarında, daha ne kadar barınabilecek PKK?
Dün bu soru, önce siyaset katında kesin bir cevaba kavuşmuş oldu... Ardından da ilgili tarafların güvenlik bürokrasisi koridorlarında, kademeli bir eylem planının sıralı talimatlarına dönüşecek.
Daha evvel, benzer bir süreci yaşamıştık.
***
Dışarıda bekleyişimiz sürerken, Başbakan Erdoğan, Oval Ofis’te Başkan Obama’yla görüşüyor.
Obama’nın randevu programını altüst etme pahasına, planlanan süreler fazlasıyla aşılıyor.
Çalışma yemeğine ayrılan süreyi de kullanıyorlar, gene bitmiyor.
Hatta ortak açıklamadan sonra, ‘Artık yemeği pas geçerler’ diyoruz, o da olmuyor.
Erdoğan, toplamda 3 saatten fazla bir süre kalıyor Beyaz Saray’da.
Anlıyoruz ki, görüşmenin muhtevası zengin, meseleler gerçekten ağır ve derin...
İçeride Erdoğan’a eşlik eden 7 kişilik bir  Türk heyeti var.
6’sı şu isimlerden oluşuyor: Bakanlar Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Egemen Bağış ve Mustafa Demir  ile AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Kürşat Tüzmen ve Washington Büyükelçimiz Nabi Şensoy...
Kalan son isimse, zirvenin diplomatik rengine haki tonlar katan biri...
Genelkurmay 2. Başkanı Org. Aslan Güner de, üniformasıyla o heyette yer alıyor.
Zirve gündeminin ana başlıklarına bakılırsa, askerin heyetteki varlığı doğal, hatta gerekli bir durum.
Afganistan’a takviye asker talebi, İran’ın nükleer programı, Ortadoğu barış sürecinde oynayacağımız rol...
Karar vericiler için, özünde siyasi konular olmakla birlikte, bunların hepsinin askeri işbirliği kapsamına giren boyutları mevcut.
Ama 2. Başkan’ın orada bulunmasının asıl sebebini, gözden kaçırmayalım.
O sebep, giderek Ortadoğu’da bir çıban başına dönüşen, sadece komşularımızla değil, stratejik ortak ABD’yle ilişkilerimizi de zehirleyen PKK sorunu ve geleceğidir.
***
Benzer bir durum, 5 Kasım 2007 zirvesinde yaşanmıştı.
İlk kez bir asker, Oval Ofis’teki heyetler arası görüşmede hazır bulunmuştu.
Erdoğan’ın, dünkü ortak açıklama sırasında, o zirveye atıf yapması, tarihi öneminden kaynaklanıyor.
Dönemin 2. Başkanı Org. Ergin Saygun,  zirve çıkışında, Pentagon’daki muhataplarıyla  ‘anlık istihbarat paylaşımı’nın teknik mekanizmalarını kurmuştu.
5 Kasım mutabakatının çok önemli siyasi sonuçları olduğu muhakkak.
Özellikle terörle mücadelede, Erdoğan’la Bush’un yan yana ortak bir duruş sergilemesi etkileyiciydi.
‘11 Eylül’ sonrası dönemde, tezkere krizinin de tuz biber ektiği ABD’yle ilişkilerimiz, baş aşağı düşüşe geçmişti çünkü.
Burnu, tekrar yukarı doğru kaldırdığımız bir gün olmuştu 5 Kasım.
Siyasi iradelerin en üst düzeyde karşılıklı teyid edilmesi bakımından, o zirvenin mesajı büyüktü.
Böylece, Irak’ın kuzeyindeki PKK hedeflerini havadan ve karadan vuran askeri harekatların önü açılmış...Terörle mücadelede yeni bir aşamaya geçmiştik.
PKK, bizzat Başkan Bush tarafından, ‘’Türkiye’nin, ABD’nin ve Irak’ın ortak düşmanı’’ ilan edilmişti.
Obama’nın dün övgüyle söz ettiği ‘Demokratik açılım’ sürecini yaşadığımız bugünlere, o zirvenin somut sonuçlar doğurması sayesinde gelebildik.
***
Peki, dünkü Erdoğan-Obama zirvesinin 5 Kasım’dan farkı nedir?
Bunu ancak, görüşmenin üreteceği sonuçları gördükten sonra konuşabiliriz.
Yine de, şu kadarını söyleyebiliyorum;
Yeni bir ‘Beyaz Saray Mutabakatı’na tanık oluyoruz.
‘İlk kez’ diye başlayan cümleler kuracağımız, ‘tarihi’ olarak niteleyeceğimiz bir görüşme...
İleride bugünlerin tarihi yazılırken, kendine ait müstakil bir sayfayı hak edeceğinden eminim.
***
Muhtemel sonuçlarına gelince...
Bir bölümünü, iki lider birlikte kameraların karşısında duyurdu.
Diğer bir bölümünü ise, süreç içinde yaşayarak göreceğiz.
Çünkü, operasyonel hassasiyeti yüksek bazı kararlar alındığını düşünüyorum.
Kuvvetle muhtemel içeride, PKK kadrolarının silahsızlandırılıp Kandil’den nasıl indirileceğine ve sonrasında akıbetlerinin ne olacağına dair bir plana son şekli verildi.
Erdoğan ve Obama’dan, güvenlik dereceli böyle bir bilgiyi kamuoyuyla paylaşmalarını beklemek elbette safdillik olur.
Ama işaretlerini verdiler.
Obama’nın Türkiye ziyaretinde adını koyduğu,  Erdoğan’ın ‘Haydi içini dolduralım’ dediği ‘Model ortak’lığın birinci günü, bu zirve sayılır.
Sadece ekomomide stratejik çalışma grubu kurma kararıyla, içi dolmayacağına göre...
Terörle mücadelede de eylem ağırlıklı bir döneme girdiğimizi  söyleyebilirim.
Unutmayın ki Başbakan, sonraki basın toplantısında, “Terörle mücadelede, bugünkü görüşme yeni bir milat olacaktır” dedi.