Aşkın ilacı kadın sütüymüş

Develer pire, ilim bir harfken yani, Haydar Dümen'le Güzin Abla henüz dünyaya gelmemişken de insan evladı aynı dertlerden mustaripmiş.

Tıbbın büyük üstadı, cümle hekimlerin piri İbni Sina’nın bir reçetesi geçti elime. Aşk ve karasevda hastalıklarını tedavi edecek sihirli iksiri veriyor: İnsan sütü.
Bin yıllık bir reçete. 1013 senesinde kaleme alınmış.
Birkaç pratik sonucu var.
Develer pire, ilim bir harfken yani, Haydar Dümen’le Güzin Abla henüz dünyaya gelmemişken de insan evladı aynı dertlerden mustaripmiş. Bu birincisi.
İkincisi de şu:
O zamanlar da aktarlar, eczacı olup şifa dağıtıyormuş.
O zamanlar da hastalar, hurafelere inanmaya dünden hazırmış.
Yalnız, o zamanların en ileri allameleri gelse bu zamanların çocuklarıyla bile ‘kim çok bilir’ yarışmasına giremezmiş.
Değil İbni Sina, allameyi iki cihan olsan İbnüzzaman dedikleri zamane çocuğuna yetişemezmişsin.
Yine de saray soyluları, kalp yaralarına deva olur diye alıp uygulamış yüzyıllarca. Kaçı şifa bulmuş, bilen yok. O devirde istatistikler tutulmuyor.
Reçetenin ilk kısmı, malihülya hastalarına:
“Bu hastalığın bir sebebi ateşli karasevdadır. Alameti yüz kızarıklığı, sert nabız atışı, aşırı cinnet, sürekli uykusuzluktur.
İlacı menekşe, kabak ve haşhaş yağı koklatmak, kadın sütü içirmek. Ayrıca arpa suyu ve şekerle badem yağı içirilir. Başına soğuk fesleğen otu suyu dökülür. Üzerine genç kız sütü ve arpa suyu da damlatılır. Badem yağı ve ıspanak ile beslenir.
Diğer bir sebebi, soğuk karasevdadır. Alameti idrar tutulması, nabzın incelmesi ve seyrekleşmesi, hastanın gittikçe sakinleşmesidir. Bu durumda üzerine sıcak fesleğen suyu dökülmesi, susam yağı koklatılması, başına kadın sütü damlatılması iyi gelir.
İnce faludec (un ve baldan yapılan bir tatlı) ile birlikte piliç eti de yedirilmelidir. Hamama girdirilmelidir.”
Bu da aşk acısı çekenlere:
“Aşktan hüzün, uykusuzluk, sayıklama meydana gelirse kişinin akli dengesini kaybetmesinden korkulur. Bu durumda çorba türü sıvı yiyeceklerle beden nemlendirilir. Kendisine üstüpeç yedirilir. Her
gün hamama götürülür. Menekşe yağı koklatılır. Bu, bedenin ilacıdır.
Ruhun aşkına gelince.. Bu, bir psikolojik hastalık türüdür. Bu kişiye nasihat edilmelidir. Ta ki duyguları olabildiğince hafiflesin. Ya da daha başka işlerle düşüncesinin meşgul edilmesi gerekir.”
Reçete, İbni Sina’nın Küçük Tıp Kanunu adlı kitabından. Kitabı Türkçeleştirip elyazması nüshasıyla basan da Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları.
Muazzam emeği geçen tıp tarihçisi Prof. Kadircan Keskinbora hocamıza bin teşekkür. Bin yıllık bir hikmetle yüzleştirdi bizi. İnsanlığın eşsiz tekamül macerası bu reçetelerde.
Nereden nereye, İbni Sina’nın her derde deva iksirlerinden klinik psikiyatrinin can sıkıntısını da gideren yeşil reçetelerine geldik.
Aradan geçen bin yılda kadın sütünden de kesildik ama insanın aşk acıları kesilmedi.