Aydınlar mangası yallah ileri!

Rus lojistik destek subaylarının, İran ve Hizbullah'ın yolladığı muharip timlerin karaya inip Esad'ın yanında Suriye muhalefetine karşı savaşmasına bir itirazları yok.

Nusayricilik ve Esad yandaşlığı, savaş karşıtlığı kisvesine bürünmüş, tebdili kıyafet aramızda dolaşıyor.
Kâh imzacı aydın bildirilerinde karşımıza çıkıyor kâh barış zinciri suretine giriyor kâh güvercin olup tepemizde uçuşuyor.
Alenen Esad’a bir şans daha isteyemedikleri için, ‘barışa bir şans daha’ tanınsın diyorlar.
Bozamaz veya ‘bu ne yaman çelişki anne’ diye bozuntuya veremezsiniz.
Kuraldan bihaber gafil kimselerin başına, barışçı aydın ferdinin bini birden üşüşür ki felekleri şaşar alimallah.
Tam bir tahakkümcü aydın ehliyetiyle savaşın ve barışın lügatçesini yeniden yazıp önümüze koyuyorlar. Metot aynı, aralarında ‘aydın tavrı’nın ne olması gerektiğini belirliyorlar. Yok yok, dikte ediyorlar.
“Amerika müdahale edince adı savaş olacak” diyorlar. Rusya, İran ve Hizbullah’ın el’an sahada devam eden müdahalesi ise barış demek. O kadar!
Kabul etmeyenleri, psikolojik ikna odaları yerine kurdukları askerlik şubeleri bekliyor. Kaçmak yok, çürük raporu geçmiyor, tecil mazeretleri geçersiz.
Esad’a destek atmak sadece meşru, mübah ve serbest değil; aynı zamanda mecburi.
Başını kaldıranın elinden kalemini alıp faraza silah veriyorlar. Sonra da marş marş Suriye cephesine!
Askere alma şubesi gibi çalışıyor barışsever mübarekler. Entelektüel inzibat müfrezeleri her an devriye geziyor. Savaş yanlısı dedikleri Esad karşıtı kaçakları arıyorlar.
Yakalananlara komut açık: “Tüfek omza, istikamet işgalcilerin yanı, yallah ileri bakalım!”
Barışçı aydın tavrı, emre itaat istiyor. Ya anti-emperyalist kimyasal Esad’ın askeri olunacak yahut alçak Amerikan emperyalizminin saflarında işgal güçlerine katılınacak. İlkinin onuru ile ikincisinin utancı arasında seçim yapmak gayri size kalmış.
Ama kâğıt üstünde ordu toplayıp cepheye sürerken basit bir hesap hatası yapıyorlar. Kullandıkları baskı yöntemi, birebir onlara da dönebilir.
Onlar için de temsili entelektüel lejyonları kurulursa ne diyecekler? Ellerine farazi olarak Rus yapımı silahlar tutuşturulsa, MIG’lerin pilot kabinine oturtulsalar, Scud füzelerinin fırlatma rampalarına yerleştirilseler, İran Devrim Muhafızları’nın yanı başına konuşlandırılıp Hizbullah savaşçılarının destek birliğine sokulsalar tek bir söz söylemeye hakları ve yüzleri olacak mı?
Amerika ve Fransa liderliğindeki gönüllüler koalisyonunun, kimyasal Esad’a havadan Tomahawk füzeleriyle müdahalesine karşılar. Destekleyenleri de savaş çığırtkanlığı yapmakla suçluyorlar.
Fakat Rus lojistik destek subaylarının, İran ve Hizbullah’ın yolladığı muharip timlerin karaya inip Esad’ın yanında Suriye muhalefetine karşı savaşmasına bir itirazları yok. O yabancıların Suriye topraklarındaki askeri varlıklarını, dışarıdan müdahale bile saymıyorlar.
Barışları, bomba olup halkın başına patlıyorsa sorun değil. Tek, Esad’a bir şey olmasın. Niyeyse?