Bay Deki'nin bozulan ezberi

Bay Deki, ne de olsa kulağına söylenenleri tekrarlayan bir ezberci, onun şaşakalması normal
Bay Deki'nin bozulan ezberi

Bay Deki, benim alter egom. Hayalinizdeki öbür kişiliğim, bazılarınızın kafasındaki imajinasyonum diyelim. Hayretten küçük dilini yutacak neredeyse. Başbakan’ın, Ergin Saygun’u ziyaretine takmış. Nasıl olurmuş?

Korkarım, bu takıntı benim imajinatif kişiliğime mahsus da değil. Ağzı bir karış açık kalanlara bakıyorum kaç gündür; Bekirgillere,

Yılmazgillere. Şaşkın ördekten beter haldeler. Bıraksan oturup ağlayacak, karalar bağlayıp yürek dağlayacaklar.

Bay Deki, ne de olsa kulağına söylenenleri tekrarlayan bir ezberci, onun şaşakalması normal.

Ezberde değişiklik yapmış Başbakan. Yeni duruma intibak zaman alabiliyor.

Fakat ters köşe olan imajinatif kişiliğimin aksine Bekirgiller, Yılmazgiller toparlanıp kendine gelemiyor bir türlü.

Kısa bir şaşkınlıktan sonra kendine geldi oysa Bay Deki. Açıklayıcı gerekçeler, haklı sebepler buluyor Başbakan’ın beklenmedik hareketi için. Darbe davalarından desteğini çektiği manasına gelmez diyor. Vicdani ve siyasi boyutları olduğunu, devlet adamlığına yakışanı yaptığını filan söylüyor.

Şaşırtma kapasitesini koruyor Başbakan, sürprizleri seviyor, bilirsiniz işte.

Ama günler geçtiği halde, olayın şokunu atlatamıyor diğerleri. Kafa konforları bozulmuş.

Eskiden ne kolaydı. Erdoğan yanlış yerdeydi, karşıtlarıysa doğru yerde. Yanlış adamları bu tarafa, doğruları öbür tarafa ayırdılar mı iş bitiyor, kafaları da rahat ediyordu.

Ama şimdi öyle mi? Her şeyi birbirine kattı Başbakan. Yaptığı doğru geliyor fakat kendi yanlış. Ondan doğru bir hareket nasıl gelir, bir yanlışlık olmalı, hay aksi!

Gel de pirincin taşını ayıkla şimdi.

Kafası karıştı hacıların, hem nasıl karışmasın? İşin içinden çıkamıyorlar.

Başbakan, tam da onların istediği şeyi yaptı. Bir taraftan acayip hoşlarına gidiyor. Fakat yalnızken bile kendilerine itiraf edemiyorlar.

Etraflarına ördükleri koza, kafayı dışarı çıkarmalarına izin vermiyor. Önyargılarının kurbanılar.

Kemikleşmiş bir kere önyargılar.

Tayyip Erdoğan’dan iyi bir şey sadır olamazdı ki! Şaşıp kalıyorlar işte. Sevinecekleri yerde üzülüyorlar.

Utanmasalar kahredecekler nereden çıktı şimdi bu ziyaret diye.

Tayyip Erdoğan, hasta yatağında Ergin Saygun’u ziyaret etmezden önce ne rahatlardı.

Vicdansız diyor, zalim diyor, gül gibi geçinip gidiyorlardı.

Şimdi ne diyeceklerini bilemiyorlar.

Kaderin cilvesine bakın ki tek bir hareket, Bay Deki’yle onu var eden zihniyeti aynı şaşkınlık potasında buluşturdu.

Bay Deki de onun kurgusal bir kişilik olarak ortaya çıktığı zihinler de ezber bozgununa uğradı.

Bay Deki toparlandı ama sevmeyenleri hâlâ yuvarlandıkları o ters köşede yatıyor.

Bay Deki’yle aynı fikirde nasıl olsunlar? Ne ki aksini de söyleyemiyorlar.

Kötü deseler kendilerini inkâr etmiş olacaklar. İyi de diyemiyorlar.

Hay Allah! Ne fenaymış önyargılarla gerçekler arasında sıkışmak.