Bay Deki'yle Avrupa maceramız

Avrupa yola geliyor, Avrupa önümüzde hizaya giriyor. Bay Deki nasıl mutlu, nasıl mesut.
Bay Deki'yle Avrupa maceramız

Baktım kafası biraz dağınık, ne yöne gideceğini bilemiyor, Doğu ile Batı arasında kaybolmuş gibi bir hali var. Ben de Bay Deki’yi yanıma alıp Paris’e getirdim.

Tanıyorsunuz kendisini, takdim etmiştim. İmajinatif kişiliğim olur, hani bazılarınızın zihin dünyasında inşa olan hayali benliğim.

İşte ikimiz, AB Bakanı Egemen Bağış’ın peşinden Avrupa seyahatindeyiz.

Hollande’ın Fransası müzakere sürecimizin üzerinden siyasi blokajını kaldırmış. Sarkozy ile birlikte o eski husumet de gitmiş, Türkiye sempatizanı yeni bir Fransa gelmiş. Doğru mu diye soruyoruz.

Sadece Fransa mı? Merkel’in Almanyası da o eski Almanya değil. Hatta o eski Avrupa’dan eser yok. Mali buhran, siyasi bunalımlar üst üste gelince burunları sürtmüş. Akılları başlarına geliyor şimdi.

Türkiye’nin kıymetini artık daha iyi anlıyorlarmış. Küresel bir güç olmak için Türkiye’ye ne çok ihtiyaçları olduğunu da...

Avrupa yola geliyor, Avrupa önümüzde hizaya giriyor. Bay Deki nasıl mutlu, nasıl mesut.

Nerde imtiyazlı ortaklık

Bakan Bağış anlattıkça o açılıyor.

Hey gidi Merkel! Bize imtiyazlı ortaklık öneriyordu. İngilizler tam üyeliği geri verip imtiyazlı ortaklık almak isteyince böyle bir statü yok demeye başladı. Bizim dediğimize geldi. Zaten ayın 25’inde de Ankara’ya geliyor beyaz bir sayfa açmak için.

Egemen Bağış, 130’dan fazla sefer düzenlemiş Avrupa’ya. 12’si Almanya üstüne, 12’si de Fransa’ya.

2.5 yıldır tek fasıl açtırmadılar ama.

Baktılar, Türkiye’yi bağlasan artık durmayacak kapıda. Baktılar, AB ya küçülecek ya büyüyecek, başka bir gelecek yok ufukta.
Dondurulan fasılların kapağını aralıyorlar ufak ufak.

Bizi küstürenler

Bu Avrupa’ya sırtımızı dönmemiş miydik biz? Bu hayali unutmamış mıydık? Bunlar değil miydi 50 yıldır kapılarında bizi oyalayıp en sonunda küstüren?

Bıkmıştık, bezmiştik. Meğer hepsi pazarlık kozuymuş.

Trip mi atmışız yani? Hâşâ! Tepemizi attırmaya az kaldığını hissettirmişiz.

Bizi ellerinden kaçırmamak için mi silkinip kendilerine gelmişler peki? Yok, öyle de değil.

Malum, Bay Deki yetenekli bir ezberci. Ama ezberin dışına çıkınca tam bir yetenek fukarası oluyor.

Yine bozgun yedi. Ne o kalıba sığdırabiliyor ne bu kalıba.

O yandan bakmasak diyorum meseleye. Ne yandan bakalım diyor.

Arkadaş mutlu sonla yetinmeyip senaryonun mantıksal izleğini sorguluyor. Bu yolun buraya çıkmaması gerekirdi, öyleyse başka bir yoldan mı geldik? Bunda da mantık atlaması var, oturmuyor gibisinden ha bire didikliyor meseleyi.

Ne kadar uğraştımsa da ikna edemedim. Bulanık başıyla turlayıp durdu Paris’i.

Bir yerden sonra “Tamam” dedi, “çözdüm”.

İran’a direksiyon kırmaydı, Malezyalaşmaydı, eksen kaymasıydı, Şanghay Beşlisi’ydi derken feleği şaşmıştı.

Yolu ancak düzeltti Bay Deki. İstikamet, aynı anda hem Doğu hem Batı.