Beyaz Türklüğün özeleştirisi

Miadı dolan şey milliyetçilik değil 'beyazlık' kafasıdır. Beyaz Türk ideolojisinin raf ömrü doluyor. Onun sonuna geliyoruz
Beyaz Türklüğün özeleştirisi

Kadir İnanır yüzde kaç ‘beyaz Türk’tür? Elimde herhangi bir ölçüm sonucu yok.

Nihal Atsız’ın, kafatası ölçen meşhur havsala pergeli vardı. O alet de işe yaramaz. Çünkü Türklük oranı hakkında bir fikir verse bile beyazlığı hakkında fikir vermeyecektir.

Ama en az Ertuğrul Özkök kadar beyaz Türk olduğuna göz kararıyla da hükmedebiliriz.

“Kürt sorunu çözülürken bir Türk sorunu yaratılıyor. Türklerin de hassasiyetleri olduğu unutulmasın” diyen Özkök’e, şu cevabı yapıştırıyor Kadir İnanır:

“Türk hassasiyeti ile Kürt hassasiyetinden daha büyük bir hassasiyet var, o da barış hasretidir.”

Dostoyevski öldüğünde, “De Sade’ımızı kaybettik” demişti Turgenyev.

Dostoyevski Rus milliyetçisiydi, edebiyatta çekiştiği Turgenyev ise Beyaz Rus.

Turgenyev, arkadaşının milliyetçiliğini sado-mazoşistçe buluyordu. Kendine de Rusya’ya da eziyet yani.

Beyaz Rus’a hastalıklı görünen bir Rusçuluktu Dostoyevski’nin yaptığı.

Geçenlerde, Türk milliyetçiliğinin miadını doldurup doldurmadığını soruşturuyordu Radikal.

Kürtler kimlik mücadelesini sürdürdükçe etnik aidiyete dayalı Türkçülük siyaseti biter mi? Birlikte gerileyebilirler ancak hiçbiri tek başına çekilmez ki sahneden.

Zevalini görmekte olduğumuz fenomeni, bazılarımız milliyetçilik sanıyor. Hayır!

Miadı dolan şey milliyetçilik değil ‘beyazlık’ kafasıdır. Beyaz Türk ideolojisinin raf ömrü doluyor. Onun sonuna geliyoruz.

Beyaz Türk ideolojisi batıyorsa Türk milliyetçiliği de çıkmıyordur herhalde demeyin. Pekâlâ çıkışta olabilir. Çünkü bu ikisi apayrı şeyler.

Dostoyevski’nin Rus milliyetçiliği, Beyaz Rus arkadaşı Turgenyev’e hastalıklı görünüyordu. Sado-mazoşistçe hem de.

Ertuğrul Özkök, bizim Marquis de Sade’mız değil tabii ki. Kendini beyaz Türklüğün ideoloğu sayıyor olabilir. Fakat siyasi kimliğini
milliyetçilikle tanımlamadığı kesin. Rus beyazı Turgenyev’le örtüştüğü yer burası. Rus’u ya da Türk’ü fark etmez, beyazların siyasi ideolojisi milliyetçilik değildir. Aşk derecesinde Batı hayranlığıdır, çağdaşlaşmacılıktır ya da başka bir ülküdür ama mutlaka başka.

Kadir İnanır da beyaz Türklük’te Ertuğrul Özkök’ten aşağı kalmaz hani.

Diyebiliriz ki o ne kadar beyaz Türkler adına konuşuyorsa bu da o kadar beyaz Türkler adına konuşuyor. Temsil kabiliyeti açısından birler.

Fakat aralarında bir fark var: Kadir İnanır, beyaz Türklüğün sona yaklaştığını görüyor. “Toplumdaki barış hasreti, beyaz Türk hassasiyetini aştı, görsem Özkök’e de anlatırım” diyor bütün açık kalpliliğiyle.

Milliyetçiliğin içeriden eleştirisine tanık oluyoruz bir süredir. Mümtaz’er Türköne, millete zararlı milliyetçiliği sorgulayarak başlattı.

Beyaz Türklüğün özeleştirisi de en çok Ertuğrul Özkök’e yakışırdı ama Kadir İnanır’dan geldi.

Galiba bu beyaz Türklük, Türkiye’ye de beyaz Türklere de eziyet oluyor artık.